1. Abdülkāhir el-Cürcânî ve Nazım Teorisinde Takdim-Te'hir
İslâm belâgat felsefesinin zirve ismi Abdülkāhir el-Cürcânî, Delâilü'l-İ'câz adlı eserinde belâgatin tek tek kelimelerde değil, kelimelerin nahiv kurallarına uygun olarak zihindeki mana kalıbına göre dizilişinde (nazım) ortaya çıktığını ispat etmiştir. Takdim ve te'hir bu dizilişin en hassas terazisidir.
2. İhtisâs ve Hasr: "İyyâke Na'büdü" Misali
Fâtiha Sûresi'ndeki "İyyâke na'büdü ve iyyâke neste'în" âyetinde mef'ûlün (tümleç) fiilden önceye alınması nahiv bakımından sıradan bir yer değiştirme değildir. Şayet "Na'büdüke" denilseydi "Sana kulluk ederiz (başkalarına da edebiliriz)" manasına açık kapı kalırdı. Mef'ûl takdim edilerek hasr meydana getirilmiş ve mana "Yalnızca Sana kulluk eder ve yalnızca Senden yardım dileriz" tevhidi kesinliğine ulaşmıştır.
"Takdim edilen her lafız, ya zihinde ona verilen öncelikten ya da mananın ona hasredilmesi murad edildiğinden dolayı öne geçirilmiştir. Kelâmın sırası bozulduğunda muhatabın kalbine ulaşacak nûr zedelenir." — Abdülkāhir el-Cürcânî, Delâilü'l-İ'câz
3. Varlık ve Mahiyet Önceliğinde Takdim
Kur'ân-ı Kerîm'de semâvât (gökler) arzdan (yerden) önce, gece (leyl) gündüzden (nehâr) önce, işitme (sem') görmeden (basar) önce zikredilir. Bu takdimler kozmolojik yaratılış sırasına, ontolojik ehemmiyete ve insanın idrak kapasitesinin gelişim evrelerine tam bir mutabakat arz eder.
Sosyal Medya Kartı Oluşturucu 1000x1000 PNG