İmanın asıl ve değişmez rüknü kalbin samimi tasdikidir; dil ile ikrar ise dünyevî hükümler için şarttır.
İman lügatte kesin olarak inanmak, ıstılahta ise Resûlullah'ın (s.a.v.) Allah Teâlâ'dan getirdiği kesin hüküm ve haberlerin tamamını gönülden tasdik edip kabul etmektir. İmanın tek ve asıl rüknü 'kalp ile tasdik'tir. Dilsizlik veya ölüm tehdidi gibi bir mazeret olmadıkça dil ile ikrar etmek dünyada Müslüman muamelesi görmek için gereklidir. Amel imanın bir parçası değil, onun kemali ve meyvesidir; büyük günah işleyen kimse dinden çıkmaz, ancak günahkâr (fâsık) olur.
Nurdan yaratılmış, günahsız ve Allah'ın emirlerini harfiyen yerine getiren meleklere inanmak imanın şartıdır.
Melekler yemez, içmez, erkeklik ve dişilikleri yoktur, günah işlemezler. Dört büyük melek: Cibrîl (vahiy elçisi), Mîkâîl (tabiat hadiseleri ve rızık), İsrâfîl (Sûr üfleyicisi), Azrâîl (ruhları kabzeden ölüm meleği). Ayrıca amel defterlerini yazan Kirâmen Kâtibîn, kabirde sorgu yapan Münker ve Nekir melekleri haktır. Meleklerin varlığını inkâr eden kimse dinden çıkar.
Peygamberlere indirilen suhuf ve kitaplara ve son ilahi rehber Kur'an-ı Kerim'in tahrif edilmediğine inanmak farzdır.
Allah Teâlâ insanlara hidayet rehberi olarak 104 kitap göndermiştir: 100 suhuf (Âdem 10, Şît 50, İdrîs 30, İbrâhîm 10) ve 4 büyük kitap: Tevrat (Hz. Mûsâ), Zebûr (Hz. Dâvûd), İncîl (Hz. Îsâ) ve Kur'ân-ı Kerîm (Hz. Muhammed s.a.v.). Kur'an-ı Kerim kıyamete kadar lafzı ve manasıyla bizzat ilahi teminat altında korunmuş mucizevi son kitaptır; onda tek bir harf dahi değişmemiştir.
Hz. Âdem'den Hâtemü'l-Enbiyâ Hz. Muhammed'e (s.a.v.) kadar bütün peygamberlere ayrım yapmaksızın inanmak farzdır.
Bütün peygamberlerde bulunması vacip olan beş sıfat vardır: Sıdk (doğruluk), Emânet (güvenilirlik), Fetânet (üstün akıl ve zekâ), İsmet (günahtan korunmuşluk), Tebliğ (ilahi emirleri eksiksiz duyurma). Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) bütün insanlığa ve cinlere gönderilmiş son peygamberdir (Hâtemü'n-Nebiyyîn); ondan sonra peygamberlik iddia eden yalancıdır.
Kader ve Kazâya, Hayır ve Şerrin Allah'tan Olduğuna İman
⚖️ Farz-ı Ayn
Her şeyin Allah'ın ezeli ilmi ve takdiriyle olduğuna, insanın ise cüz'î iradesiyle eylemlerinden sorumlu olduğuna inanılır.
Kader; Allah Teâlâ'nın ezelden ebede kadar olacak her şeyi zamanı, mekânı ve vasıflarıyla ezeli ilminde bilmesi ve takdir etmesidir. Kazâ ise zamanı gelince o takdirin yaratılmasıdır. Hayır ve şerri yaratan Allah'tır; fakat insan cüz'î iradesiyle hayır veya şerri tercih eder ve bu tercihinden ötürü mükâfat veya ceza görür. Kul kaderi bahane ederek günahlarını meşrulaştıramaz.
Tekfir Tehlikesi ve Ehl-i Kıblenin Tekfir Edilmemesi
⚖️ Haramdan Kaçınma Farzı
Zarûrât-ı dîniyyeyi inkâr etmedikçe günah işleyen bir Müslümanı kâfir ilan etmek (tekfir) kesinlikle haramdır.
Ehl-i Sünnet akidesine göre kıbleye yönelip namaz kılan, dinin kesin emir ve yasaklarını (namaz, oruç, zekat, haramlar vb.) inkâr veya istihza etmeyen hiçbir mümin, işlediği büyük günahlar sebebiyle tekfir edilemez. Bir Müslümana haksız yere 'kâfir' diyen kimsenin bu ithamı bumerang gibi kendisine döner. Tekfir ancak kesin, sarih ve tevil götürmez bir inkâr durumunda yetkili fıkıh/yargı makamınca tespit edilebilir.
Temizleyici sular ve necasetin yoğunluğuna göre temizlenme sınırları fıkhın temel şartıdır.
Mutlak sular (yağmur, kuyu, deniz, nehir, kar suyu) hem hadesi hem necaseti temizler. Necâset-i Galîza (Ağır Pislik): İdrar, dışkı, kan, şarap, domuz eti ve leş gibi katı maddelerde 1 dirhem (yaklaşık 3 gram), sıvılarda ise el ayası kadar alan namaza engeldir. Necâset-i Hafîfe (Hafif Pislik): Eti yenen hayvanların idrarı ve dışkısı gibi maddelerde elbise veya uzvun dörtte birinden fazlası namaza engeldir.
Kur'an-ı Kerim nassı ile sabit olan abdestin dört farzının eksiksiz yıkanması namazın geçerlilik şartıdır.
Hanefî mezhebine göre abdestin farzı dörttür: 1. Yüzü bir defa yıkamak (saç bitiminden çene altına, kulak yumuşaklarına kadar). 2. Kolları dirseklerle beraber yıkamak. 3. Başın en az dörtte birini ıslak elle mesh etmek. 4. Ayakları topuklarla beraber yıkamak. Yıkanması farz olan uzuvlarda iğne ucu kadar kuru yer kalmamalıdır. Şâfiîlerde niyet ve tertip (sıraya riayet) de farzdır.
📖Delil & Dayanak: Mâide Sûresi, 6. Âyet
Tahâret ve Temizlik
Abdestin Sünnetleri ve Âdâbı
⚖️ Sünnet-i Müekkede
Abdestin sevabını katlayan sünnetler; besmele, niyet, misvak, ağız-burun yıkama ve üçer defa yıkamaktır.
Abdestin başlıca sünnetleri: Başlarken niyet etmek ve Eûzü-Besmele çekmek, elleri bileklere kadar yıkamak, misvak kullanmak veya dişleri fırçalamak, ağza üç defa su verip çalkalamak (mazmaza), burna üç defa su çekip temizlemek (istinşâk), azaları üçer defa yıkamak, sakalı ve parmak aralarını hilallemek, başın tamamını kaplama mesh etmek, kulakları ve boynu mesh etmek, uzuvları yıkarken ovalamak ve ara vermeden peş peşe yıkamaktır.
Ön ve arkadan çıkan her şey, vücuttan kan/irin akması, kusma, bayılma ve yatarak uyumak abdesti bozar.
Abdesti Bozanlar: Küçük/büyük tuvalet ihtiyacı ve yellenme; vücuttan kan, irin veya sarı su çıkıp çıkış yerinden etrafa akması; ağız dolusu kusmak; yatarak veya bir şeye dayanarak uyumak; bayılmak, delirmek veya sarhoş olmak; namazda yanındakilerin işiteceği şekilde sesli gülmek. Bozulmayanlar: Ağlamak, terlemek, vücuttan çıkan ama akmayan kan, uyuklamak (oturduğu yerde hafif sallanmak), tırnak kesmek veya traş olmak abdesti bozmaz.
Ağza su vermek, burna su çekmek ve bütün bedeni iğne ucu kuru yer kalmayacak şekilde yıkamak farzdır.
Guslü Gerektiren Haller: Cinsi münasebet, şehvetle meninin çıkması (ihtilam veya uyanıkken), kadınlarda hayız ve nifas hallerinin sona ermesi. Guslün Farzları (Hanefî): 1. Ağza bol su alıp boğaza kadar çalkalamak (mazmaza), 2. Burna su çekip genze kadar temizlemek (istinşâk), 3. Tepeden tırnağa bütün bedeni ıslatıp yıkamak (göbek çukuru, küpe delikleri ve saç dipleri dahil). Şâfiîlerde niyet ve bedeni yıkamak farzdır, ağız-burun sünnettir.
Su bulunamadığında veya kullanılamayacak derecede hastalık durumunda temiz toprakla yapılan bedel abdesttir.
Teyemmüm, suyun hiç bulunmadığı (yaklaşık 2 km mesafe içinde olmaması) veya su olduğu halde hastalık, şiddetli soğuk ya da tehlike sebebiyle kullanılamadığı durumlarda temiz toprak veya toprak cinsinden (taş, tuğla, kireç) bir maddeyle yapılır. Teyemmümün Farzları ikidir: 1. Niyet etmek, 2. İki darp (elleri toprağa vurup birincisiyle yüzü, ikincisiyle kolları dirseklerle beraber mesh etmek). Su bulunduğunda veya mazeret bittiğinde teyemmüm derhal hükümsüz kalır.
Ayakları topuklarla örten dayanıklı mestler üzerine abdestli giyilmek kaydıyla mesh etmek caizdir.
Mestler tam bir abdest alındıktan sonra giyilmelidir. Mesh Süresi: Mukim (evinde/yerleşik olan) için abdest bozulduğu andan itibaren 24 saat (1 gün 1 gece); Seferî (yolcu) için ise 72 saat (3 gün 3 gece) geçerlidir. Meshin Yapılışı: Islak el parmakları ayak parmaklarının ucundan yukarıya doğru bir defa çekilir. Mesti Bozan Haller: Abdesti bozan her şey meshi de bozar; sürenin dolması, mestin ayaktan çıkması veya yırtılarak üç parmak sığacak kadar delinmesi halinde mest çıkarılıp ayaklar yıkanır.
Hayız ve nifas hallerinde namaz kılınmaz ve oruç tutulmaz; istihâze (özür kanı) durumunda ise her vakit abdest alınır.
Hayız (Âdet): Hanefî'de en az 3, en fazla 10 gündür. Nifas (Lohusalık): Doğumdan sonra gelen kan olup azami süresi 40 gündür. Bu sürelerde kadın namaz kılmaz, oruç tutmaz, Kur'an'a el süremez ve cinsi münasebette bulunamaz. Kılınmayan namazlar kaza edilmez (affedilmiştir), ancak tutulamayan Ramazan oruçları gününe gün kaza edilir. İstihâze (Özür Kanı): Asgari süreden az veya azami süreden fazla gelen kandır; bu durumdaki kadın özürlü sayılır, her namaz vakti için yeni abdest alıp namazını kılar.
İdrar kaçırma, yel tutamama veya sürekli burun kanaması olan kimse her farz vakti için bir abdest alır.
Bir kimsede abdesti bozan bir hal (idrar damlaması, sürekli gaz çıkışı, yara akıntısı) tam bir namaz vakti boyunca abdest alıp farzı kılacak kadar dahi durmaksızın devam ederse o kimse 'özür sahibi' (mâzûr) sayılır. Özür sahibi kimse her namaz vakti girdiğinde yeni bir abdest alır; o vakit içinde özrü devam etse dahi istediği kadar farz, kaza ve nafile namaz kılabilir, Kur'an okuyabilir. Vakit çıkınca abdesti bozulmuş olur.
Tuvalet ihtiyacı sonrası idrar kalıntısını tamamen kesmek (istibrâ) ve suyla temizlenmek (istincâ) vaciptir.
İstincâ: Küçük veya büyük abdest bozulduktan sonra avret mahallini su ile temizlemektir. İstibrâ: Özellikle erkeklerin idrar yaptıktan sonra damlaların tamamen kesildiğinden emin olmak için biraz beklemek, yürümek veya öksürmek suretiyle idrar yolunu boşaltmasıdır. İstibrâ yapılmadan abdest alınırsa, abdestten sonra çıkacak bir damla idrar hem abdesti bozar hem de elbiseyi kirleterek namaza mâni olur. Kabir azabının mühim bir sebebinin idrar sıçrantısından korunmamak olduğu bildirilmiştir.
Namazın Farz Oluşu ve Şartları (Dışındaki Farzlar)
⚖️ Farz-ı Ayn (Sıhhat Şartları)
Namaz dinin direğidir; namaza başlamadan önce yerine getirilmesi zorunlu 6 dış şart bulunmaktadır.
Namaz akıl bâliğ her Müslümana farz-ı ayndır. Namazın Dışındaki Şartları (6 Farz): 1. Hadesten Tahâret (Abdestsiz veya cünüp olmamak), 2. Necâsetten Tahâret (Beden, elbise ve namaz kılınacak yerin pislikten temiz olması), 3. Setr-i Avret (Erkeklerde göbekle diz kapağı arası, kadınlarda el ve yüz hariç bütün bedenin örtülmesi), 4. İstikbâl-i Kıble (Kâbe cihetine yönelmek), 5. Vakit (Kılınacak namazın vaktinin girmiş olması), 6. Niyet (Hangi namazın kılındığının kalben bilinmesi ve tayin edilmesi).
Namazın varlığını oluşturan 6 temel rükünden biri dahi terk edilirse namaz batıl olur ve yeniden kılınır.
Namazın İçindeki Farzları (6 Rükün): 1. İftitah Tekbiri ('Allahu Ekber' diyerek namaza başlamak), 2. Kıyâm (Gücü yetenin ayakta durması), 3. Kırâat (Ayakta iken Kur'an'dan en az kısa üç âyet veya uzun bir âyet okumak), 4. Rükû' (Eller dizlere konarak sırt düz olacak şekilde eğilmek), 5. Sücûd (Alın, burun, eller, dizler ve ayak parmakları yere gelecek şekilde secdeye varmak), 6. Ka'de-i Ahîre (Namazın sonunda Tahiyyât'ı okuyacak kadar oturmak).
Kırık, çıkık veya yara sebebiyle sarılan alçı ve sargı üzerine abdest ve gusülde nasıl meshedileceğinin hükümleri.
Yaranın yıkanması zarar veriyorsa, sargının üzerine ıslak elle bir kere meshetmek kâfidir. Sargının abdestli iken sarılmış olması Hanefî mezhebine göre şart değildir.
Namaz ve Cami İlmihali
Sehiv Secdesi (Yanılma Secdesi): Sebepleri, Vakti ve Yapılış Şekli
⚖️ Vâcip
Namazın farzlarından birinin geciktirilmesi yahut vaciplerinden birinin unutularak terk edilmesi veya geciktirilmesi durumunda yapılan telafi secdesi.
Sehiv secdesi, namazda dalgınlık veya unutma sebebiyle meydana gelen kusurları telafi eden meşru bir ibadettir.
1. Hangi Hallerde Gerekir?
- Namazın vaciplerinden birinin sehven (unutarak) terk edilmesi (Örn: Fâtiha'dan sonra zamm-ı sûre okumayı unutmak, vitir namazında Kunut dualarını terk etmek, ilk oturuşu unutarak doğrudan ayağa kalkmak).
- Namazın farzlarından birinin geciktirilmesi (Örn: Bir rükünde tereddüt edip kıraati geciktirmek).
2. Nasıl Yapılır?
Namazın son oturuşunda yalnız "Ettehiyyâtü" okunur. Sağa (ve Hanefîlerin tercihine göre sağa ve sola) selam verilir. Ardından "Allahu Ekber" diyerek iki defa peş peşe secdeye varılır ve secdelerde üçer defa "Sübhâne Rabbiye'l-A'lâ" denilir. İkinci secdeden sonra tekrar oturulup Ettehiyyâtü, Allâhümme Salli-Bârik ve Rabbenâ duaları okunarak her iki tarafa selam verilip namaz tamamlanır.
Namazın vaciplerinin kasten terki tahrîmen mekruh olup iadesi gerekir; sehven terki ise sehiv secdesiyle telafi edilir.
Başlıca Vâcipler: Fâtiha sûresini okumak, Fâtiha'dan sonra zamm-ı sûre okumak, Fâtiha'yı sûreden önce okumak, secdeleri peş peşe yapmak, rükû ve secdelerde ta'dîl-i erkâna riayet etmek, üç veya dört rekâtlı namazlarda ilk oturuşu (ka'de-i ûlâ) yapmak, oturuşlarda Tahiyyât'ı okumak, Vitir namazında Kunut dualarını okumak, namazın sonunda iki tarafa selâm vermek. Vâciplerden biri unutularak terk edilirse veya geciktirilirse namazın sonunda sehiv secdesi yapılması vâciptir.
İdrar kaçırma, burun kanaması veya sürekli akıntı gibi devamlı abdest bozan hallerde mükellefin ibadet ruhsatları.
Bir namaz vaktinin başından sonuna kadar abdest alıp namaz kılacak kadar bile kesilmeyen akıntı sahibine özürlü (mâzur) denir. Her namaz vakti girdikten sonra yeni bir abdest alır ve o vakit içinde dilediği kadar farz ve nafile namaz kılar.
Zekât, Fitre ve Sadaka
Zekâtın Sarf Edileceği Sekiz Sınıf (Tevbe 60 Âyeti Işığında)
⚖️ Farz-ı Ayn
Kur'ân-ı Kerîm'de bizzat Cenâb-ı Hak tarafından tayin edilen zekâtın verilebileceği hak sahipleri ve günümüzdeki uygulamaları.
Yüce Allah zekâtın kimlere verileceğini hiçbir peygamber veya kulun içtihadına bırakmamış, Tevbe Sûresi 60. âyette bizzat açıklamıştır:
1. Fakirler (Temel ihtiyaçları dışında nisap miktarı malı olmayanlar).
2. Miskinler (Hiçbir geliri veya malı bulunmayan son derece muhtaç kimseler).
3. Âmiller (Zekât toplamakla ve dağıtmakla görevli memurlar).
4. Müellefe-i Kulûb (Kalpleri İslâm'a ısındırılmak istenenler).
5. Rıkāb (Kölelikten ve esaretten kurtarılacak kimseler; günümüzde haksız esirler ve borç prangaları).
6. Gârimîn (Borcunu ödeyemeyecek durumda olan borçlular).
7. Fî Sebîlillâh (Allah yolunda ilim tahsil eden talebeler, İslâm'ı savunan ve yayanlar).
8. İbnü's-Sebîl (Memleketinde zengin olsa bile gurbette parasız kalan yolcular).
Zekât; anne, baba, dede, nine, çocuk ve torunlara (usûl ve fürûa) ve zengin olan eşe verilemez.
📖Delil & Dayanak: Tevbe Sûresi, 9/60
Namaz İbadeti
Ta'dîl-i Erkân ve Huşûun Önemi
⚖️ Vâcip (Cumhûra Göre Farz)
Rükû, kavme, secde ve celsede azaların tam sükûnet bulup hareketsiz kalması namazın can damarıdır.
Ta'dîl-i erkân; rükûdan doğrulduktan sonra tamamen dik durmak (kavme) ve en az 'Sübhânallah' diyecek kadar beklemek, iki secde arasında tamamen doğrulup oturmak (celse) ve yine bu sükuneti korumaktır. İmâm Ebû Yûsuf ve diğer üç mezhep imamına göre ta'dîl-i erkân farzdır; terk edilirse namaz bozulur. Hanefî mezhebinde meşhur kavle göre vâciptir, terki durumunda sehiv secdesi gerekir, kasten terk edilirse namazın iadesi vaciptir.
Namazda farzın geciktirilmesi veya vacibin unutularak terk edilmesi durumunda namazı ikmal eden düzeltme secdesi.
Namazın farzlarından birinin gecikmesi veya vaciplerinden birinin unutulması halinde sehiv secdesi vaciptir. Son oturuşta yalnız Tahiyyât okunup sağ tarafa selam verildikten sonra iki secde yapılır ve tekrar oturulup dualar okunarak selam verilir.
Tahâret ve Abdest Fetvaları
Gusül (Boy Abdesti): Farzları, Sünnetleri ve Gerektirdiği Haller
⚖️ Farz-ı Ayn
Hükmî kirlilikten (cenabet, hayız ve nifas) temizlenmek için bütün bedenin usûlüne uygun olarak yıkanması.
Gusül, maddî ve manevî temizliğin temel şartıdır. Gusülsüz namaz kılınamaz, Kâbe tavaf edilemez ve Kur'an-ı Kerim'e dokunulamaz.
1. Guslün Farzları (Hanefî Mezhebine Göre):
- Ağıza bol su alıp boğaza kadar çalkalamak (Mazmaza).
- Burna su çekip genze kadar temizlemek (İstinşak).
- Kuru hiçbir yer bırakmaksızın bütün bedeni tepeden tırnağa yıkamak (saç dipleri, küpe delikleri ve göbek çukuru dahil).
2. Sünnete Uygun Yapılışı:
Besmele ve niyetle başlanır, eller yıkanır. Avret yerleri ve bedendeki necaset temizlenir. Ardından namaz abdesti gibi tam bir abdest alınır. Sonra önce başa üç defa, sonra sağ omuza ve sol omuza üçer defa su dökülerek tüm beden ovalanır.
Konuşmak, yemek, içmek, yönü kıbleden çevirmek, kahkaha ile gülmek ve amel-i kesîr namazı batıl kılar.
Namazı Bozan Haller: 1. Namazda bilerek veya yanılarak bir kelime dahi konuşmak, 2. Bir şey yiyip içmek (ağızda kalan nohut büyüklüğündeki kırıntıyı yutmak dahil), 3. Göğsü kıbleden başka bir yöne çevirmek, 4. Başkalarının işiteceği şekilde kahkaha ile gülmek (hem namazı hem abdesti bozar), 5. Dışarıdan bakan birinin namazda olmadığını zannedeceği şekilde çok hareket etmek (amel-i kesîr), 6. Avret yerinin açılması ve bir rükün mikdarı açık kalması, 7. Abdestin bozulması, 8. Manayı bozacak derecede fahiş kıraat hatası yapmak (zelletü'l-kārî).
Kur’an-ı Kerim’de geçen 14 secde âyetinden biri okunduğunda veya işitildiğinde yapılması gereken secde.
Secde âyetini okuyan veya işiten her mükellefe tilavet secdesi Hanefî mezhebine göre vaciptir. Niyet edilerek eller kaldırılmadan doğrudan secdeye gidilir, üç kere "Sübhâne Rabbiye’l-a’lâ" denir ve tekbirle ayağa kalkılır.
Zekât, Fitre ve Sadaka
Sadaka-i Fıtır (Fitre): Hükmü, Kimlere Vaciptir ve Verilme Zamanı
⚖️ Vâcip
Ramazan ayına erişen ve bayrama kavuşan temel ihtiyaç sahibi olmayan Müslümanların vermesi vacip olan mali ibadet.
Fıtır sadakası, oruçtaki kusurların telafisi ve bayram gününde yoksulların ihtiyaçlarının karşılanarak sevince ortak edilmesi için teşri kılınmıştır.
1. Hükmü:
Hanefîlere göre vâcip, cumhur fakihlere göre ise farzdır. Ramazan ayının sonuna yetişen ve temel ihtiyaçları dışında nisap miktarı mala sahip olan her Müslüman; hem kendisi hem de velayeti altındaki küçük çocukları için fitre vermekle mükelleftir.
2. Zamanı:
Fitrenin vacip olma vakti Ramazan Bayramı'nın birinci günü fecrin doğuşudur. Ancak yoksulların bayram ihtiyaçlarını önceden karşılayabilmeleri için Ramazan ayı içinde bayramdan önce verilmesi müstehaptır.
Bir vacibin sehven terki veya tehirinde, ya da bir farzın tehirinde namazın noksanını tamir eden secdedir.
Sehiv Secdesini Gerektiren Haller: Namazın vaciplerinden birini unutarak terk etmek (örneğin Fâtiha'dan sonra sûre okumayı unutmak, birinci oturuşu unutmak) veya vaciplerden birini geciktirmek; yahut bir farzı geciktirmek (rükûu veya secdeyi vaktinden sonraya bırakmak). Yapılışı: Son oturuşta sadece 'Tahiyyât' okunup sağ tarafa selâm verilir; ardından 'Allahu Ekber' denilerek iki defa secdeye varılır. Tekrar oturulup Tahiyyât, Salli-Bârik ve Rabbenâ duaları okunarak her iki tarafa selâm verilir.
90 km ve üzeri mesafeye en az 15 günden az kalmak niyetiyle çıkan kişinin dört rekatlı farzları iki rekat kılması.
Sefer halinde dört rekatlı farz namazları iki rekat olarak kılmak Hanefî mezhebine göre vacip (azimet), diğer mezheplere göre ruhsattır. Yolculuk meşakkatine karşı ilahi bir ikramdır.
Namaz ve Cami İlmihali
Cenaze Namazı: Şartları, Kılınış Şekli ve Cenaze Âdâbı
⚖️ Farz-ı Kifâye
Vefat eden Müslüman kardeşe son vazife; rükûsu ve secdesi olmayan, kıyam ve duadan ibaret farz-ı kifâye ibadet.
Cenaze namazı bir dua ve istiğfardır. Dört tekbirden ibarettir: 1. Tekbirden sonra Sübhâneke (ve celle senâük ilavesiyle), 2. Tekbirden sonra Salli-Bârik, 3. Tekbirden sonra Cenaze Duası (veya Kunut/Fâtiha), 4. Tekbirden sonra sağa ve sola selam verilerek tamamlanır.
Erkekler için beş vakit namazı cemaatle kılmak sünnet-i müekkededir; imama uyan kimse kıraat yapmaz.
Cemaatle namaz ferdi kılınan namazdan 27 derece daha faziletlidir. İmam Olacak Kimsede Aranan Şartlar: Müslüman olmak, akıl bâliğ olmak, erkek olmak (erkeklere imamet için), namaz sahih olacak kadar Kur'an bilmek ve özür sahibi olmamak. İmama Uyan Kimse (Muktedî): Hanefî mezhebine göre imamın arkasında ne Fâtiha ne de zamm-ı sûre okur; imamın kıraatini huşû ile dinler veya sükût eder. Rükû ve secdelerdeki tesbihleri ise kendisi söyler.
Hastalık, baş dönmesi veya ameliyat sebebiyle kıyama güç yetiremeyenin oturarak veya îmâ ile namaz kılması.
Ayakta duramayan veya ayakta durması hastalığını artıracak olan kimse namazı oturarak rükû ve secdeli kılar. Buna da gücü yetmezse başıyla îmâ ederek (işaretle) kılar.
Oruç ve Keffâret Fetvaları
Oruç Keffâreti: Hangi Hallerde Gerekir ve Nasıl Ödenir?
⚖️ Vâcip / Ceza
Ramazan ayında mazeretsiz ve kasten başlanan meşru orucu bilerek bozmanın cezası.
Ramazan orucuna niyet edip oruca başladıktan sonra meşru bir mazereti olmaksızın kasten yiyip içmek veya eşiyle cinsi münasebette bulunmak kefaret gerektirir. Kefaret, peş peşe aralıksız 60 gün oruç tutmak ve bozulan gün için 1 gün kaza etmektir (toplam 61 gün). Buna sağlık sebebiyle gücü yetmeyen 60 fakiri sabah-akşam doyurur.
Cuma namazı hür, mukim, sağlıklı erkeklere farz-ı ayndır; öğle namazının yerine geçer ve iki rekâttır.
Vücûb Şartları (Kime Farzdır): Erkek olmak, hür olmak, mukim olmak (seferî olmamak), sağlıklı olmak (camiye gidemeyecek kadar hasta veya felçli olmamak). Edâ/Sıhhat Şartları: Vakit (öğle vakti), cemaat (imam dışında Hanefî'de en az 3 cemaat), hutbe okunması, herkese açık genel izin (izn-i âmm) ve caminin şehir/belde hükmünde olması. Cuma namazı kılındıktan sonra o günün öğle namazı borcu düşer.
📖Delil & Dayanak: Cum'a Sûresi, 9. Âyet
Oruç İbadeti ve Hükümleri
Orucu Bozan ve Yalnızca Kaza Gerektiren Haller
⚖️ Kazâ Gerekir
Unutarak değil de hataen, şüpheyle veya meşru bir mazeretle yiyip içmenin gerektirdiği tek günlük kaza orucu.
Abdest alırken boğaza su kaçması, çiğ pirinç veya un gibi gıda niteliği taşımayan maddelerin yutulması, imsak vakti geçmedi zannedilerek sahur yapılması yalnız kazayı gerektirir; kefaret gerektirmez.
Hac ve Umre Rehberi
İhrâm: Hükmü, Yasakları ve Mîkāt Sınırları
⚖️ Farz
Hac veya umreye niyet eden kimsenin mîkāt mahallinde girdiği mukaddes ibadet hâli.
İhram; dikişli elbise giymek, koku sürünmek, saç-sakal kesmek, av hayvanı avlamak ve cinsi yakınlık gibi helal olan bazı fiillerin ibadet süresince kişinin kendisine haram kılmasıdır. Telbiye (Lebbeyk Allāhümme Lebbeyk) ile başlar.
📖Delil & Dayanak: Bakara Sûresi 2/197
Namaz İbadeti
Seferîlik (Yolculuk) ve Namazların Kısaltılması (Kasr)
⚖️ Vâcip Ruhsat (Hanefî)
En az 90 km mesafeye 15 günden az kalmak niyetiyle çıkan kimse 4 rekâtlı farzları 2 rekât olarak kılar.
Seferîlik Şartları: Mutemet görüşe göre karayolu ile yaklaşık 90 km ve üzeri bir mesafeye gitmeye niyet ederek ikamet edilen şehrin meskûn sınırlarından çıkmak ve varılan yerde 15 günden az kalmaya niyet etmektir. Hükmü: Dört rekâtlı farz namazlar (Öğle, İkindi, Yatsı) iki rekât olarak kılınır (kasr-ı salât). Hanefî mezhebinde bu kısaltma bir azimettir, vaciptir; kasten 4 rekât kılmak mekruhtur. Akşam ve Vitir namazları ile sabah namazı kısaltılmaz, aynen kılınır.
Ramazan orucuna niyetlendikten sonra mazeretsiz ve bilerek kasten orucu bozan kimseye terettüp eden ceza-i kefaret.
Ramazan orucunu bilerek ve kasten cinsi münasebet veya gıda alarak bozan kimse, bir gün kaza ve 60 gün aralıksız kefaret orucu tutmakla yükümlüdür.
Kurban İlmihali
Kurban İbadeti: Şartları, Vakti, Hisseleri ve Kesim Usûlü
⚖️ Vâcip
Allah'a yakınlaşmak ve infakta bulunmak gayesiyle Kurban Bayramı günlerinde kesilen kurbanlık hayvanların fıkhî hükümleri.
Kurban; akil, baliğ, hür, mukim ve nisap miktarı mala malik Müslümana vaciptir. Koyun ve keçi 1 kişi adına; sığır, manda ve deve ise 1 ile 7 kişi arasında ortaklaşa kesilebilir. Vakti, bayram namazından sonra başlar, bayramın üçüncü günü akşamına kadar devam eder.
📖Delil & Dayanak: Kevser Sûresi 108/2; Hac Sûresi 22/36-37
Namaz İbadeti
Kazâ Namazları ve Tertip Sahipliği Hükmü
⚖️ Farz
Vaktinde kılınamayan farz namazları kaza etmek farzdır; 6 vakitten az borcu olan tertibe riayet eder.
Meşru bir mazeretle veya gafletle vaktinde kılınamayan farz namazların ve Vitir namazının ilk fırsatta kaza edilmesi farzdır. Kazaya kalan namaz seferde kalmışsa 2 rekât, hazarda kalmışsa 4 rekât olarak kaza edilir. Tertip Sahipliği: Üzerinde 6 vakitten az kaza namazı bulunan kimseye 'sahib-i tertip' denir; bu kimse geçmiş namazını kaza etmeden o anki vaktin namazını kılamaz. Kaza borcu 6 vakti aşınca tertip mükellefiyeti kalkar.
İyileşme ümidi olmayan kronik hastaların ve oruca takati kalmayan pîr-i fânilerin tutamadıkları her güne verdikleri bedel.
Oruç tutamayacak kadar yaşlı veya müzmin hasta olanlar, her gün için bir fakiri sabah-akşam doyuracak miktarda fidye (bir fıtır sadakası) verirler.
Tahâret ve Abdest Fetvaları
Teyemmüm: Hangi Hallerde Caizdir ve Nasıl Yapılır?
⚖️ Farz (Ruhsat)
Su bulunamadığı veya kullanılamadığı durumlarda temiz toprak cinsiyle alınan hükmî abdest.
Temiz toprağa eller sürülüp önce yüze mesh edilir, ikinci vuruşta kollar dirseklerle beraber mesh edilir. Suyun en az 1 mil mesafede bulunmaması veya hastalık sebebiyle su kullanımının tıbben sakıncalı olması şarttır.
Vitir namazı Hanefî mezhebinde vâciptir; üçüncü rekâtında Kunut duası okumak namazın vaciplerindendir.
Vitir namazı yatsı namazından sonra kılınan 3 rekâtlı müstakil bir namazdır. Hanefî mezhebine göre hükmü vâciptir (diğer üç mezhepte müekked sünnettir). Kılınışı: İlk iki rekât akşam farzı gibi kılınır, ikinci rekâtta oturulup sadece Tahiyyât okunur. Üçüncü rekâtta Fâtiha ve zamm-ı sûre okunduktan sonra eller kulaklara kaldırılıp tekbir alınır ve eller tekrar bağlanarak Kunut duaları ('Allâhümme innâ neste'înüke...' ve 'Allâhümme iyyâke na'büdü...') okunur, ardından rükûa varılır.
Alıp satmak gayesiyle elde tutulan emtianın, şirket hisselerinin ve fonların yıllık zekât matrahı.
Ticaret amacıyla bulundurulan her türlü malın dönem sonundaki piyasa rayiç değeri üzerinden, borçlar düşüldükten sonra kalan net varlığın kırkta biri (%2.5) zekât olarak verilir.
Namaz ve Cami İlmihali
Kaza Namazları: Borçların Hesaplanması ve Eda Edilme Âdâbı
⚖️ Farz
Geçmişte kılınamamış farz ve vitir namazlarının zimmetten düşürülmesi mükellefiyeti.
Namaz kul ile Allah arasındaki ilk hesaptır. Geçmiş namaz borcu olan kimse, tahmini bir hesap çıkararak her vakit namazından önce veya sonra "üzerimde kalan ilk/son kazaya kalmış öğle/ikindi..." diye niyet ederek borçlarını peyderpey ödemelidir.
📖Delil & Dayanak: Buhârî, Mevâkīt 37
Namaz İbadeti
Bayram Namazlarının Hükmü ve Kılınış Usûlü
⚖️ Vâcip
Ramazan ve Kurban bayramı sabahları cemaatle kılınan iki rekâtlı bayram namazı vaciptir; 6 zevâid tekbiri içerir.
Cuma namazı farz olan kimselere Ramazan ve Kurban bayram namazlarını kılmak vâciptir. Ezan ve kamet okunmaz. Kılınışı: 1. Rekât: İftitah tekbiri alınıp Sübhâneke okunduktan sonra üç defa eller kulaklara kaldırılarak bayram tekbirleri ('Allahu Ekber') alınır; üçüncüde eller bağlanır, imam Fâtiha ve sûre okuyup rükû ve secdeleri yapar. 2. Rekât: İmam Fâtiha ve sûreyi okuduktan sonra yine eller kaldırılarak üç tekbir alınır; dördüncü tekbirle eller kaldırılmadan rükûa inilir. Namazdan sonra hutbe okunması sünnettir.
Uşûr (Toprak Mahsulleri Zekâtı): Oranları ve Nisabı
⚖️ Farz
Tarladan, bahçeden ve araziden elde edilen tarımsal mahsullerin zekâtı.
Yağmur ve nehir suyuyla masrafsız sulanan arazilerde onda bir (%10); motor, kuyu ve elektrik masrafıyla yapay sulanan arazilerde ise yirmide bir (%5) oranında hasat zamanı uşur verilir. Üzerinden 1 yıl geçme şartı aranmaz, her mahsulde verilir.
Cenaze namazı rükû ve secdesi olmayan, 4 tekbirden ibaret farz-ı kifâye bir duadır.
Bir beldede bir grup Müslüman cenaze namazını kılınca diğerlerinin üzerinden sorumluluk kalkar (farz-ı kifâye). Şartları: Ölünün Müslüman olması, yıkanıp kefenlenmiş olması, cemaatin önünde bulunması. Kılınışı: Dört tekbirden ibarettir: 1. Tekbirden sonra Sübhâneke 've celle senâük' ilavesiyle okunur. 2. Tekbirden sonra Salli ve Bârik duaları okunur. 3. Tekbirden sonra Cenaze Duası (veya Kunut / Fâtiha / Rabbenâ) okunur. 4. Tekbirden sonra sağa ve sola selâm verilir. Rükû ve secde yapılmaz.
Ramazan Bayramı’na kavuşan her Müslümanın bayram namazından önce yoksullara vermekle yükümlü olduğu can sadakası.
Asli ihtiyaçları dışında nisap miktarı mala sahip olan her hür Müslümanın kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu küçük çocukları için fitre vermesi vaciptir.
Aile ve Nikâh Fıkhı
Talâk (Boşanma): Hükümleri, Çeşitleri ve İddet Müddeti
⚖️ Mekruh / Ruhsat
İslâm'da boşanmanın şartları; talâk-ı ric'î, talâk-ı bâin ve kadının bekleme müddeti.
Boşanma, Allah Teâlâ'nın en sevmediği helaldir. Hiddetle tek seferde üç talak vermek günahtır; sünnete uygun olan her temizlik döneminde bir talak vermektir. Boşanan kadının üç hayız müddeti (yaklaşık 3 ay) beklemesi iddet olarak farzdır.
Kur'an-ı Kerim'deki 14 secde âyetinden birini okuyan veya işiten kimsenin tek secde yapması vaciptir.
Kur'an-ı Kerim'de 14 yerde geçen secde âyetlerinden birini bizzat okuyan yahut başkasından işiten kimseye tilâvet secdesi yapmak vâciptir. Yapılışı: Abdestli olarak kıbleye dönülür; eller kulaklara kaldırılmaksızın doğrudan 'Allahu Ekber' denilerek secdeye varılır. Secdede üç defa 'Sübhâne rabbiye'l-a'lâ' denir, ardından yine 'Allahu Ekber' denilerek ayağa kalkılır ve 'Gufrâneke rabbenâ ve ileyke'l-masîr' denir. Tilavet secdesinde teşehhüt ve selâm yoktur.
İhram Yasakları ve Cinâyetlerin Cezaları (Dem ve Sadaka)
⚖️ Haram ve Yasak
Hac veya umre için mikat sınırında ihrama giren mükellefin sakınması gereken fiiller ve ihlal kefaretleri.
İhramlıyken saç-tırnak kesmek, koku sürünmek, dikişli elbise giymek (erkekler için) ve avlanmak yasaktır. İhlalin büyüklüğüne göre koyun kesmek (dem), fidye vermek veya sadaka vermek icap eder.
Namaz ve Cami İlmihali
Nâfile Namazlar: Kuşluk (Duhâ), Evvâbîn ve Tahiyyetü'l-Mescid
⚖️ Sünnet-i Gayr-i Müekkede
Farz namazların dışında Cenâb-ı Hakk'a manen yakınlaşmak gayesiyle kılınan faziletli sünnet ve nafile namazlar.
Kuşluk namazı güneş doğduktan 45 dk sonra zeval vaktine kadar 2 ile 8 rekat arasında kılınır. Evvâbîn namazı akşam namazının sünnetinden sonra 6 rekat olarak eda edilir. Tahiyyetü'l-mescid ise mescide girildiğinde oturmadan önce mescidin Rabbine hürmeten kılınan 2 rekatlık namazdır.
Kerahet Vakitleri ve Namaz Kılmanın Yasak Olduğu Zamanlar
⚖️ Tahrîmen Mekruh / Nehiy
Güneş doğarken, tam zevaldeyken ve batarken farz ve nafile kılınmaz; sabah ve ikindiden sonra nafile kılınmaz.
Mutlak Kerahet Vakitleri (Üç Vakit): 1. Güneş doğarken (yaklaşık 45 dakika geçene kadar), 2. Güneş tam tepe noktasındayken (öğle ezanına 40-45 dk kala), 3. Güneş batarken (akşam ezanına 45 dk kala; ancak o günün ikindi namazı kılınmamışsa kerâhetle kılınır). Bu vakitlerde hiçbir namaz (farz, kaza, cenaze) kılınamaz. Nafile Kılınması Mekruh Vakitler: İmsak söktükten sonra sabahın sünneti hariç nafile kılınmaz; ikindi farzı kılındıktan sonra akşam ezanına kadar nafile kılınmaz.
Üzerine hac farz olduğu halde felç, müzmin hastalık veya yaşlılık sebebiyle bizzat gidemeyenin yerine vekil göndermesi.
Bedenî olarak hacca gitmekten ebediyen aciz kalan zengin kimse, masraflarını karşılayarak kendi adına haccedip tavaf ve Arafat yapacak bir vekil gönderebilir.
Oruç ve Keffâret Fetvaları
Orucu Bozmayan Haller ve Şüpheli Durumlar
⚖️ Mübah
Unutarak yemek-içmek, kan aldırmak, koku koklamak, banyo yapmak ve göze sürme çekmek gibi durumların fıkhî hükümleri.
Oruçlu olduğunu tamamen unutarak bir şey yiyip içmek, ağza giren tozu yutmak, tükürüğü yutmak, kan vermek (hacamat/tahlil), gusletmek veya serinlemek için yıkanmak, misvak veya kuru diş fırçası kullanmak orucu bozmaz.
Faziletli Nafile Namazlar: Teheccüd, Duhâ, Evvâbîn ve Tesbih
⚖️ Müstehap & Mendup
Farzlara ek olarak kılınan nafile namazlar kulu Allah'a yaklaştırır ve eksiklikleri telafi eder.
Teheccüd: Gece uykudan uyanıp kılınan en az 2, azami 8 rekâtlık çok faziletli gece namazıdır. Duhâ (Kuşluk): Güneş doğup kerâhet vakti çıktıktan zeval vaktine kadar kılınan 2 ila 8 rekâtlık namazdır. Evvâbîn: Akşam namazından sonra kılınan 2 ila 6 rekâtlık namazdır. Tahiyyetü'l-Mescid: Camiye girildiğinde oturmadan önce kılınan 2 rekât hürmet namazıdır. Tesbih Namazı: Ömürde en az bir defa kılınması tavsiye edilen, içinde 300 defa tesbih zikrinin okunduğu 4 rekâtlık özel bir nafiledir.
Kurban Edilecek Hayvanın Vasıfları ve Yaş Sınırları
⚖️ Şart ve Sıhhat
Kurban olmaya elverişli koyun, keçi, sığır ve develerin aranan sağlık ve yaş şartları.
Koyun ve keçi 1 yaşını (koyun cüsseli ise 6 ayı), sığır 2 yaşını, deve 5 yaşını doldurmuş olmalıdır. İki veya bir gözü kör, yürüyemeyecek kadar topal ve aşırı zayıf hayvanlar kurban edilemez.
Hac ve Umre Rehberi
Tavâf: Çeşitleri, Şartları ve Hacerü'l-Esved İstilâmı
⚖️ Farz / Vacip
Kâbe-i Muazzama'nın etrafında Hacerü'l-Esved köşesinden başlayarak saat yönünün tersine 7 şavt dönmek.
Tavafın farzları: Niyet etmek, Kâbe'nin etrafını tavaf etmek ve en az 4 şavtını tamamlamaktır. Abdestli olmak, avret yerlerini örtmek ve Hacerü'l-Esved hizasından başlamak vaciptir. Çeşitleri: Kudüm tavafı (sünnet), Ziyaret/İfâza tavafı (farz) ve Vedâ tavafıdır (vacip).
📖Delil & Dayanak: Hac Sûresi 22/29; Buhârî, Hac 60
Oruç İbadeti
Ramazan Orucunun Farziyeti, Şartları ve Niyet Vakti
⚖️ Farz-ı Ayn
İmsaktan akşama kadar yeme, içme ve cinsi münasebetten uzak durmaktır; niyet orucun sıhhat şartıdır.
Ramazan orucu hicretin 2. yılında farz kılınmıştır. Akıl bâliğ, sağlıklı ve mukim her Müslümana farzdır. Niyet Vakti: Ramazan orucu, adak orucu ve nafile oruçlarda niyet vakti güneşin batışından ertesi gün kuşluk vaktine (zeval vaktine yaklaşık 45 dk kalana) kadar devam eder. Ancak kaza, keffâret ve muayyen olmayan adak oruçlarında imsak vaktinden önce niyet etmek şarttır. Kalben niyet etmek yeterlidir; dili ile de söylemek müstehaptır.
📖Delil & Dayanak: Bakara Sûresi, 183-185. Âyetler
İslam Ticaret, Borç ve Muamelat Hukuku
Faizin Çeşitleri (Ribâ-i Nesîe ve Ribâ-i Fazl)
⚖️ Harâm-ı Kat’î
Borçlanmada vade farkıyla alınan faiz ile aynı cins malların peşin mübadelesindeki fazlalık faizinin fıkhî hükümleri.
Borç karşılığında şart koşulan her fazlalık ribâ-i nesîedir. Altın, gümüş, buğday, arpa, hurma ve tuz gibi tartı ve ölçüye dayalı malların kendi cinsiyle fazlalıkla değişimi ise ribâ-i fazldır; ikisi de haramdır.
Muâmelât ve Ticaret Hukuku
Şuf'a (Ön Alım Hakkı) ve Komşuluk Hukuku
⚖️ Hak / Meşru
Müşterek bir gayrimenkulün üçüncü şahıslara satılması halinde diğer ortakların veya bitişik komşunun öncelikle satın alma hakkı.
İslâm mülkiyet hukukunda komşuluk ve ortaklık barışını korumak için teşri kılınmıştır. Ortaklardan biri payını yabancıya satarsa, diğer ortak o satış bedelini peşin ödeyerek mülkü kendi mülkiyetine geçirebilir.
Gıda ve lezzet amacı taşımayan şeyler veya hataen yapılan durumlar orucu bozar ve 1 gün kaza gerektirir.
Yalnızca Kaza Gerektiren Haller: 1. Abdest alırken boğaza veya burna kazara su kaçması, 2. Çiğ pirinç, un, hamur gibi gıda sayılmayan maddeleri yemek, 3. Taş, toprak, pamuk, kâğıt gibi maddeleri yutmak, 4. İlaç maksatlı fitil kullanmak veya damardan besleyici olmayan sıvı almak, 5. Zorlama (tehdit) altında orucu bozmak, 6. İmsak vakti çıkmadığı zannıyla sahur yemek veya akşam ezanı okundu zannıyla iftar etmek, 7. Kendi isteğiyle ağız dolusu kusmak. Bu durumlarda ramazandan sonra gününe gün 1 gün kaza edilir.
Paranın peşin malın veresiye olduğu tarımsal selem sözleşmesi ve Allah rızası için faizsiz borç verme müessesesi.
Selem akdinde malın cinsi, vasfı, miktarı ve teslim tarihi kesin olarak belirlenir. Karz-ı hasen ise hiçbir dünyevi menfaat beklemeksizin verilen faizsiz borçtur ve sadakadan daha faziletli sayılmıştır.
Yeminler ve Keffâretler
Yemin Çeşitleri: Lağv, Gamûs ve Mün'akide
⚖️ Hüküm ve Keffaret
Allah'ın adına and içmenin çeşitleri, yalan yere yemin etmenin günahı ve yemin keffâreti.
Yemîn-i Gamûs: Geçmişte olmuş bir şey hakkında bilerek yalan yere yemin etmektir; büyük günahtır ve keffareti yoktur, helalleşmek ve tövbe gerekir. Yemîn-i Mün'akide: Geleceğe dair bir şeyi yapmak veya yapmamak üzere edilen yemindir; bozulursa 10 fakiri doyurmak veya giydirmek, güç yetmezse 3 gün oruç tutmak keffarettir.
Orucu Bozan ve Hem Kaza Hem Keffâret Gerektiren Haller
⚖️ Büyük Günah + Keffâret Vâcip
Ramazan orucunu meşru bir mazereti olmaksızın kasten yiyip içmek veya cinsi münasebette bulunmak keffâret gerektirir.
Ramazan ayında niyet edilmiş bir orucu bilerek, isteyerek ve hiçbir meşru mazereti (hastalık, zorlama) bulunmaksızın gıda veya deva niteliğindeki bir şeyi yemek, içmek veya eşiyle cinsi münasebette bulunmak hem orucu bozar hem de Ramazan hürmetini çiğnediği için keffâret gerektirir. Keffâret Sırası: Sırasıyla köle azat etmek (günümüzde yok), buna gücü yetmezse ara vermeksizin peş peşe 60 gün oruç tutmak; buna da sağlığı elvermiyorsa 60 fakiri bir gün sabah-akşam doyurmaktır. Ayrıca bozulan 1 gün için kaza tutulur.
Akitte teslimi şüpheli, belirsiz veya tesadüfe bağlı şartların sözleşmeyi fesada uğratması.
Havada uçan kuşun, denizdeki balığın satılması veya sonucu şansa bağlı bahis oyunları garar ve meysir (kumar) kapsamında olup batıldır.
Adak (Nezir) İlmihali
Nezir (Adak): Hükmü, Şartları ve Kurbanının Hükmü
⚖️ Vâcip
Kişinin dinen mükellef olmadığı halde Allah rızası için bir ibadeti (namaz, oruç, kurban) kendisine vacip kılması.
Bir şarta bağlı adak (Örn: "Şu hastam iyileşirse bir kurban keseceğim") gerçekleştiğinde adağı yerine getirmek vacip olur. Adak kurbanının etinden adağı adayan kimse, eşi, çocukları, torunları, anne, baba ve dedeleri yiyemez; tamamı fakirlere dağıtılmalıdır.
📖Delil & Dayanak: Hac Sûresi 22/29; İnsân Sûresi 76/7
Oruç İbadeti
Orucu Kesinlikle Bozmayan Durumlar
⚖️ Orucu İfsad Etmez (Sahih Kalır)
Unutarak yemek-içmek, göze damla damlatmak, kan vermek, yıkanmak ve misvak kullanmak orucu bozmaz.
Bozmayan Haller: 1. Oruçlu olduğunu tamamen unutarak bir şey yemek veya içmek (hatırlandığı anda lokma tükürülür ve devam edilir), 2. Göze damla damlatmak veya sürme çekmek, 3. Kan aldırmak veya hacamat yaptırmak, 4. Ağza ve burna kaçırmadan banyo yapmak, serinlemek için yıkanmak, 5. Diş fırçalamak veya misvak kullanmak (macun yutulmamalıdır), 6. İstem dışı kusmak, 7. Uykuda ihtilam olmak, 8. Parfüm veya kolonya koklamak, 9. Boğaza toz veya sinek kaçması.
Mehir Çeşitleri (Mehr-i Muaccel ve Mehr-i Müeccel)
⚖️ Vâcip / Şer’î Hak
Evlilik akdi ile kadının bizzat mülkiyetine geçen mal ve nikâhta peşin/vadeli mehir hükümleri.
Mehir kadının şahsi hakkıdır; ana-baba dahi tasarruf edemez. Nikâh anında peşin ödenene muaccel, boşanma veya vefat halinde ödenmek üzere ertelenene müeccel mehir denir.
Namaz ve Cami İlmihali
Tilâvet Secdesi: Sebebi, Farziyeti ve Kılınış Şekli
⚖️ Vâcip
Kur'ân-ı Kerîm'deki 14 secde âyetinden birini okuyan veya işiten kimsenin yapması gereken secde.
Secde âyeti okunduğunda veya dinlendiğinde abdestli olarak kıbleye dönülür, eller kulaklara kaldırılmaksızın "Allahu Ekber" denilerek doğrudan secdeye varılır. Secdede üç defa "Sübhâne Rabbiye'l-A'lâ" denildikten sonra tekbirle ayağa kalkılır ve "Semi'nâ ve ata'nâ gufrâneke Rabbenâ ve ileyke'l-masîr" denir.
Hastalık, yolculuk (sefer), gebelik, emziklilik, ileri yaşlılık ve aşırı açlık orucu ertelemeyi mubah kılar.
1. Hastalık: Oruç tuttuğu takdirde hastalığının artacağı veya uzayacağı uzman hekimce belirtilen kimse, 2. Seferîlik: Ramazan'da en az 90 km yolculuğa çıkan kimse, 3. Gebelik ve Emziklilik: Kendisine veya bebeğine zarar geleceğinden korkan anne, 4. İleri Yaşlılık: Oruca takat getiremeyen ihtiyar kimseler oruç tutmayabilir. Hastalık ve yolculuk hali bitince tutulamayan günler kaza edilir; iyileşme ümidi olmayan kronik hastalar ve pir-i fânîler ise fidye verir.
📖Delil & Dayanak: Bakara Sûresi, 184-185. Âyetler
Nikâh, Aile ve Mahremiyet İlmihali
Süt Hısımlığı (Radâ’) ve Evlenme Engelleri
⚖️ Ebedî Evlenme Engeli
İlk iki yaş içinde bir kadından süt emen çocuğun o kadınla ve süt kardeşleriyle evlenme yasağının sınırları.
Resûlullah: "Kan bağıyla haram olanlar süt bağıyla da haram olur" buyurmuştur. Çocuğun süt annesi ve onun çocukları o çocuğa ebediyen mahremdir.
Muâmelât ve Ticaret Hukuku
Ticarette Fâsid ve Bâtıl Sözleşmeler
⚖️ Haram / Butlan
Rükün veya vasıflarında meşruiyete aykırılık bulunan ticari akitler ve kazancın arındırılması.
İçki, domuz eti veya kumar gibi necis şeylerin satışı bâtıldır, hiçbir hukuki sonuç doğurmaz. İçinde aldatma (garar), faiz veya akdi ifsat eden haksız bir şart bulunan satışlar ise fâsittir; şart düzeltilmezse feshedilmesi farzdır.
İyileşme ümidi kalmayan yaşlı veya kronik hastaların tutamadıkları her gün için bir fakiri doyurmasıdır.
Oruç fidyesi; yaşlılık sebebiyle oruç tutmaktan âciz olan veya iyileşme ümidi bulunmayan daimi hastaların, Ramazan'da tutamadıkları her bir gün için ödedikleri şer'î bedeldir. Fidye Miktarı: Bir fitre (sadaka-i fıtr) miktarıdır; yani bir fakirin bir günlük sabah-akşam doyumu veya bunun nakit karşılığıdır. Şayet fidye veren kimse daha sonra mucizevi şekilde iyileşir ve oruç tutabilecek sıhhate kavuşursa, verdiği fidyeler nafile sadaka sayılır ve tutamadığı oruçları kaza etmesi farz olur.
📖Delil & Dayanak: Bakara Sûresi, 184. Âyet
Nikâh, Aile ve Mahremiyet İlmihali
İddet Süresi ve Hikmeti
⚖️ Vâcip
Boşanan veya eşi vefat eden kadının yeniden evlenebilmek için beklemesi gereken mecburi süre.
Boşanan kadın için üç hayız müddeti (yaklaşık 3 ay), eşi vefat eden kadın için dört ay on gün (Bakara 234), hamile olan kadın için ise doğum yapana kadardır. Nesebin karışmasını önleme hikmetine dayanır.
Oruç İbadeti
İtikâfın Şartları, Çeşitleri ve Fazileti
⚖️ Sünnet-i Kifâye / Adak İse Vâcip
Ramazan'ın son on gününde camiye çekilip ibadetle meşgul olmak sünnet-i müekkede-i kifâyedir.
İtikâf, cemaatle namaz kılınan bir cami veya mescitte niyet ederek dünyevî meşgalelerden uzaklaşıp ibadet amacıyla ikamet etmektir. Çeşitleri: 1. Vâcip İtikâf (Adanan itikâf), 2. Sünnet-i Müekkede (Ramazan'ın son on gününde yapılan itikâf; bir mahallede bir kişi yaparsa diğerlerinden vebal kalkar), 3. Müstehap İtikâf (Herhangi bir vakitte camide niyet edilen kısa süreli ikamet). İtikâfta olan kimse tabii ihtiyaçlar (abdest, tuvalet, gusül) hariç mescitten dışarı çıkamaz; çıkarsa itikâfı bozulur.
Yenmesi helal olan kara hayvanlarının boğazlanmasında aranan besmele ve damar kesme şartları.
Kesim ehliyetine sahip Müslüman veya Ehl-i Kitap kimsenin besmele çekerek hayvanın yemek, nefes borusu ve iki şah damarını keskin bıçakla kesmesi şarttır.
Oruç İbadeti
Orucun Mekruhları ve Müstehapları
⚖️ Müstehap & Tenzîhen Mekruh
Gereksiz yere bir şeyi tatmak, kan aldırmakla zayıf düşmek mekruhtur; sahuru geciktirmek ve iftarda acele etmek müstehaptır.
Orucun Müstehapları: Sahura kalkmak ve sahuru imsak vaktine yakın yemek, akşam ezanı okunduğunda iftarda acele etmek, orucu hurma veya su ile açmak, iftarda dua etmek, Ramazan gecelerini teravihle ihya etmek ve bolca sadaka vermek. Mekruhları: İhtiyaç yokken bir şeyin tadına bakmak, sakız çiğnemek, kendisini aşırı halsiz bırakacak ağır iş veya hacamat yaptırmak, ağzına su alıp gereksiz yere çalkalamak orucun adabına aykırıdır.
Gıda Katkı Maddeleri ve Jelatinin Hükmü (İstihâle)
⚖️ İstihâle ile Helallik
Kimyasal dönüşüme (istihâle) uğrayan necis maddelerin helallik ve taharet durumu.
Fıkıh usulünde bir maddenin temel yapısı, vasfı ve moleküler hüviyeti kimyasal olarak tamamen değişip yeni bir maddeye dönüşürse (istihâle) necis olmaktan çıkar ve temiz kabul edilir.
Oruç İbadeti
Nafile ve Müstehap Oruçlar (Şevval, Aşûre, Eyyâm-ı Bîz)
⚖️ Müstehap & Mendup
Şevval ayında 6 gün, Pazartesi-Perşembe, Muharrem'de Aşûre ve her ayın 13, 14, 15. günleri oruç tutmak sünnettir.
Faziletli Oruçlar: 1. Şevval Orucu (Ramazan'dan sonra tutulan 6 gün oruç bütün seneyi oruçla geçirmiş gibi sevap kazandırır), 2. Aşûre Orucu (Muharrem'in 9-10 veya 10-11. günleri tutulan oruç geçmiş senenin günahlarına kefarettir), 3. Eyyâm-ı Bîz (Hicrî ayların dolunay günleri olan 13, 14 ve 15. günleri tutulan oruç), 4. Pazartesi ve Perşembe oruçları, 5. Arefe Günü orucu (Hacı olmayanlar için).
Kur’an-ı Kerim’de miras payları (yarım, dörtte bir, sekizde bir vb.) kesin olarak tayin edilen hak sahipleri.
Kur’an’da belirlenen pay sahipleri: Karı, koca, baba, anne, dede, nine, kız çocukları, oğlun kızları, öz kız kardeşler ve ana bir kardeşlerdir.
Oruç İbadeti
Oruç Tutmanın Yasak Olduğu Günler (Tahrîmen Mekruh)
⚖️ Tahrîmen Mekruh (Haram Hükmünde)
Ramazan Bayramının ilk günü ile Kurban Bayramının dört gününde oruç tutmak harama yakın mekruhtur.
İslam dininde bayram günleri ziyafet, ikram ve şenlik günleridir. Bu sebeple: 1. Ramazan Bayramı'nın 1. günü, 2. Kurban Bayramı'nın dört günü (Arefe hariç, bayramın 1, 2, 3 ve 4. günleri) oruç tutmak tahrîmen mekruhtur (cumhura göre haramdır). Çünkü bu günlerde oruç tutmak Allah'ın ziyafetini reddetmek anlamına gelir. Ayrıca kadınların hayız/nifas halinde oruç tutması da haramdır.
Kişinin vefatından sonra geçerli olmak üzere malı üzerinde yapabileceği tasarrufun şer’î tavanı.
Vasiyet ancak terekenin borçları ödendikten sonra kalan net malın en fazla üçte biri (1/3) üzerinde geçerlidir. Mirasçılardan birine diğerlerinin rızası olmadan fazladan vasiyet yapılamaz ("Lâ vasiyyete li-vâris").
Zekât ve Sadaka
Zekâtın Farz Olma Şartları ve Nisap Miktarı
⚖️ Farz-ı Ayn (İslam'ın Şartı)
Aslî ihtiyaçlar haricinde nisap miktarı (80.18 gr altın) mala sahip olup üzerinden 1 yıl geçmesi farzdır.
Zekât akıl bâliğ, hür ve zengin her Müslümana farzdır. Şartları: 1. Nisap: Hâcet-i asliyye (ev, binek, temel ev eşyası, meslek aletleri) ve borçlar düşüldükten sonra en az 80.18 gram altın veya buna denk nakit para/ticaret malına sahip olmak, 2. Nemâ: Malın artıcı (nâmî) özellikte olması, 3. Havalân-ı Havl: Nisaba ulaşıldığı günden itibaren tam bir kamerî yılın (354 gün) geçmesi. Zekât oranı nakit para, altın, gümüş ve ticaret mallarında kırkta birdir (%2.5).
Mirastan Mahrumiyet Halleri ve Engelleri (Mevâni-i İrs)
⚖️ İrs Engeli (Hürmân)
Miras bırakanın katili olmak veya din ayrılığı gibi mirasa varis olmayı engelleyen fıkhî durumlar.
Fıkıh kaidesi uyarınca murisini haksız yere kasten öldüren kimse mirastan mahrum kalır ("Kâtil mirasçı olamaz"). Ayrıca gayrimüslim ile Müslüman arasında miras bağı teşekkül etmez.
Zekât ve Sadaka
Zekâtın Verileceği Sekiz Sınıf (Masârif-i Zekât)
⚖️ Farz (Hasırlı Tahsis)
Kur'an-ı Kerim Tevbe Sûresi 60. âyetinde zekâtın sarf edileceği 8 müstahak sınıfı bizzat tayin etmiştir.
Zekât verilebilecek sınıflar: 1. Fakirler (Nisap miktarı malı olmayanlar), 2. Miskinler (Hiçbir şeyi bulunmayan çaresizler), 3. Zekât memurları (Âmiller), 4. Müellefe-i Kulûb (Kalpleri İslâm'a ısındırılacaklar), 5. Boyunduruk altındakiler (Rikāb - esirler ve köleler), 6. Borçlular (Borcunu ödeyemeyecek durumda olan Garimîn), 7. Fî Sebîlillâh (Allah yolunda ilim tahsil eden veya cihad edenler), 8. İbnü's-Sebîl (Yolda kalmış muhtaç yolcular).
📖Delil & Dayanak: Tevbe Sûresi, 60. Âyet
Zekât ve Sadaka
Zekât Verilmesi Caiz Olmayan Kimseler
⚖️ Geçersizlik (Bâtıl)
Kişi bakmakla yükümlü olduğu usûlüne (ana-baba, dede-nine), fürûuna (çocuk, torun) ve eşine zekât veremez.
Zekât Verilemeyenler: 1. Usûl (Anne, baba, dede ve nineler), 2. Fürû' (Çocuklar, torunlar ve onların çocukları), 3. Karı-koca birbirine (nafaka ve mülkiyet bağı sebebiyle), 4. Dinen zengin sayılan kimseler ve onların ergen olmamış çocukları, 5. Müslüman olmayanlar (Zekât Müslümanın hakkıdır; gayrimüslime nafile sadaka verilebilir), 6. Hz. Peygamber'in soyundan gelenler (Hâşimoğulları). Kardeş, amca, dayı, teyze, hala ve kayınvalide fakir iseler zekât verilebilir ve hatta daha sevaptır.
📖Delil & Dayanak: Buhârî, Zekât, 44; İbn Mâce, Zekât, 25
Zekât ve Sadaka
Toprak Mahsullerinin Zekâtı (Öşür)
⚖️ Farz
Masrafsız tabii sularla sulanan arazide onda bir (%10), masrafla sulanan arazide yirmide bir (%5) öşür verilir.
Topraktan çıkan tarım ürünlerinin zekâtına 'öşür' denir. İmam Âzam Ebû Hanîfe'ye göre topraktan çıkan az veya çok her türlü üründen öşür verilir; sene geçmesi (havl) şart değildir, hasat zamanı ödenir. Oranlar: Yağmur, ırmak veya kaynak sularıyla masrafsız sulanan mahsullerde 1/10 (%10); kuyu, motor, elektrik ve taşıma su gibi emek ve masrafla sulanan mahsullerde ise 1/20 (%5) öşür verilir. Gübre ve ilaç masrafları düşüldükten sonra hesaplama yapılır.
Ramazan Bayramı sabahına ulaşan her varlıklı Müslümanın kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu fertler için vermesi vaciptir.
Sadaka-i Fıtr; Ramazan ayını idrak edip bayrama ulaşmanın şükranesi olarak verilen mali bir ibadettir. Nisap miktarı mala sahip olan her hür Müslümana vâciptir. Kişi kendisi ve velayeti altındaki ergen olmamış çocukları için verir; ergen çocukları ve eşi kendi mallarından verirler. Miktarı: Bir kişinin bir günlük asgari gıda ihtiyacıdır (Diyanet her yıl belirler). En faziletli vakti bayram namazından önce verilmesidir; Ramazan içinde verilmesi de caizdir.
Zekâtta Temlik Şartı ve Kurumlara Zekât Verme Usûlü
⚖️ Sıhhat Şartı (Temlik)
Zekâtın geçerli olması için paranın veya malın doğrudan fakirin mülkiyetine geçirilmesi (temlik) şarttır.
Temlik; zekât olarak verilen malın veya paranın doğrudan müstahak fakirin mülkiyetine ve tasarrufuna teslim edilmesidir. Bu sebeple doğrudan kamu yararına yapılan cami, yol, köprü, okul inşaatlarına zekât verilemez; çünkü burada şahsa temlik yoktur. Ancak fakir ve muhtaç öğrencilere burs veren veya yoksullara gıda/nakit dağıtan güvenilir vakıf ve derneklere, zekâtı doğrudan fakirlere ulaştırmak üzere vekâlet verilerek zekât ödenebilir.
📖Delil & Dayanak: Tevbe Sûresi, 60. Âyet
Zekât ve Sadaka
Hayvanların Zekâtı (Koyun, Keçi, Sığır, Deve)
⚖️ Farz
Yılın çoğunu meralarda otlayarak geçiren (sâime) hayvanlardan belirli sayılara ulaştığında zekât verilir.
Nisap ve Oranlar: 1. Koyun ve Keçi: 40'tan 120'ye kadar 1 koyun; 121'den 200'e kadar 2 koyun; 201'den 399'a kadar 3 koyun; 400 olunca 4 koyun verilir. 2. Sığır ve Manda: 30'da bir iki yaşında buzağı (tebî'); 40'ta bir üç yaşında dana (müsinne) verilir. 3. Develer: Her 5 deve için 1 koyun verilir. Yılın çoğunda ahırda yemle beslenen (ma'lûfe) veya tarımda/yük taşımada çalıştırılan hayvanlar zekâta tabi değildir.
İhtiyacı olan Müslüman kardeşine faizsiz ve hiçbir menfaat beklemeksizin borç vermek sadakadan daha faziletlidir.
Karz-ı Hasen; darda kalmış bir kimseye sırf Allah rızası için, vade sonunda fazlalık veya menfaat şart koşmaksızın verilen borç paradır. Resûlullah (s.a.v.) borç vermenin sadakadan 18 kat daha faziletli olduğunu müjdelemiştir; çünkü sadaka bazen muhtaç olmayana da verilebilir, borcu ise ancak darda kalan ister. Borç verirken miktarın ve vadenin yazılması (Bakara 282) ve şahit tutulması müstehaptır. Ödeme güçlüğü çeken borçluya mühlet tanımak ise müstakil bir ibadettir.
Kişi vefat ettikten sonra da amel defterine kesintisiz sevap akıtan kalıcı hayır eserleridir.
İnsan ölünce üç şey hariç ameli kesilir: Sadaka-i câriye (kesintisiz devam eden hayır), kendisinden faydalanılan ilim ve kendisine dua eden salih evlat. Sadaka-i câriye; cami, çeşme, mektep, köprü, hastane, su kuyusu yaptırmak, ağaç dikmek veya faydalı kitaplar vakfetmektir. Vakfedilen bir mal artık alınıp satılamaz, miras bırakılamaz ve mülkiyetten çıkarılarak ebediyen Allah yolunda kamu yararına tahsis edilir.
Ticaret Mallarının ve Gayrimenkullerin Zekât Hesabı
⚖️ Farz
Satmak maksadıyla edinilen hisse senedi, emtia, arsa ve konutların güncel piyasa değerinden zekât verilir.
Kira geliri için tutulan ev, dükkân veya arabanın bizzat aslından değil, elde edilen kira gelirinden (nisaba ulaşmış ve sene geçmişse) zekât verilir. Ancak alıp satmak (ticaret) maksadıyla elde tutulan arsa, daire, otomobil veya hisse senetleri ticaret malı hükmündedir; yıl sonundaki güncel piyasa değerleri üzerinden %2.5 oranında zekât verilir. Şirket ortaklıklarında ise şirketin nakit, alacak ve emtia stokları üzerinden hesaplama yapılır.
Ömründe bir defa maddi ve bedeni gücü yeten (istitâat) hür Müslümana haccetmek farz-ı ayndır.
Hac hicretin 9. yılında farz kılınmıştır. Şartları: Müslüman olmak, akıl bâliğ olmak, hür olmak, ekonomik imkâna sahip olmak (gidiş-dönüş masrafları ve geride kalanların nafakası dışında yetecek mal), yol emniyeti bulunmak ve bedenen hac yapmaya mani bir engeli olmamak. Bedenen gidemeyecek kadar felçli veya yaşlı olan kimse yerine bedel (vekil) gönderir. Kadınların haccında güvenilir yol arkadaşları veya mahrem şartı aranır.
İhram, Arafat vakfesi ve Ziyaret tavafı haccın ana rükünleridir; biri eksik kalırsa hac sahih olmaz.
Haccın Farzları: 1. İhram (Mîkāt sınırında niyet ve telbiye ile girilen haramlar dönemi - şarttır), 2. Arafat Vakfesi (Arefe günü zeval vaktinden bayram sabahı fecir vaktine kadar bir an dahi olsa Arafat sınırlarında bulunmak - rükündür), 3. Ziyaret Tavafı (Kurban bayramının ilk gününden itibaren Kâbe'yi 7 defa tavaf etmek - rükündür). Bu rükünlerden birini terk eden kimsenin haccı geçersiz olur ve kaza etmesi gerekir.
📖Delil & Dayanak: Tirmizî, Hac, 57; Hac Sûresi, 29. Âyet
Hac ve Umre
Haccın Vâcipleri ve Cezaları (Dem / Sadaka)
⚖️ Vâcip
Sa'y, Müzdelife vakfesi, şeytan taşlama, saç tıraşı ve veda tavafı haccın vacipleridir.
Haccın Vâcipleri: 1. Safâ ile Merve arasında 4 gidiş 3 geliş Sa'y yapmak, 2. Müzdelife vakfesi (Bayram gecesi fecirden sonra durmak), 3. Minâ'da şeytan taşlamak (Remy-i cimâr), 4. Tıraş olmak veya saçları kısaltmak (Halk/Taksîr), 5. Âfâkîler için Veda Tavafı yapmak. Vaciplerden biri mazeretsiz terk edilirse hac bozulmaz ancak ceza olarak koyun/keçi kurban etmek (Dem) gerekir.
İhrama girdikten sonra dikişli giysi, koku sürünmek, tırnak kesmek, avlanmak ve cinsel yakınlık haramdır.
Mîkāt sınırlarını ihramsız geçmek caiz değildir. İhram Yasakları: 1. Erkeklerin dikişli elbise, iç çamaşırı ve çorap giymesi, başlarını örtmesi (kadınlar normal tesettürlü elbiseleriyle ihrama girer, yüzlerini örtmezler), 2. Saç, sakal veya tırnak kesmek, vücuttan kıl koparmak, 3. Koku veya parfümlü sabun kullanmak, 4. Harem bölgesinin bitkilerini koparmak veya kara avı avlamak, 5. Cinsi münasebet ve buna götüren söz ve davranışlar. Cinsi münasebet Arafat'tan önce olursa hac tamamen batıl olur.
📖Delil & Dayanak: Bakara Sûresi, 197. Âyet
Hac ve Umre
Hac Çeşitleri: İfrâd, Kırân ve Temettü'
⚖️ Fıkhî Taksimat
Hac üç şekilde eda edilir; en yaygın ve faziletli olanı umre ile haccı ayrı ihramlarla yapan Temettü' haccıdır.
1. Hacc-ı İfrâd: Sadece hacca niyet edilerek ihrama girilir; şükür kurbanı kesmek vacip değildir. 2. Hacc-ı Kırân: Hem umreye hem hacca tek ihramla niyet edilir; umre yapıldıktan sonra ihramdan çıkılmadan hac beklenir; şükür kurbanı kesmek vaciptir. 3. Hacc-ı Temettü': Hac aylarında önce umre yapılıp ihramdan tamamen çıkılır; ardından aynı mevsimde Arefe günü tekrar hac için ihrama girilir; şükür kurbanı kesmek vâciptir.
Hacerü'l-Esved hizasından başlayıp Kâbe sol tarafa alınarak yapılan 7 şavt bir tavaftır.
Tavaf Çeşitleri: Kudüm tavafı (sünnet), Ziyaret tavafı (farz), Veda tavafı (vacip), Umre tavafı (farz) ve Nafile tavaflar. Şartları: Abdestli olmak (abdestsiz tavaf mekruhtur, ceza gerektirir), setr-i avrete riayet etmek, Hacerü'l-Esved hizasından başlamak ve Kâbe'yi soluna alarak Hatiym dışından dönmek. Her 7 dönüşe (şavt) bir tavaf denir. Tavaf bitince Makâm-ı İbrâhîm arkasında 2 rekât tavaf namazı kılmak vâciptir.
📖Delil & Dayanak: Hac Sûresi, 29. Âyet; Tirmizî, Hac, 41
Hac ve Umre
Umrenin Hükmü, Rükünleri ve Yapılış Usûlü
⚖️ Sünnet-i Müekkede
Mîkâtta ihrama girip Kâbe'yi tavaf etmek, Sa'y yapmak ve tıraş olup ihramdan çıkmak sünnet-i müekkededir.
Umre, hac mevsimi dışındaki herhangi bir vakitte ihrama girilerek Kâbe'yi tavaf edip Safâ ile Merve arasında Sa'y yaptıktan sonra saçları tıraş edip ihramdan çıkmaktan ibarettir. Hanefî mezhebine göre ömürde bir defa umre yapmak sünnet-i müekkededir (Şâfiîlerde farzdır). Umrede Arafat vakfesi, Müzdelife, Minâ ve şeytan taşlama yoktur. Ramazan ayında yapılan umrenin sevabı nafile bir hacca denktir.
Medine-i Münevvere ve Mescid-i Nebevî Ziyareti Âdâbı
⚖️ Müstehap & Âdâb-ı Nebeviyye
Resûlullah'ın (s.a.v.) kabr-i şerifini ve Mescid-i Nebevî'yi ziyaret etmek en faziletli kurbiyet vesilesidir.
Medine-i Münevvere ziyareti haccın bir rüknü olmamakla beraber, ibadetlerin en faziletlilerindendir. Resûlullah (s.a.v.): 'Kabrimi ziyaret edene şefaatim vacip olur' buyurmuştur. Ziyaretçi Mescid-i Nebevî'ye hürmet ve edeple girer, Ravza-i Mutahhara'da namaz kılar; ardından Hücre-i Saâdet'in önüne gelerek vakar ve huşû ile Efendimiz'e, ardından Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer'e selâm verir ve dua eder. Kuba Mescidi ve Cennetü'l-Bakî' mezarlığı da ziyaret edilir.
📖Delil & Dayanak: Dârekutnî, Sünen, II, 278; Beyhakî, Şuabu'l-Îmân, III, 490
Kurban ve Udhiyye
Kurban İbadetinin Hükmü ve Nisap Şartı
⚖️ Vâcip (Hanefî)
Kurban Bayramı günlerinde nisap miktarı mala sahip olan mukim Müslümanlara kurban kesmek Hanefî'de vâciptir.
Hanefî mezhebine göre akıl bâliğ, hür, mukim ve zengin olan (temel ihtiyaçları ve borçları dışında 80.18 gr altın veya değerinde mala sahip olan) her Müslümana Kurban Bayramı günlerinde udhiyye kurbanı kesmek vâciptir (diğer üç mezhepte müekked sünnettir). Kurban mali bir ibadettir; bedelini sadaka olarak vermekle kurban ibadeti yerine gelmiş olmaz, bizzat kanın akıtılması (tezkiye) şarttır.
Koyun ve keçi 1 yaşını, sığır ve manda 2 yaşını, deve 5 yaşını doldurmuş olmalıdır.
Yalnızca ehli dört ayaklı hayvanlar kurban edilir: 1. Koyun ve Keçi: 1 yaşını doldurmalıdır (koyun 6 aylık olduğu halde bir yaşındakiler gibi iri ve semiz ise kurban edilebilir). Bir kişi adına kesilir. 2. Sığır ve Manda: 2 yaşını doldurmalıdır; 1 kişiden 7 kişiye kadar ortaklaşa kesilebilir. 3. Deve: 5 yaşını doldurmalıdır; 7 kişiye kadar ortak kesilebilir. Tavuk, horoz, kaz veya yabani av hayvanlarından kurban olmaz.
📖Delil & Dayanak: Hac Sûresi, 34. Âyet; Müslim, Edâhî, 13
Kurban ve Udhiyye
Kurbana Engel Olan Kusurlar ve Sağlık Şartları
⚖️ Sıhhat Şartı
Kör, topal, çok zayıf, kulağının veya kuyruğunun yarısından fazlası kesik hayvan kurban edilemez.
Kurbana Mâni Kusurlar: Bir veya iki gözü kör olmak, kesim yerine gidemeyecek derecede topal olmak, kemiklerinde ilik kalmayacak kadar zayıf ve düşkün olmak, kulaklarının veya kuyruğunun üçte birinden veya yarısından fazlası kopmuş/kesik olmak, dişlerinin çoğu dökülmüş olmak, memeleri kurumuş olmak. Hafif Kusurlar: Kulağının delinmiş olması, şaşı olması, burulmuş (hadım) olması kurbana mâni değildir; hatta hadım hayvan eti lezzetli olduğu için efdaldir.
Bayram namazından sonra başlar, bayramın 3. günü akşamına kadar devam eder; Besmele şarttır.
Kesim Vakti: Bayram namazı kılınan yerlerde bayram namazından sonra başlar; Hanefî mezhebine göre bayramın 3. günü güneş batıncaya kadar devam eder (Şâfiîlerde 4. gün batımına kadardır). Gece kesmek tenzîhen mekruhtur. Kesim Usûlü: Hayvan kıbleye karşı sol yanı üzerine yatırılır; 'Bismillâhi Allâhu Ekber' denilerek yemek ve nefes boruları ile iki şah damarı kesilir. Besmele kasten terk edilirse o hayvanın eti yenmez.
Tüm ortakların ibadet niyetiyle katılması şarttır; et tartılarak eşit pay edilmelidir.
Büyükbaş hayvanda (sığır, manda, deve) 1'den 7 kişiye kadar ortaklık caizdir. En Mühim Şart: Bütün ortakların münhasıran Allah rızası ve ibadet niyetiyle (udhiyye, adak, akîka, nafile) katılmış olması şarttır. Şayet ortaklardan biri ibadet değil sırf et temini için ortak olursa, hiçbir ortağın kurbanı geçerli olmaz! Et Taksimi: Ortaklar arasında et göz kararı ile değil, bizzat tartılarak hak geçmeyecek şekilde taksim edilmelidir.
Çocuk için akîka kesmek sünnettir; adanan kurban vaciptir ve adayan kimse etinden asla yiyemez.
Akîka Kurbanı: Yeni doğan çocuk için Allah'a şükrane olarak kesilen kurbandır; sünnettir. Erkek ve kız çocuğu için birer koyun kesilir; sahibi ve ailesi etinden yiyebilir. Adak (Nezir) Kurbanı: Bir işin gerçekleşmesine bağlanan veya mutlak adanan kurbandır; yerine getirilmesi vâciptir. En Kilit Hüküm: Adak kurbanının etinden adağı adayan kimse, eşi, çocukları, torunları, anne, baba ve dedeleri asla yiyemez! Şayet yerlerse yedikleri miktarın bedelini fakirlere sadaka olarak vermeleri gerekir.
Yiyecek ve İçeceklerde Eşyada Aslolan İbâhadır İlkesi
⚖️ Küllî Fıkhî İlke
Hakkında açık haram hükmü bulunmayan temiz ve zararsız her nimet helaldir.
İslam fıkhının külli kaidelerinden biri 'Eşyada aslolan mubahlıktır' (el-Aslü fi'l-eşyâi'l-ibâha). Cenâb-ı Hak yeryüzündeki temiz şeyleri kulları için helal kılmış, ancak insan sağlığına, aklına veya ruhuna zarar veren pis (habîs) şeyleri haram kılmıştır. Kesin Haram Kılınanlar: Kendiliğinden ölmüş leş (meyte), akıtılmış kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesilen hayvanlar. Ayrıca uyuşturucu ve aklı gideren sarhoş edici içkilerin tamamı haramdır.
Çoğu sarhoş eden her maddenin damlası da haramdır; alkol bütün kötülüklerin anasıdır.
İslam dini aklın muhafazasını beş temel esastan biri kılmıştır. Sarhoşluk veren, aklı baştan alan her türlü içki ve uyuşturucu madde (şarap, bira, viski, esrar, eroin, kimyasal uyuşturucular) kat'i nassla haramdır. Resûlullah (s.a.v.): 'Çoğu sarhoş edenin azı da haramdır' buyurmuştur. Alkolün ticaretini yapmak, taşımak, satmak ve sunmak da lanetlenmiş ve haram kılınmıştır.
Borçta veya para takasında karşılıksız şart koşulan her fazlalık faizdir ve büyük haramdır.
Faiz, haksız kazanç sağlayan ve toplumsal adaleti çürüten en ağır iktisadi haramdır. Kur'an-ı Kerim faiz yiyenlerin Allah ve Resulü ile savaşa girmiş gibi olduğunu beyan eder. Banka faizleri, tefecilik ve borç karşılığı şart koşulan faiz kat'i haramdır. Faiz geliri elde eden kimse bu parayı kendisi ve ailesi için harcayamaz; derhal tövbe edip bu parayı sevap beklemeksizin fakirlere elden çıkarmalıdır.
Milli piyango, bahis, kumarhane ve şans oyunlarının her çeşidi haksız kazanç ve haramdır.
Kumar (Meysir); taraflardan birinin kazanıp diğerinin kaybetmesi esasına dayanan, emeğe dayanmayan her türlü talih oyunudur. Piyango biletleri, at yarışı bahisleri, iddaa ve internet üzerinden oynanan şans oyunlarının tamamı haramdır. Bu yollarla kazanılan paralar gayrimeşrudur; hayır işlerinde kullanılarak sevap umulamaz, tövbe edilip hak sahiplerine veya fakirlere devredilmelidir.
📖Delil & Dayanak: Mâide Sûresi, 90. Âyet
Helaller ve Haramlar
İslâmî Giyim Kuşam ve Setr-i Avret Sınırları
⚖️ Farz (Setr-i Avret)
Erkekte göbekle diz kapağı arası; kadında el, yüz ve ayak hariç bütün bedenin örtülmesi farzdır.
Giyimde temel maksat avret yerlerini örtmek ve soğuk/sıcaktan korunmaktır. Erkeklerde avret mahalli göbekten diz kapağının altına kadardır. Kadınlarda yabancı erkeklerin yanında el ve yüz (tercih edilen görüşte ayaklar da) hariç bütün beden avrettir. Elbisenin vücut hatlarını belli edecek kadar dar veya altını gösterecek kadar şeffaf olmaması şarttır. Erkeklerin saf ipek giymesi ve altın takı takması haramdır.
Kul hakkı sahibi helal etmedikçe Allah tarafından affedilmez; gıybet ölü kardeşinin etini yemek gibidir.
İslam'da en ağır vebal kul hakkıdır. Bir kimsenin canına, malına veya ırz/namusuna yapılan her haksızlık ahirete taşınan bir borçtur. Gıybet; bir din kardeşinin gıyabında, duyduğu takdirde hoşlanmayacağı doğru bir kusurunu konuşmaktır (yalan ise iftira olur ki vebali iki katına çıkar). Kul hakkından kurtulmanın tek yolu bizzat hak sahibine ulaşıp hakkını ödemek ve helalleşmektir.
Nimetleri lüzumsuz yere saçıp savurmak ve insanlara karşı böbürlenmek haramdır.
İsraf; helal dahi olsa bir malı, vakti veya nimeti meşru gaye dışında gereksizce ve ölçüsüzce harcamaktır. Kur'an-ı Kerim israf edenleri şeytanların kardeşleri ilan etmiştir. Kibir ise hakkı inkâr etmek ve insanları küçük görmektir. Bir kimsenin zenginliğiyle gösteriş yapması, yiyecekleri çöpe atması veya kibirle elbiselerini çalım satarak taşıması haram kılınmıştır.
Zaruret olmaksızın sırf güzellik ve gösteriş için yaratılışı değiştirmek nehyedilmiştir.
İslam'da tedavi maksatlı (doğuştan gelen bir yarık dudak, yanık veya kaza sonucu oluşan bozukluklar) tıbbi müdahaleler caizdir ve meşrudur. Ancak hiçbir sağlık gerekçesi olmaksızın sırf fantezi ve kibir için estetik ameliyat olmak, kalıcı dövme yaptırmak ve dişleri seyrelttirmek hadis-i şeriflerle yasaklanmış ve lanetlenmiştir. Kalıcı dövme abdeste mani olmasa da büyük bir günahtır ve imkân varsa sildirilmelidir.
İcap, kabul ve iki şahidin huzurunda alenî olarak kıyılan nikâh meşru evliliğin temelidir.
Evlilik hem fıtrî bir ihtiyaç hem de ibadet sevabı kazandıran Nebevî bir sünnettir. Nikâhın Rükünleri: Evlenecek tarafların veya vekillerinin rıza beyanı olan icap ve kabuldür. Sıhhat Şartları: 1. Evlenme engelinin bulunmaması, 2. En az iki hür akıl bâliğ Müslüman erkek şahidin (veya bir erkek iki kadın şahidin) icap ve kabule bizzat şahit olması, 3. Nikâhın gizli tutulmayıp ilan edilmesi. Şahitsiz kıyılan gizli nikâhlar kesinlikle batıldır, zina hükmündedir.
Evlenme Engelleri: Kan Bağı, Süt Hısımlığı ve Sıhriyet
⚖️ Kat'i Haram (Hürmet-i Müsâhere)
Anne, kız, kız kardeş, hala, teyze, süt kardeş ve kayınvalide ile evlenmek ebediyen haramdır.
Ebedî Evlenme Engelleri: 1. Kan Bağı: Anne, nine, kız, torun, kız kardeş, yeğenler, hala ve teyzeler. 2. Süt Hısımlığı: İlk iki buçuk yaş içerisinde bir kadından süt emen bebek, o kadının ve kocasının öz çocuğu gibi olur; sütten haram olanlar neseple haram olanların aynısıdır. 3. Sıhriyet (Evlilikle Doğan Hısımlık): Kayınvalide, üvey kız (anneyle zifaf olmuşsa), gelin ve babanın eşi ebediyen haramdır. Geçici Engeller: İki kız kardeşi aynı anda nikâhında bulundurmak, üç talakla boşanmış kadın vb.
Nikâh akdiyle erkeğin kadına ödemesi vacip olan mali haktır; kadının şahsi mülkiyetidir.
Mehir, nikâh akdi sebebiyle kocanın kadına vermekle yükümlü olduğu mal veya paradır. Nikâh anında belirlenmesi sünnettir, belirlenmese dahi akit geçerlidir ve emsal mehir (mehr-i misil) vacip olur. Çeşitleri: Mehr-i Muaccel (peşin verilen), Mehr-i Müeccel (sonraya veya boşanma/vefat vaktine bırakılan). Mehir tamamen kadının kendi şahsi mülküdür; ne anne babası ne de kocası kadının rızası olmadan mehirden tek kuruş alamaz.
📖Delil & Dayanak: Nisâ Sûresi, 4. Âyet
Aile ve Nikâh Fıkhı
Eşlerin Karşılıklı Hak ve Vazifeleri
⚖️ Vâcip & Ahlakî Rükün
Kocanın nafaka ve güzel muamele, kadının ise meşru itaati ve aile mahremiyetini koruma borcu vardır.
Kocanın Vazifeleri: Eşinin yiyecek, giyecek, mesken ve sağlık masraflarını karşılamak (nafaka), ona şefkatle ve adaletle muamele etmek, dini bilgilerini öğrenmesine imkân sağlamak. Kadının Vazifeleri: Eşinin meşru ve dine uygun isteklerine itaat etmek, kocasının malını ve haysiyetini korumak, onun izni olmadan haneye yabancıları almamak. Aile istişare, karşılıklı hürmet ve sevgi üzerine kurulmalıdır.
Boşanma (Talâk) Hükümleri ve Sünnete Uygun Ayrılık
⚖️ Mekruh Ruhsat (Son Çare)
Talâk Allah katında helallerin en sevimsizidir; ancak evlilik çekilmez hale gelirse meşru son çaredir.
Sünnete Uygun Talâk: Kadının hayızdan temizlendiği ve cinsi münasebet bulunmayan bir temizlik döneminde sadece 1 talâk verip iddet beklemektir. Bid'î Talâk: Kadın âdetli iken veya aynı anda 'üçten dokuza boşsun' diyerek üç talâkı birden vermek haramdır; ancak cumhura göre vuku bulur ve evliliği bitirir. Ric'î Talâk: Bir veya iki açık talaktan sonra iddet bitmeden koca evliliğe dönebilir. Bâin Talâk: Evliliği bitiren talaktır; tekrar birleşmek için yeni nikâh ve mehir şarttır.
Boşanan kadının 3 hayız müddeti, kocası vefat eden kadının 4 ay 10 gün beklemesi farzdır.
İddet; nikâh sona erdiğinde kadının yeni bir evlilik yapabilmek için beklemesi farz olan süredir. Hikmetleri: Nesebin karışmasını önlemek, rahmin boş olduğunu teyit etmek ve eşlerin pişmanlık durumunda dönüşlerine fırsat tanımaktır. Süreler: 1. Boşanan âdet gören kadın: 3 hayız müddeti, 2. Âdetten kesilmiş veya hiç görmeyen kadın: 3 ay, 3. Kocası vefat eden kadın: 4 ay 10 gün, 4. Hamile kadın: Doğum yapıncaya kadar.
Çocukların Anne Baba Üzerindeki Hakları ve Terbiye
⚖️ Vâcip & Sünnet Vazifeler
Güzel isim koymak, helal rızıkla beslemek, Kur'an ve namazı öğretip evlendirmek ebeveynin borcudur.
Çocuğun anne-baba üzerindeki temel hakları: 1. Doğduğunda sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okunması, 2. İslam fıtratına uygun güzel bir isim konulması, 3. Akîka kurbanının kesilmesi, 4. Helal lokma ile beslenmesi, 5. Yedi yaşına gelince namaza alıştırılması ve Kur'an-ı Kerim terbiyesi verilmesi, 6. Evlilik çağına geldiğinde dengi ve hayırlı bir eş ile evlendirilmesidir. Anne-baba evlatları arasında sevgi ve hediyede adaleti gözetmek zorundadır.
Anne babaya iyilik etmek farz, onlara ‘öf’ bile demek ve akrabalık bağını koparmak haramdır.
Allah Teâlâ kendisine ibadetten hemen sonra anne babaya iyiliği emretmiştir. Günah olan bir husus emredilmedikçe anne babaya itaat etmek, yaşlandıklarında bakımlarını üstlenmek ve rızalarını kazanmak cennetin kapısıdır. Anne babaya eziyet etmek, onları huzurevlerine veya yalnızlığa terk etmek büyük günahlardandır. Akraba ziyaretini ve gözetmesini (sıla-i rahim) kesen kimsenin amelinin kabul edilmeyeceği uyarısı yapılmıştır.
Helal Ticaretin Rükünleri ve Karşılıklı Rıza İlkesi
⚖️ Farz Şartlar
Alışveriş tarafların hür iradesi ve karşılıklı rızasıyla gerçekleşir; mal ve bedel meçhul olmamalıdır.
Ticaretin Rükünleri: Satıcı, alıcı, satılan mal (mebî') ve semen (fiyat). Sıhhat Şartları: 1. Satılan malın dinen helal ve meşru olması (içki, domuz satılamaz), 2. Malın teslim edilebilir olması (havadaki kuş, denizdeki balık satılamaz), 3. Malın vasıflarının ve fiyatın açıkça bilinmesi (cehalet ve aldatma bulunmaması), 4. Akdin hür irade ve karşılıklı rıza (terâdî) ile yapılması. Zorla veya baskı altında yapılan satışlar fâsiddir.
Bizi aldatan bizden değildir; malın kusurunu söylemeden satmak haramdır.
Resûlullah (s.a.v.) pazarda buğday yığınının içine elini daldırıp altının ıslak olduğunu görünce: 'Bizi aldatan bizden değildir!' buyurmuştur. Satıcının, sattığı maldaki gizli veya açık kusuru (ayıbı) müşteriye bildirmesi farzdır; ayıbı gizleyerek mal satmak haramdır ve alıcıya malı iade etme hakkı (hıyâr-ı ayb) doğurur. Tartı ve ölçüde hile yapmak ise Kur'an'da Mutaffifîn sûresinde helak sebebi olarak bildirilmiştir.
Halkın temel ihtiyaç maddelerini pahalansın diye stoklayıp piyasaya sürmemek haramdır.
İhtikâr; halkın muhtaç olduğu gıda maddeleri, ilaç veya temel tüketim mallarını piyasadan toplayıp, fiyatı yükselsin diye stoklamak ve suni bir darlık meydana getirmektir. Resûlullah (s.a.v.): 'Karaborsacılık yapan kimse günahkârın ta kendisidir' ve 'Piyasaya mal süren rızıklanır, malını saklayıp karaborsa yapan ise lanetlenir' buyurmuştur. Kamu otoritesinin karaborsayı önleme ve gerekirse tavan fiyat koyma (narh) yetkisi vardır.
📖Delil & Dayanak: Müslim, Müsâkât, 129; İbn Mâce, Ticârât, 6
Muâmelât ve Ticaret
İşçi ve İşveren Hukuku: Ücretin Vaktinde Ödenmesi
⚖️ Farz & Kul Hakkı
İşçinin alın teri kurumadan hakkını vermek işverenin borcu; işi sağlam yapmak işçinin emanetidir.
İslam çalışma ahlakında işçi ile işveren kardeşlik esasına dayanır. İşverenin Vazifeleri: İşçiye gücünün yetmeyeceği ağır yükleri yüklememek, can ve iş güvenliğini sağlamak, anlaşılan ücreti eksiksiz ve alnının teri kurumadan geciktirmeksizin ödemektir. Hadis-i Kudsî'de işçisini çalıştırıp ücretini vermeyen kimsenin kıyamette bizzat Allah'ın hasmı olacağı bildirilmiştir. İşçinin Vazifesi ise işini hilesiz, dürüst ve sağlam yapmaktır.
📖Delil & Dayanak: İbn Mâce, Ruhûn, 4; Buhârî, İcâre, 10
Muâmelât ve Ticaret
Ortaklık ve Şirket Modelleri (Mudârabe ve Müşâreke)
⚖️ Mubah & Meşru Ticaret
Emek ile sermayenin birleştiği mudârabe ve sermaye ortaklığı müşâreke meşru kazanç yollarıdır.
1. Mudârabe (Emek-Sermaye Ortaklığı): Bir taraftan sermaye (rabbü'l-mâl), diğer taraftan emek ve yönetim (mudârib) ile kurulan ortaklıktır. Kâr önceden belirlenen oranlara göre bölüşülür; zarar durumunda ise kusur yoksa zarar sermayedara aittir, işletmeci ise emeğini kaybetmiş olur. Sabit getiri veya anapara garantisi vermek akdi faize çevirir. 2. Müşâreke (Sermaye Ortaklığı): Her iki tarafın da sermaye koyarak kurduğu şirkettir.
Peşin fiyatından farklı olsa dahi vadesi ve toplam fiyatı baştan kesinleştirilen taksitli satış caizdir.
Bir malı peşin fiyatından daha yüksek bir fiyatla vadeli veya taksitli satmak caizdir. Şartları: 1. Toplam bedel ve vadenin akit anında kesin olarak belirlenmesi, 2. Gecikme durumunda vade farkı veya gecikme faizi şart koşulmamasıdır. 'Peşin alırsan şu, vadeli alırsan bu' denilerek iki fiyattan biri üzerinde kesin anlaşılmadan ayrılınırsa akit fâsid olur; ancak biri üzerinde kesin ittifak edilirse helaldir.
Vasiyet malın en fazla üçte birinden yapılabilir; vârise vasiyet olmaz, miras payları ilahi tayindir.
Miras Hukuku (Ferâiz) bizzat Kur'an-ı Kerim'de Nisâ sûresinde teferruatıyla belirlenmiştir. Bir kimse vefat ettiğinde önce teçhiz ve tekfin masrafları karşılanır, sonra borçları ödenir, ardından kalan malın en fazla üçte birinden varsa vasiyetleri yerine getirilir. Kalan servet Kur'an'da belirlenen hisselere göre vârislere taksim edilir. Kaide: 'Vârise vasiyet yoktur' (yani mirasçı birine fazladan vasiyet bırakılamaz; diğer vârislerin rızası müstesnadır).
Rüşvet alan da veren de lânetlenmiştir; kamu malından zerre haksızlık yapan ahirette rezil olur.
Hak edilmeyen bir menfaati elde etmek veya görevi kötüye kullanmak için verilen/alınan her şey rüşvettir. Resûlullah (s.a.v.) rüşvet alanı da vereni de aracı olanı da ilahi rahmetten kovulmuş ilan etmiştir. Kamu malına hıyanet (gıll): Devlet veya beytülmâl bütçesinden tek bir kuruşu zimmetine geçiren, kamu imkânlarını şahsi menfaati için kullanan kimse, kıyamet gününde aşırdığı o emaneti boynunda taşıyarak mahşere getirilecektir.
Son nefesini vermek üzere olan mümine yumuşakça kelime-i tevhidi hatırlatmak (telkin) sünnettir.
Ölüm alâmetleri beliren hastanın sağ yanına çevrilip yüzü kıbleye gelecek şekilde yatırılması müstehaptır. Yanında bulunanların telaş ve feryat etmeden 'Lâ ilâhe illallâh Muhammedü'r-Resûlullâh' diyerek telkinde bulunması sünnettir; fakat hastayı 'sen de söyle' diye zorlamamalı, yanında tekrar ederek hatırlatmalıdır. Vefat gerçekleştiğinde gözleri kapatılır, çenesi bağlanır, karnı üzerine şişmemesi için hafif bir demir veya ağırlık konur.
Vefat eden müslümanın yıkanması geride kalan müminler üzerine farz-ı kifâyedir.
Bir kimse yıkarsa bütün cemaatten vebal kalkar; hiç kimse yıkamazsa orada bulunan bütün müslümanlar günahkâr olur. Erkek cenazeyi erkek, kadın cenazeyi kadın yıkar (Hanefî mezhebine göre kadın vefat eden kocasını yıkayabilir, koca ise vefat eden hanımını yıkayamaz; diğer üç mezhepte her ikisi de birbirini yıkayabilir). Cenazeye önce namaz abdesti gibi abdest aldırılır (ağza ve burna su verilmez, pamukla ıslatılarak silinir), ardından ılık su ve sabunla baştan ayağa üçer defa yıkanır.
Müslümanın vefatından sonra usulüne uygun beyaz bezle kefenlenmesi farz-ı kifâyedir.
Erkek için sünnet olan kefen üç parçadır: Kamîs (gömlek), İzâr (eteklik) ve Lifâfe (baştan ayağa saran sargı). Zaruret halinde iki parça (İzar ve Lifafe) kifayet eder. Kadın için sünnet olan kefen ise beş parçadır: Kamîs, İzâr, Lifâfe, Hımâr (başörtüsü) ve Hırka (göğüs bağı). Kefenin beyaz pamuklu kumaştan olması ve güzel kokularla buhurlanması müstehaptır.
Rükû ve secdesi bulunmayan, dört tekbir ve kıyamdan oluşan dua mahiyetinde bir namazdır.
Cenaze namazının farzı ikidir: Kıyam (ayakta durmak) ve Dört Tekbir. 1. Tekbir ile iftitah yapılır ve 'Sübhâneke' duası 've celle senâük' ilavesiyle okunur. 2. Tekbirden sonra eller kaldırılmadan 'Allâhümme Salli ve Allâhümme Bârik' duaları okunur. 3. Tekbirden sonra Cenaze Duası (bilmeyenler Fatiha veya Rabbenâ âtinâ) okunur. 4. Tekbirden sonra sağa ve sola selâm verilerek namaz tamamlanır.
Cenazeyi takip etmek, taşımak ve kıbleye dönük şekilde lahde yerleştirmek sünnettir.
Cenazeyi taşırken tabutun dört kolundan tutarak en az kırk adım taşımak müstehaptır. Cenazenin arkasından vakarla, ölümü tefekkür ederek yürünür; yüksek sesle zikir veya feryat mekruhtur. Kabre indirildiğinde cenaze sağ yanı üzerine çevrilerek yüzü kıbleye döndürülür ve kefenin düğümleri çözülür. İndiren kimse 'Bismillâhi ve alâ milleti Resûlillâh' der.
Defin tamamlandıktan sonra kabir başında Kur'an okumak ve telkin vermek meşrudur.
Definden sonra kabrin başında Bakara Suresi'nin başından beş ayet (Elif Lâm Mîm) ile son iki ayetinin (Âmene'r-Resûlü) okunması müstehaptır. Akıl baliğ olarak vefat eden mümine definden sonra kıbleye dönülerek yapılan telkin; kabirdeki Münker ve Nekir meleklerinin sorgusuna hazırlık mahiyetinde Ehl-i Sünnet âlimlerince caiz ve müstehap görülmüştür.
Ölünün yakınlarına başsağlığı dileyip teselli etmek müstehaptır; yas süresi azami üç gündür.
Taziye, vefat gününden itibaren üç gün içinde yapılır. Üç günden sonra acıları tazelememek için taziye mekruh görülmüştür. Kadının kocası dışındaki akrabaları için yas süresi en fazla 3 gündür; kocası ölen kadın ise iddet boyunca (4 ay 10 gün) yas tutar. Üstünü başını yırtarak, saçını yolarak feryat edip ağlamak (niyâha) haramdır; sessizce gözyaşı dökmek ise fıtri bir merhamettir.
⚖️ Oruç Iskatı: Vâcip (Vasiyet Varsa); Namaz Iskatı: İctihadî/İstihsân
Vefat edenin kılamadığı namaz ve tutamadığı oruçlar için geride bıraktığı maldan fidye verilmesidir.
Ölen kimsenin tutamadığı oruçlar için vasiyet etmişse terekesinin üçte birinden her gün için bir fidye verilmesi Kur'an nassı ile sabittir. Namazların ıskatı konusunda sarih bir nas bulunmamakla birlikte, Hanefî fukahası oruca kıyas ederek kılınamayan her farz ve vitir namazı için bir fidye verilmesini istihsanen caiz görmüştür. Fakir olup fidye parası yetmeyenlerin uyguladığı 'devir' usulü ise takva değil bir hîle-i şer'iyye çabası olup asıl olan kulun tövbesi ve Allah'ın engin rahmetidir.
İbadetleri yalnızca Allah rızası için yapmak farz; amelini insanlara göstermek (riya) haramdır.
İhlas, amelleri şirk, riya ve dünyevî menfaat beklentisinden arındırarak sırf Allah için yapmaktır. Riya ise insanlara ibadetini beğendirme ve övgü toplama arzusudur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) riyayı 'küçük şirk' (şirk-i hafî) olarak nitelemiş ve riya ile yapılan hiçbir amelin Allah katında kabul görmeyeceğini haber vermiştir.
Özde, sözde ve işte doğruluk müminin alameti; yalan söylemek ise nifak alâmetidir.
Sıdk; imanın, sözün ve muamelenin hakikate uygun olmasıdır. Yalan ise dinen en çirkin günahlardandır. Efendimiz (s.a.v.) 'Doğruluk insanı iyiliğe, iyilik cennete götürür. Yalan insanı kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür' buyurmuştur. Yalnızca üç yerde (savaşta düşmanı yanıltmak, arasını bulmak için iki küs insanı barıştırmak ve aile huzuru için eşlerin birbirine iltifatı) istisnaen müsaade edilmiştir.
Başa gelen musibetlerde isyan etmemek sabır; verilen nimetleri Allah yolunda sarf etmek şükürdür.
Sabır üçe ayrılır: 1. Günahlara karşı sabretmek (iffet ve takva), 2. İbadetleri ifa ederken meşakkate sabretmek, 3. Başa gelen kaza, hastalık ve belalara sabretmek. Şükür ise kalbin nimeti vereni tanıması, dilin hamd etmesi ve uzuvların o nimeti Allah'ın rızasına uygun kullanmasıdır. Müminin her hali hayırdır; varlıkta şükreder sevap kazanır, darlıkta sabreder sevap kazanır.
Başkasındaki nimeti çekememek (hased) ve kendini üstün görmek (kibir) kalbi helak eden haramlardır.
Hased, bir kimsedeki nimetin zeval bulmasını (yok olmasını) arzu etmektir. Peygamberimiz 'Hasedden sakının; zira hased, ateşin odunu yiyip bitirdiği gibi salih amelleri yer bitirir' buyurmuştur (gıpta etmek yani kendisinde de olmasını istemek ise mubahtır). Kibir ise hakkı inkâr etmek ve insanları hor görmektir. Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse cennete ilk girenlerle giremez.
Anne-babaya iyilik etmek Allah'a ibadetten hemen sonra emredilen en büyük farzlardandır.
Kur'an-ı Kerim'de Allah Teâlâ, kendisine ibadetin ardından anne-babaya ihsanı emretmiş ve onlara 'öf' bile demeyi yasaklamıştır. Anne-babanın meşru emirlerine itaat farzdır. Ancak Allah'a isyan, haram ve şirk olan hususlarda 'Yaratana isyan olan yerde yaratılana itaat edilmez' kaidesi gereğince itaat edilmez; fakat yine de onlara dünyada nezaketle muamele sürdürülür.
Komşuya eziyet etmemek, ihtiyaç duyduğunda yardım etmek ve sırlarını korumak dini vecibedir.
Efendimiz (s.a.v.) 'Cibrîl bana komşu hakkını o kadar çok tavsiye etti ki, neredeyse komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim' buyurmuştur. Komşunun aç yatmasına göz yummak, gürültü ve çöp ile rahatsız etmek büyük günahtır. Kul hakkı, hak sahibi dünyada bizzat helal etmedikçe Allah Teâlâ tarafından bağışlanmayan tek haktır.
Ölen kimsenin malından sırasıyla teçhiz masrafları, borçlar ödenir, vasiyet çıkarılır ve miras taksim edilir.
Miras paylaşılmadan önce tereke (ölenin bıraktığı mal varlığı) üzerinde sırasıyla şu dört işlem yapılır: 1. Teçhiz ve tekfin masrafları (israfa kaçmadan), 2. Ölenin kullara ve Allah'a olan borçları, 3. Vasiyeti (en fazla malının üçte biri nispetinde), 4. Kalan net mal mirasçılar arasında Kur'an-ı Kerim'de belirtilen farz hisselere göre paylaştırılır. Ferâiz ilmi dinin yarısı olarak nitelendirilmiştir.
📖Delil & Dayanak: Nisâ Sûresi, 11-12; İbn Mâce, Ferâiz, 1
Miras ve Vasiyet Hukuku (Ferâiz)
Vasiyetin Hükmü ve Üçte Bir (Sülüs) Sınırı
⚖️ Meşru / Üçte biri aşmak ve Mirasçıya vasiyet Haramdır
Kişi malının en fazla üçte birini (1/3) yabancılara veya hayır kurumlarına vasiyet edebilir; mirasçıya vasiyet batıldır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Sa'd b. Ebî Vakkas'a malının üçte birini vasiyet etmesini tavsiye etmiş ve 'Üçte bir de çoktur. Mirasçılarını zengin bırakman, onları insanlara el açacak yoksul bırakmandan daha hayırlıdır' buyurmuştur. Ayrıca 'Mirasçıya vasiyet yoktur' kaidesi gereğince mirasçılardan birine diğerlerinin rızası olmadan fazladan mal vasiyet edilemez.
Kur'an-ı Kerim'de miras payları 1/2, 1/4, 1/8, 2/3, 1/3, 1/6 olarak kesin tayin edilen 12 sınıftır.
Ashâb-ı Ferâiz'den dördü erkek (Baba, Dede, Ana bir erkek kardeş, Koca), sekizi kadındır (Karı, Kız, Oğlun kızı, Öz kız kardeş, Baba bir kız kardeş, Ana bir kız kardeş, Anne, Nine). Örneğin; çocuk varsa koca 1/4, çocuk yoksa 1/2 alır; çocuk varsa kadın (eş) 1/8, çocuk yoksa 1/4 alır. Tek kız çocuk 1/2, birden fazla iseler 2/3 hisseyi eşit paylaşırlar.
📖Delil & Dayanak: Nisâ Sûresi, 11, 12 ve 176. Âyetler
Miras ve Vasiyet Hukuku (Ferâiz)
Asabe Olan Mirasçılar ve Artan Malı Alma
⚖️ Farz
Ashâb-ı Ferâiz paylarını aldıktan sonra geriye kalan malın tamamını alan erkek akrabalardır.
Asabe; ölen kimseye kadın vasıtası olmaksızın bağlanan erkek akrabalardır. Dereceleri: 1. Oğul ve torunlar (fürû), 2. Baba ve dede (usûl), 3. Kardeşler ve onların oğulları (havâşî), 4. Amcalar ve onların oğullarıdır. Ashâb-ı ferâizden kimse yoksa asabe malın tamamını alır; pay sahipleri varsa artanı alır.
Kız ve Erkek Çocukların Miras Payı (2'ye 1 Hikmeti)
⚖️ Farz
Erkek çocuğa kadının iki payı kadar miras düşmesinin hikmeti nafaka ve mali yükümlülük dengesidir.
Nisâ Suresi 11. ayette 'Erkeğe iki kadının payı kadar vardır' buyrulur. İslam fıkhında erkeğin mehir ödeme, ailenin bütün geçimini temin etme, çocukların ve muhtaç akrabaların nafakasını karşılama zorunluluğu varken; kadının hiçbir kimseye nafaka yükümlülüğü yoktur, mehrini ve şahsi mülkünü dilediği gibi korur. Bu sebeple ikiye bir taksimi mutlak bir adalet ve denge nizamıdır.
📖Delil & Dayanak: Nisâ Sûresi, 11. Âyet
Miras ve Vasiyet Hukuku (Ferâiz)
Mirastan Mahrumiyet Halleri (Mevâniü'l-İrs)
⚖️ Hükümsüzlük (İrs Engeli)
Katil, din ayrılığı ve kölelik mirasa engel teşkil eden kesin fıkhî manilerdir.
Bir kimsenin mirasçı olmasını engelleyen haller: 1. Katil olmak: Murisini kasten veya hataen öldüren kimse mirasından hiçbir pay alamaz (el-Kâtilü lâ yeris). 2. Din ayrılığı: Müslüman gayrimüslime, gayrimüslim de müslümana mirasçı olamaz. 3. Liân: Nesebi reddedilen çocuk babasına mirasçı olamaz, sadece annesine mirasçı olur.
Sağlığında Mal Bağışı (Hibe) ve Evlatlar Arasında Adalet
⚖️ Adalet Vâcip / Miras Kaçırma Haram
Kişinin sağlığında çocuklarına mal hibe ederken adaletli davranması sünnettir; miras kaçırma haramdır.
Kişi hayattayken malında tasarruf edebilir; ancak bazı evlatlarını diğerlerinden üstün tutarak miras kaçırmak maksadıyla mal devretmesi kul hakkı ve haramdır. Efendimiz (s.a.v.) bir oğluna özel bağış yapan Nu'mân b. Beşîr'in babasına 'Bütün çocuklarına aynı şeyi verdin mi? Allah'tan korkun ve evlatlarınız arasında adaletli olun' buyurarak şahit olmayı reddetmiştir.
Yeminler üçe ayrılır; geleceğe dair bağlayıcı olan mün'akide yemin bozulursa keffâret gerekir.
1. Yemîn-i Lağv: Ağız alışkanlığıyla bilerek kastetmeksizin 'vallahi, billahi' demek veya doğru zannederek yanlış yere yemin etmektir; günahı ve keffâreti yoktur. 2. Yemîn-i Gamûs: Geçmişte olmuş veya olmamış bir şey için bilerek yalan yere yapılan yemindir; büyük günahtır, keffâret ile temizlenmez, kul hakkı varsa ödenmeli ve tevbe edilmelidir. 3. Yemîn-i Mün'akide: Gelecekte bir şeyi yapmaya veya yapmamaya dair bağlayıcı yemindir; bozulduğunda keffâret gerekir.
Bozulan yeminin keffâreti: On fakiri doyurmak veya giydirmektir; buna güç yetmezse üç gün oruç tutulur.
Kur'an-ı Kerim'de (Mâide 89) belirtilen yemin keffâreti: Mükellef önce on yoksulu sabah-akşam doyurur veya on fakire birer fıtır sadakası bedeli verir, yahut on fakiri giydirir. Bunlara maddi gücü yetmeyen kimse ise peş peşe ara vermeden üç gün oruç tutar. Zengin kimsenin para vermeyip oruç tutması caiz değildir.
📖Delil & Dayanak: Mâide Sûresi, 89. Âyet
Yemin, Adak ve Keffâret İlmihali
Adak (Nezir) Çeşitleri ve Yerine Getirilmesi
⚖️ Vâcip
Dinen farz veya vâcip cinsinden bir ibadeti yapmayı adayan kimsenin adağını yerine getirmesi vâciptir.
Adak ikiye ayrılır: 1. Mutlak Adak (Şarta bağlı olmayan): 'Allah için şu kadar namaz kılacağım' gibi; derhal yerine getirilmesi vâciptir. 2. Şartlı Adak: 'Hastam iyileşirse bir kurban keseceğim' gibi; şart gerçekleştiğinde adağı yerine getirmek farz/vâcip olur. Şart gerçekleşmeden önce adak yerine getirilmez.
📖Delil & Dayanak: Hac Sûresi, 29. Âyet; Buhârî, Eymân, 26
Yemin, Adak ve Keffâret İlmihali
Adak Kurbanının Etinden Kimler Yiyemez?
⚖️ Vâcip (Yemeleri Haramdır)
Adak kurbanının etinden adakta bulunan kişi, eşi, çocukları, torunları, anne ve babası yiyemez.
Adak kurbanının etinin tamamı yoksullara dağıtılmalıdır. Adak sahibi, usûlü (anne, baba, dede, nine), fürûu (çocuklar ve torunlar) ve zengin olan kimseler bu etten yiyemezler. Şayet yerlerse yedikleri miktarın piyasa bedelini fakirlere sadaka olarak vermeleri vâciptir.
📖Delil & Dayanak: el-Hidâye; İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr
Yemin, Adak ve Keffâret İlmihali
Günah Olan Bir Hususta Yemin Etmek ve Adakta Bulunmak
⚖️ Bozmak Vâcip + Keffâret Gerekir
Günah veya haram bir şeyi yapmaya yemin eden kimsenin yeminini bozması ve keffâret vermesi farzdır.
Bir kimse akrabasıyla görüşmemeye, haram işlemeye veya bir farzı terk etmeye yemin ederse o yemini tutması haramdır. Derhal o haramdan vazgeçmeli, emredilen hayrı yapmalı ve yeminini bozduğu için yemin keffâreti vermelidir. Efendimiz 'Kim bir şeye yemin eder de ondan daha hayırlısını görürse, hayırlı olanı yapsın ve yeminine keffâret versin' buyurmuştur.
Yemin yalnızca Allah Teâlâ'nın adı veya sıfatlarıyla yapılır; mahlukata yemin etmek mekruhtur.
Yemin 'Vallahi, Billahi, Tallahi' veya 'Rahmân'a andolsun' gibi Allah'ın isim ve zâtî sıfatlarıyla yapılır. Kâbe, Kur'an, peygamber, ana-baba, başım hakkı için gibi mahlukata yemin etmek Ehl-i Sünnet fıkhında tahrîmen mekruh görülmüştür. Efendimiz 'Yemin eden ancak Allah adına yemin etsin veya sussun' buyurmuştur.
32 Farz: Müslümanın Temel İbadet ve İtikat Mükellefiyetleri
⚖️ Farz-ı Ayn
Her Müslümanın bilmesi ve hayatına tatbik etmesi gereken 32 temel farzın (İman, İslam, Namaz, Abdest, Gusül ve Teyemmüm) tam dökümü.
Geleneksel İslam tedrisatında ve ilmihallerde «32 Farz», bir Müslümanın günlük ibadet ve inanç hayatını sıhhatli şekilde yürütebilmesi için derlenmiş temel ilmihal özetidir:
2. İSLAM’IN ŞARTLARI (5 Farz):
• Kelime-i Şehâdet getirmek («Eşhedü enlâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh»)
• Namaz kılmak (Günde 5 vakit)
• Oruç tutmak (Ramazan ayında)
• Zekât vermek (Nisap miktarı mala sahip olanlar için)
• Hacca gitmek (Gücü yetenler için ömründe bir kez).
3. ABDESTİN FARZLARI (4 Farz - Mâide, 6):
• Yüzü bir kere yıkamak (Alın saç bitiminden çene altına, iki kulak memesine kadar)
• Kolları dirseklerle beraber bir kere yıkamak
• Başın en az dörtte birini ıslak elle meshetmek
• Ayakları topuklarla beraber bir kere yıkamak.
4. GUSLÜN FARZLARI (3 Farz):
• Ağıza dolu dolu su alıp boğaza kadar çalkalamak (Mazmaza)
• Burna genze kadar su çekip temizlemek (İstinşak)
• Bütün vücudu iğne ucu kadar kuru yer kalmayacak şekilde yıkamak.
5. TEYEMMÜMÜN FARZLARI (2 Farz):
• Niyet etmek
• Elleri temiz toprağa vurup yüzü meshetmek, tekrar vurup kolları dirseklerle meshetmek.
6. NAMAZIN FARZLARI (12 Farz):
A) Dışındaki Farzlar (Şartları - 6 Farz):
• Hadesten Tahâret (Abdestsizlik veya cünüplükten temizlenmek)
• Necasetten Tahâret (Beden, elbise ve namaz kılınacak yerin necasetten temiz olması)
• Setr-i Avret (Avret yerlerini örtmek)
• İstikbâl-i Kıble (Kâbe yönüne dönmek)
• Vakit (Kılınacak namazın vaktinin girmesi)
• Niyet (Kılınacak namaza kalben ve lisanen niyet etmek).
B) İçindeki Farzlar (Rükünleri - 6 Farz):
• İftitah Tekbiri (Namaza «Allahu Ekber» diyerek başlamak)
• Kıyam (Ayakta durmak)
• Kıraat (Kur’an’dan en az üç kısa ayet veya bir uzun ayet okumak)
• Rükû (Elleri dizlere koyup eğilmek)
• Sücûd / Secde (Alnı, burnu, el ve dizleri yere koyup secde etmek)
• Ka’de-i Ahîre (Son oturuşta «Ettehiyyâtü»yü okuyacak kadar oturmak).
İslam alimleri tarafından Kur’an âyetleri ve sahih sünnetten derlenmiş, Müslümanın ahlaki ve ameli olgunluğunu temin eden 54 emir ve nehiy.
54 Farz, Müslümanın hem bireysel kulluğunda hem de toplumsal muamelatında dikkat etmesi gereken ahlaki ve fıkhi farzlar mecmuasıdır. Başlıcaları şunlardır:
1. Allah Teâlâ’yı bir bilip O’na hiçbir şeyi ortak koşmamak.
2. Helâlinden yemek ve içmek.
3. Abdest alıp namazları vaktinde kılmak.
4. Beş vakit namazı farz bilip ikame etmek.
5. Cünüplükten gusletmek.
6. Kişinin rızkına Allah’ın kefil olduğunu bilip tevekkül etmek.
7. Helâl ve temiz elbise giymek.
8. Hakk’a tevekkül edip kadere rıza göstermek.
9. Kanaatkâr olmak, meşru kazanca şükretmek.
10. Allah’ın nimetlerine şükretmek.
11. Kazâ ve kadere rıza göstermek.
12. Belâ ve musibetlere sabretmek.
13. Günahlara pişman olup tevbe ve istiğfar etmek.
14. İhlasla ibadet edip riyadan sakınmak.
15. Şeytanı ve nefsi düşman bilip hilelerine aldanmamak.
16. Kur’an-ı Kerim’i hüccet ve rehber tanımak.
17. Ölüme her an hazırlıklı olmak.
18. İyiliği emredip kötülükten nehyetmek (Emr-i bi’l-ma’rûf).
19. Gıybet etmemek ve gıybet dinlememek.
20. Anne ve babaya ihsan ve hürmette bulunmak.
21. Akrabayı gözetmek (Sıla-i rahim).
22. Emanete hıyanet etmemek.
23. Yalan söylememek, yalan yere yemin etmemek.
24. Allah’tan ve azabından korkmak.
25. Allah’ın rahmetinden ümit kesmemek.
26. Zekâtı ve öşrü vaktinde vermek.
27. Ramazan orucunu tutmak.
28. Hac farizasını yerine getirmek.
29. Kalbi haset, kibir ve kinden temizlemek.
30. Nefsin haram arzularına gem vurmak.
Mükellef olan insanın bütün eylemlerini tasnif eden 8 şer’î hüküm: Farz, Vâcip, Sünnet, Müstehap, Mübah, Mekruh, Müfsid ve Haram.
İslam fıkhında ergenlik çağına ermiş akıl baliğ her Müslümana «mükellef» denir. Mükellefin yaptığı her iş dinen sekiz kategoriden birine girer:
1. FARZ: Dinen kesin delillerle (Kur’an ayeti veya mütevâtir sünnet) emredilen hükümlerdir. İnkâr eden dinden çıkar; terk eden azaba müstahak olur.
• Farz-ı Ayn: Her mükellefin bizzat yapması gereken farzlar (Namaz, oruç).
• Farz-ı Kifâye: Bir kısım Müslümanlar yaptığında diğerlerinin üzerinden kalkan farzlar (Cenaze namazı, ilim tahsili).
2. VÂCİP: Farz kadar kesin olmamakla birlikte kuvvetli delille emredilen hükümlerdir (Hanefi fıkhında: Vitir namazı, kurban kesmek, bayram namazları, fıtır sadakası). İnkâr eden küfre girmez ancak fâsık olur; terk eden günahkâr sayılır.
3. SÜNNET: Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) farz ve vacip dışında devamlı yaptığı veya teşvik ettiği fiillerdir.
• Müekkede Sünnet: Terk edilmeyen sünnetler (Sabah, öğle namazı sünnetleri).
• Gayr-ı Müekkede Sünnet / Müstehap: Bazen terk edilen sünnetler (İkindi ve yatsının ilk sünnetleri).
4. MÜSTEHAP / MENDUP: Yapılması sevap olan, terki günah olmayan güzel davranışlar (Nafile sadaka, kuşluk namazı).
5. MÜBAH: Dinen yapılması veya yapılmaması serbest bırakılan, sevap ya da günah içermeyen fiiller (Uyumak, meşru yiyeceklerden yemek).
6. MEKRUH: Dinen hoş karşılanmayan, çirkin bulunan fiiller.
• Tahrîmen Mekruh: Harama yakın mekruh (Güneş doğarken veya batarken namaz kılmak, başkasının kesinleşen pazarlığı üzerine pazarlık yapmak).
• Tenzîhen Mekruh: Helale yakın mekruh (Soğan-sarımsak yiyip camiye gitmek).
7. HARAM: Kesin delillerle açıkça yasaklanan fiiller (Zina, hırsızlık, içki, gıybet, faiz, adam öldürme). İnkâr eden dinden çıkar; işleyen cehennem azabını hak eder.
8. MÜFSİD: Başlanmış olan sahih bir ibadeti bozan ve geçersiz kılan şeyler (Namazda konuşmak, oruçluyken bilerek yemek yemek).
Namazda yanılma, unutma veya dalgınlık sonucu vaciplerden birinin terk edilmesi veya geciktirilmesi halinde yapılan telafi secdesi.
Sehiv secdesi; namazın farzlarından birinin geciktirilmesi veya vaciplerinden birinin sehven (yanılarak) terki ya da geciktirilmesi durumunda namazı tamamlamak üzere yapılan secdedir.
NE ZAMAN VACİP OLUR?
1. Bir vâcibin unutularak terk edilmesi durumunda (Örn: Fatiha’dan sonra zamm-ı sûre okumayı unutmak, birinci oturuşta (ka’de-i ûlâ) oturmayı unutup üçüncü rekata kalkmak, vitir namazında kunut tekbirini unutmak).
2. Bir vâcibin veya farzın geciktirilmesi durumunda (Örn: Fatiha’yı iki kere okumak, rükûyu veya secdeyi tehir etmek).
NOT: Namazın bir farzı terk edilirse sehiv secdesiyle kurtarılamaz; namazın baştan kılınması gerekir!
SEHİV SECDESİ NASIL YAPILIR?
1. Son oturuşta yalnız «Ettehiyyâtü» okunur.
2. Sağ tarafa selam verilir (Sol tarafa selam verilmez).
3. «Allahu Ekber» denilerek secdeye varılır ve üçer defa «Sübhâne Rabbiye’l-a’lâ» denilir.
4. Baş kaldırılıp oturulur, tekrar «Allahu Ekber» denilerek ikinci secdeye gidilir.
5. İkinci secdeden sonra doğrulup oturulur; «Ettehiyyâtü, Allâhümme Salli, Allâhümme Bârik ve Rabbenâ» duaları baştan sona okunur.
6. Hem sağa hem sola selam verilerek namaz tamamlanır.
Sosyal Medya Kartı Oluşturucu 1000x1000 PNG