Kârî:
Sûre #67
Mekkî
İniş Sırası: 77
30 Âyet
الملك
Mülk (Tebâreke) Sûresi
Anlamı: Hükümranlık ve Mülk
Sûrenin Nüzul Sebebi ve Temel Mesajları (Tefsir Özeti)
▼ Göster / Gizle
Nüzul Ortamı: Mekke döneminde nâzil olmuştur. Kabrin azabından koruyucu ("el-Münciye") olarak rivayet edilmiştir.
Tefsir ve Muhteva: Mülk ve hükümranlığın bütünüyle Allah'a ait olduğu, hayat ve ölümün hangimizin daha güzel amel yapacağını sınamak için yaratıldığı hakikatiyle başlar; göklerin nizamındaki kusursuzluğu ve inkârcıların pişmanlığını anlatır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla
Âyet 1
Cüz 29 • Sayfa 562
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ تَبَٰرَكَ ٱلَّذِى بِيَدِهِ ٱلْمُلْكُ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ قَدِيرٌ ﴿1﴾
بِسْمِ
ٱللَّهِ
ٱلرَّحْمَٰنِ
ٱلرَّحِيمِ
تَبَٰرَكَ
ٱلَّذِى
بِيَدِهِ
ٱلْمُلْكُ
وَهُوَ
عَلَىٰ
كُلِّ
شَىْءٍۢ
قَدِيرٌ
Hükümranlık elinde olan Allah yücedir ve O herşeye Kadir'dir.
Âyet 2
Cüz 29 • Sayfa 562
ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلْمَوْتَ وَٱلْحَيَوٰةَ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًۭا ۚ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفُورُ ﴿2﴾
ٱلَّذِى
خَلَقَ
ٱلْمَوْتَ
وَٱلْحَيَوٰةَ
لِيَبْلُوَكُمْ
أَيُّكُمْ
أَحْسَنُ
عَمَلًۭا
ۚ
وَهُوَ
ٱلْعَزِيزُ
ٱلْغَفُورُ
Hanginizin daha iyi iş işlediğini belirtmek için, ölümü ve dirimi (hayatı) yaratan O'dur. O, güçlüdür, bağışlayandır.
Âyet 3
Cüz 29 • Sayfa 562
ٱلَّذِى خَلَقَ سَبْعَ سَمَٰوَٰتٍۢ طِبَاقًۭا ۖ مَّا تَرَىٰ فِى خَلْقِ ٱلرَّحْمَٰنِ مِن تَفَٰوُتٍۢ ۖ فَٱرْجِعِ ٱلْبَصَرَ هَلْ تَرَىٰ مِن فُطُورٍۢ ﴿3﴾
ٱلَّذِى
خَلَقَ
سَبْعَ
سَمَٰوَٰتٍۢ
طِبَاقًۭا
ۖ
مَّا
تَرَىٰ
فِى
خَلْقِ
ٱلرَّحْمَٰنِ
مِن
تَفَٰوُتٍۢ
ۖ
فَٱرْجِعِ
ٱلْبَصَرَ
هَلْ
تَرَىٰ
مِن
فُطُورٍۢ
Gökleri yedi kat üzerine yaratan O'dur. Rahman'ın bu yaratmasında bir düzensizlik bulamazsın. Gözünü bir çevir bak, bir çatlak görebilir misin?
Âyet 4
Cüz 29 • Sayfa 562
ثُمَّ ٱرْجِعِ ٱلْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنقَلِبْ إِلَيْكَ ٱلْبَصَرُ خَاسِئًۭا وَهُوَ حَسِيرٌۭ ﴿4﴾
ثُمَّ
ٱرْجِعِ
ٱلْبَصَرَ
كَرَّتَيْنِ
يَنقَلِبْ
إِلَيْكَ
ٱلْبَصَرُ
خَاسِئًۭا
وَهُوَ
حَسِيرٌۭ
Bir aksaklık bulmak için gözünü tekrar tekrar çevir bak; ama göz umduğunu bulamayıp bitkin ve yorgun düşer.
Âyet 5
Cüz 29 • Sayfa 562
وَلَقَدْ زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِمَصَٰبِيحَ وَجَعَلْنَٰهَا رُجُومًۭا لِّلشَّيَٰطِينِ ۖ وَأَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ ٱلسَّعِيرِ ﴿5﴾
وَلَقَدْ
زَيَّنَّا
ٱلسَّمَآءَ
ٱلدُّنْيَا
بِمَصَٰبِيحَ
وَجَعَلْنَٰهَا
رُجُومًۭا
لِّلشَّيَٰطِينِ
ۖ
وَأَعْتَدْنَا
لَهُمْ
عَذَابَ
ٱلسَّعِيرِ
And olsun ki, yakın göğü kandillerle donattık, onları şeytanlar için taşlamalar yaptık ve şeytanlara çılgın alev azabını hazırladık.
Âyet 6
Cüz 29 • Sayfa 562
وَلِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ ۖ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ ﴿6﴾
وَلِلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
بِرَبِّهِمْ
عَذَابُ
جَهَنَّمَ
ۖ
وَبِئْسَ
ٱلْمَصِيرُ
Rablerini inkar eden kimseler için cehennem azabı vardır. Ne kötü bir dönüştür!
Âyet 7
Cüz 29 • Sayfa 562
إِذَآ أُلْقُوا۟ فِيهَا سَمِعُوا۟ لَهَا شَهِيقًۭا وَهِىَ تَفُورُ ﴿7﴾
إِذَآ
أُلْقُوا۟
فِيهَا
سَمِعُوا۟
لَهَا
شَهِيقًۭا
وَهِىَ
تَفُورُ
Oraya atıldıkları zaman, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.
Âyet 8
Cüz 29 • Sayfa 562
تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ ٱلْغَيْظِ ۖ كُلَّمَآ أُلْقِىَ فِيهَا فَوْجٌۭ سَأَلَهُمْ خَزَنَتُهَآ أَلَمْ يَأْتِكُمْ نَذِيرٌۭ ﴿8﴾
تَكَادُ
تَمَيَّزُ
مِنَ
ٱلْغَيْظِ
ۖ
كُلَّمَآ
أُلْقِىَ
فِيهَا
فَوْجٌۭ
سَأَلَهُمْ
خَزَنَتُهَآ
أَلَمْ
يَأْتِكُمْ
نَذِيرٌۭ
Nerede ise öfkesinden paralanacak! İçine her bir topluluğun atılmasında, bekçileri onlara: "Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?" diye sorarlar.
Âyet 9
Cüz 29 • Sayfa 562
قَالُوا۟ بَلَىٰ قَدْ جَآءَنَا نَذِيرٌۭ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ ٱللَّهُ مِن شَىْءٍ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍۢ كَبِيرٍۢ ﴿9﴾
قَالُوا۟
بَلَىٰ
قَدْ
جَآءَنَا
نَذِيرٌۭ
فَكَذَّبْنَا
وَقُلْنَا
مَا
نَزَّلَ
ٱللَّهُ
مِن
شَىْءٍ
إِنْ
أَنتُمْ
إِلَّا
فِى
ضَلَٰلٍۢ
كَبِيرٍۢ
Onlar: "Evet; doğrusu bize bir uyarıcı geldi, fakat biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içindesiniz demiştik" derler.
Âyet 10
Cüz 29 • Sayfa 562
وَقَالُوا۟ لَوْ كُنَّا نَسْمَعُ أَوْ نَعْقِلُ مَا كُنَّا فِىٓ أَصْحَٰبِ ٱلسَّعِيرِ ﴿10﴾
وَقَالُوا۟
لَوْ
كُنَّا
نَسْمَعُ
أَوْ
نَعْقِلُ
مَا
كُنَّا
فِىٓ
أَصْحَٰبِ
ٱلسَّعِيرِ
"Eğer kulak vermiş veya akletmiş olsaydık, çılgın alevli cehennemlikler içinde olmazdık" derler.
Âyet 11
Cüz 29 • Sayfa 562
فَٱعْتَرَفُوا۟ بِذَنۢبِهِمْ فَسُحْقًۭا لِّأَصْحَٰبِ ٱلسَّعِيرِ ﴿11﴾
فَٱعْتَرَفُوا۟
بِذَنۢبِهِمْ
فَسُحْقًۭا
لِّأَصْحَٰبِ
ٱلسَّعِيرِ
Böylece, günahlarını itiraf ederler. Çılgın alevli cehennemlikler yok olsunlar!
Âyet 12
Cüz 29 • Sayfa 562
إِنَّ ٱلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِٱلْغَيْبِ لَهُم مَّغْفِرَةٌۭ وَأَجْرٌۭ كَبِيرٌۭ ﴿12﴾
إِنَّ
ٱلَّذِينَ
يَخْشَوْنَ
رَبَّهُم
بِٱلْغَيْبِ
لَهُم
مَّغْفِرَةٌۭ
وَأَجْرٌۭ
كَبِيرٌۭ
Doğrusu, görünmediği halde Rablerinden korkanlara, onlara, bağışlanma ve büyük ecir vardır.
Âyet 13
Cüz 29 • Sayfa 563
وَأَسِرُّوا۟ قَوْلَكُمْ أَوِ ٱجْهَرُوا۟ بِهِۦٓ ۖ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ ﴿13﴾
وَأَسِرُّوا۟
قَوْلَكُمْ
أَوِ
ٱجْهَرُوا۟
بِهِۦٓ
ۖ
إِنَّهُۥ
عَلِيمٌۢ
بِذَاتِ
ٱلصُّدُورِ
Sizler, sözlerinizi gizleseniz de açıklasanız da birdir; O, kalblerde olanı bilir.
Âyet 14
Cüz 29 • Sayfa 563
أَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَ وَهُوَ ٱللَّطِيفُ ٱلْخَبِيرُ ﴿14﴾
أَلَا
يَعْلَمُ
مَنْ
خَلَقَ
وَهُوَ
ٱللَّطِيفُ
ٱلْخَبِيرُ
Yaratan bilmez olur mu? O, Latif'tir, haberdardır.
Âyet 15
Cüz 29 • Sayfa 563
هُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ ذَلُولًۭا فَٱمْشُوا۟ فِى مَنَاكِبِهَا وَكُلُوا۟ مِن رِّزْقِهِۦ ۖ وَإِلَيْهِ ٱلنُّشُورُ ﴿15﴾
هُوَ
ٱلَّذِى
جَعَلَ
لَكُمُ
ٱلْأَرْضَ
ذَلُولًۭا
فَٱمْشُوا۟
فِى
مَنَاكِبِهَا
وَكُلُوا۟
مِن
رِّزْقِهِۦ
ۖ
وَإِلَيْهِ
ٱلنُّشُورُ
Yeryüzünü, size boyun eğdiren O'dur; öyleyse yerin sırtlarında dolaşın, Allah'ın verdiği rızıktan yiyin; sonunda dönüş O'nadır.
Âyet 16
Cüz 29 • Sayfa 563
ءَأَمِنتُم مَّن فِى ٱلسَّمَآءِ أَن يَخْسِفَ بِكُمُ ٱلْأَرْضَ فَإِذَا هِىَ تَمُورُ ﴿16﴾
ءَأَمِنتُم
مَّن
فِى
ٱلسَّمَآءِ
أَن
يَخْسِفَ
بِكُمُ
ٱلْأَرْضَ
فَإِذَا
هِىَ
تَمُورُ
Gökte olanın sizi yerin dibine geçirmesinden güvende misiniz? O zaman, yer, sarsıldıkça sarsılır.
Âyet 17
Cüz 29 • Sayfa 563
أَمْ أَمِنتُم مَّن فِى ٱلسَّمَآءِ أَن يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًۭا ۖ فَسَتَعْلَمُونَ كَيْفَ نَذِيرِ ﴿17﴾
أَمْ
أَمِنتُم
مَّن
فِى
ٱلسَّمَآءِ
أَن
يُرْسِلَ
عَلَيْكُمْ
حَاصِبًۭا
ۖ
فَسَتَعْلَمُونَ
كَيْفَ
نَذِيرِ
Gökte olanın başınıza taş yağdırmasından güvende misiniz? Benim uyarmamın nasıl olduğunu yakında bileceksiniz.
Âyet 18
Cüz 29 • Sayfa 563
وَلَقَدْ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ ﴿18﴾
وَلَقَدْ
كَذَّبَ
ٱلَّذِينَ
مِن
قَبْلِهِمْ
فَكَيْفَ
كَانَ
نَكِيرِ
And olsun ki, bunlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Beni inkar etmek nasılmış?
Âyet 19
Cüz 29 • Sayfa 563
أَوَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَى ٱلطَّيْرِ فَوْقَهُمْ صَٰٓفَّٰتٍۢ وَيَقْبِضْنَ ۚ مَا يُمْسِكُهُنَّ إِلَّا ٱلرَّحْمَٰنُ ۚ إِنَّهُۥ بِكُلِّ شَىْءٍۭ بَصِيرٌ ﴿19﴾
أَوَلَمْ
يَرَوْا۟
إِلَى
ٱلطَّيْرِ
فَوْقَهُمْ
صَٰٓفَّٰتٍۢ
وَيَقْبِضْنَ
ۚ
مَا
يُمْسِكُهُنَّ
إِلَّا
ٱلرَّحْمَٰنُ
ۚ
إِنَّهُۥ
بِكُلِّ
شَىْءٍۭ
بَصِيرٌ
Üzerlerinde kanat çırpan dizi dizi kuşları görmezler mi? Onları havada Rahman olan Allah'tan başkası tutmuyor; doğrusu, O, herşeyi görendir.
Âyet 20
Cüz 29 • Sayfa 563
أَمَّنْ هَٰذَا ٱلَّذِى هُوَ جُندٌۭ لَّكُمْ يَنصُرُكُم مِّن دُونِ ٱلرَّحْمَٰنِ ۚ إِنِ ٱلْكَٰفِرُونَ إِلَّا فِى غُرُورٍ ﴿20﴾
أَمَّنْ
هَٰذَا
ٱلَّذِى
هُوَ
جُندٌۭ
لَّكُمْ
يَنصُرُكُم
مِّن
دُونِ
ٱلرَّحْمَٰنِ
ۚ
إِنِ
ٱلْكَٰفِرُونَ
إِلَّا
فِى
غُرُورٍ
Yahut, Rahman olan Allah'ın dışında size yardımda bulunabilecek taraftarlarınız kimdir? İnkarcılar sadece aldanmaktadırlar.
Âyet 21
Cüz 29 • Sayfa 563
أَمَّنْ هَٰذَا ٱلَّذِى يَرْزُقُكُمْ إِنْ أَمْسَكَ رِزْقَهُۥ ۚ بَل لَّجُّوا۟ فِى عُتُوٍّۢ وَنُفُورٍ ﴿21﴾
أَمَّنْ
هَٰذَا
ٱلَّذِى
يَرْزُقُكُمْ
إِنْ
أَمْسَكَ
رِزْقَهُۥ
ۚ
بَل
لَّجُّوا۟
فِى
عُتُوٍّۢ
وَنُفُورٍ
Allah size verdiği rızkı kesiverirse, size rızık verecek başka kim vardır? Hayır; onlar, azgınlık ve nefrette direnmektedirler.
Âyet 22
Cüz 29 • Sayfa 563
أَفَمَن يَمْشِى مُكِبًّا عَلَىٰ وَجْهِهِۦٓ أَهْدَىٰٓ أَمَّن يَمْشِى سَوِيًّا عَلَىٰ صِرَٰطٍۢ مُّسْتَقِيمٍۢ ﴿22﴾
أَفَمَن
يَمْشِى
مُكِبًّا
عَلَىٰ
وَجْهِهِۦٓ
أَهْدَىٰٓ
أَمَّن
يَمْشِى
سَوِيًّا
عَلَىٰ
صِرَٰطٍۢ
مُّسْتَقِيمٍۢ
Yüzükoyun sürünen mi, yoksa doğru yolda düpedüz yürüyen mi daha doğru yoldadır?
Âyet 23
Cüz 29 • Sayfa 563
قُلْ هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ ۖ قَلِيلًۭا مَّا تَشْكُرُونَ ﴿23﴾
قُلْ
هُوَ
ٱلَّذِىٓ
أَنشَأَكُمْ
وَجَعَلَ
لَكُمُ
ٱلسَّمْعَ
وَٱلْأَبْصَٰرَ
وَٱلْأَفْـِٔدَةَ
ۖ
قَلِيلًۭا
مَّا
تَشْكُرُونَ
De ki: "Sizi yaratan sizin için kulaklar, gözler ve kalbler var eden O'dur. Ne az şükrediyorsunuz!"
Âyet 24
Cüz 29 • Sayfa 563
قُلْ هُوَ ٱلَّذِى ذَرَأَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَإِلَيْهِ تُحْشَرُونَ ﴿24﴾
قُلْ
هُوَ
ٱلَّذِى
ذَرَأَكُمْ
فِى
ٱلْأَرْضِ
وَإِلَيْهِ
تُحْشَرُونَ
Sizi yerde yaratıp yayan O'dur ve O'nun huzurunda toplanacaksınız.
Âyet 25
Cüz 29 • Sayfa 563
وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ ﴿25﴾
وَيَقُولُونَ
مَتَىٰ
هَٰذَا
ٱلْوَعْدُ
إِن
كُنتُمْ
صَٰدِقِينَ
"Doğru sözlü iseniz bildirin bu azap sözü ne zamandır?" derler.
Âyet 26
Cüz 29 • Sayfa 563
قُلْ إِنَّمَا ٱلْعِلْمُ عِندَ ٱللَّهِ وَإِنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرٌۭ مُّبِينٌۭ ﴿26﴾
قُلْ
إِنَّمَا
ٱلْعِلْمُ
عِندَ
ٱللَّهِ
وَإِنَّمَآ
أَنَا۠
نَذِيرٌۭ
مُّبِينٌۭ
De ki: "Onu bilmek ancak Allah'a mahsustur. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."
Âyet 27
Cüz 29 • Sayfa 564
فَلَمَّا رَأَوْهُ زُلْفَةًۭ سِيٓـَٔتْ وُجُوهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَقِيلَ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تَدَّعُونَ ﴿27﴾
فَلَمَّا
رَأَوْهُ
زُلْفَةًۭ
سِيٓـَٔتْ
وُجُوهُ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
وَقِيلَ
هَٰذَا
ٱلَّذِى
كُنتُم
بِهِۦ
تَدَّعُونَ
Azabı yaklaşırken gördükleri zaman, inkar edenlerin yüzleri çirkinleşip kararır; onlara: "Sizin arayıp durduğunuz işte budur" denir.
Âyet 28
Cüz 29 • Sayfa 564
قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِنْ أَهْلَكَنِىَ ٱللَّهُ وَمَن مَّعِىَ أَوْ رَحِمَنَا فَمَن يُجِيرُ ٱلْكَٰفِرِينَ مِنْ عَذَابٍ أَلِيمٍۢ ﴿28﴾
قُلْ
أَرَءَيْتُمْ
إِنْ
أَهْلَكَنِىَ
ٱللَّهُ
وَمَن
مَّعِىَ
أَوْ
رَحِمَنَا
فَمَن
يُجِيرُ
ٱلْكَٰفِرِينَ
مِنْ
عَذَابٍ
أَلِيمٍۢ
De ki: "Allah, beni ve benimle beraber bulunanları isterse yok eder veya isterse merhamet eder; söyleyin, bu takdirde inkarcıları, can yakıcı azabdan kim alıkoyabilir?"
Âyet 29
Cüz 29 • Sayfa 564
قُلْ هُوَ ٱلرَّحْمَٰنُ ءَامَنَّا بِهِۦ وَعَلَيْهِ تَوَكَّلْنَا ۖ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ فِى ضَلَٰلٍۢ مُّبِينٍۢ ﴿29﴾
قُلْ
هُوَ
ٱلرَّحْمَٰنُ
ءَامَنَّا
بِهِۦ
وَعَلَيْهِ
تَوَكَّلْنَا
ۖ
فَسَتَعْلَمُونَ
مَنْ
هُوَ
فِى
ضَلَٰلٍۢ
مُّبِينٍۢ
De ki: "Bizim inandığımız ve kendisine güvendiğimiz, Rahman olan Allah'tır. Kimin apaçık bir sapıklıkta olduğunu yakında bileceksiniz."
Âyet 30
Cüz 29 • Sayfa 564
قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِنْ أَصْبَحَ مَآؤُكُمْ غَوْرًۭا فَمَن يَأْتِيكُم بِمَآءٍۢ مَّعِينٍۭ ﴿30﴾
قُلْ
أَرَءَيْتُمْ
إِنْ
أَصْبَحَ
مَآؤُكُمْ
غَوْرًۭا
فَمَن
يَأْتِيكُم
بِمَآءٍۢ
مَّعِينٍۭ
De ki: "Suyunuz yere batarsa, söyleyin, size kim temiz bir su kaynağı getirebilir?"
Sosyal Medya Kartı Oluşturucu 1000x1000 PNG