Kârî:
Sûre #78
Mekkî
İniş Sırası: 80
40 Âyet
النبإ
Nebe' (Amme) Sûresi
Anlamı: Büyük Haber
Sûrenin Nüzul Sebebi ve Temel Mesajları (Tefsir Özeti)
▼ Göster / Gizle
Nüzul Ortamı: Nebe' (Amme) Sûresi Mekke-i Mükerreme döneminde nâzil olmuştur. Toplam 40 âyet-i kerîmeden müteşekkildir.
Tefsir ve Muhteva: Sûre, adını "Büyük Haber" manasına gelen lafızdan almaktadır. Cenâb-ı Hakk'ın kudretini, mü'minlerin ahlakî mükellefiyetlerini, takvâ ve tevhidi öğütler.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla
Âyet 1
Cüz 30 • Sayfa 582
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ ﴿1﴾
بِسْمِ
ٱللَّهِ
ٱلرَّحْمَٰنِ
ٱلرَّحِيمِ
عَمَّ
يَتَسَآءَلُونَ
Neyi soruşturuyorlar?
Âyet 2
Cüz 30 • Sayfa 582
عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلْعَظِيمِ ﴿2﴾
عَنِ
ٱلنَّبَإِ
ٱلْعَظِيمِ
Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi?
Âyet 3
Cüz 30 • Sayfa 582
ٱلَّذِى هُمْ فِيهِ مُخْتَلِفُونَ ﴿3﴾
ٱلَّذِى
هُمْ
فِيهِ
مُخْتَلِفُونَ
Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi?
Âyet 4
Cüz 30 • Sayfa 582
كَلَّا سَيَعْلَمُونَ ﴿4﴾
كَلَّا
سَيَعْلَمُونَ
Hayır; şüphesiz görüp bileceklerdir.
Âyet 5
Cüz 30 • Sayfa 582
ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ ﴿5﴾
ثُمَّ
كَلَّا
سَيَعْلَمُونَ
Yine hayır; elbette görüp bileceklerdir.
Âyet 6
Cüz 30 • Sayfa 582
أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ مِهَٰدًۭا ﴿6﴾
أَلَمْ
نَجْعَلِ
ٱلْأَرْضَ
مِهَٰدًۭا
Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?
Âyet 7
Cüz 30 • Sayfa 582
وَٱلْجِبَالَ أَوْتَادًۭا ﴿7﴾
وَٱلْجِبَالَ
أَوْتَادًۭا
Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?
Âyet 8
Cüz 30 • Sayfa 582
وَخَلَقْنَٰكُمْ أَزْوَٰجًۭا ﴿8﴾
وَخَلَقْنَٰكُمْ
أَزْوَٰجًۭا
Sizi çift çift yarattık;
Âyet 9
Cüz 30 • Sayfa 582
وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًۭا ﴿9﴾
وَجَعَلْنَا
نَوْمَكُمْ
سُبَاتًۭا
Uykunuzu dinlenme vakti kıldık;
Âyet 10
Cüz 30 • Sayfa 582
وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ لِبَاسًۭا ﴿10﴾
وَجَعَلْنَا
ٱلَّيْلَ
لِبَاسًۭا
Geceyi bir örtü yaptık;
Âyet 11
Cüz 30 • Sayfa 582
وَجَعَلْنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشًۭا ﴿11﴾
وَجَعَلْنَا
ٱلنَّهَارَ
مَعَاشًۭا
Gündüzü geçimi sağlama vakti kıldık;
Âyet 12
Cüz 30 • Sayfa 582
وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًۭا شِدَادًۭا ﴿12﴾
وَبَنَيْنَا
فَوْقَكُمْ
سَبْعًۭا
شِدَادًۭا
Üstünüze yedi kat sağlam gök bina ettik;
Âyet 13
Cüz 30 • Sayfa 582
وَجَعَلْنَا سِرَاجًۭا وَهَّاجًۭا ﴿13﴾
وَجَعَلْنَا
سِرَاجًۭا
وَهَّاجًۭا
Parlak ışık veren güneşi varettik;
Âyet 14
Cüz 30 • Sayfa 582
وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلْمُعْصِرَٰتِ مَآءًۭ ثَجَّاجًۭا ﴿14﴾
وَأَنزَلْنَا
مِنَ
ٱلْمُعْصِرَٰتِ
مَآءًۭ
ثَجَّاجًۭا
Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.
Âyet 15
Cüz 30 • Sayfa 582
لِّنُخْرِجَ بِهِۦ حَبًّۭا وَنَبَاتًۭا ﴿15﴾
لِّنُخْرِجَ
بِهِۦ
حَبًّۭا
وَنَبَاتًۭا
Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.
Âyet 16
Cüz 30 • Sayfa 582
وَجَنَّٰتٍ أَلْفَافًا ﴿16﴾
وَجَنَّٰتٍ
أَلْفَافًا
Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.
Âyet 17
Cüz 30 • Sayfa 582
إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ كَانَ مِيقَٰتًۭا ﴿17﴾
إِنَّ
يَوْمَ
ٱلْفَصْلِ
كَانَ
مِيقَٰتًۭا
Doğrusu, hüküm gününün vakti elbette tesbit edilmiştir.
Âyet 18
Cüz 30 • Sayfa 582
يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَتَأْتُونَ أَفْوَاجًۭا ﴿18﴾
يَوْمَ
يُنفَخُ
فِى
ٱلصُّورِ
فَتَأْتُونَ
أَفْوَاجًۭا
Sura üfürüldüğü gün hepiniz bölük bölük gelirsiniz.
Âyet 19
Cüz 30 • Sayfa 582
وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ أَبْوَٰبًۭا ﴿19﴾
وَفُتِحَتِ
ٱلسَّمَآءُ
فَكَانَتْ
أَبْوَٰبًۭا
Gökler kapı kapı açılacaktır.
Âyet 20
Cüz 30 • Sayfa 582
وَسُيِّرَتِ ٱلْجِبَالُ فَكَانَتْ سَرَابًا ﴿20﴾
وَسُيِّرَتِ
ٱلْجِبَالُ
فَكَانَتْ
سَرَابًا
Dağlar yürütülüp serap olacaktır.
Âyet 21
Cüz 30 • Sayfa 582
إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًۭا ﴿21﴾
إِنَّ
جَهَنَّمَ
كَانَتْ
مِرْصَادًۭا
Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır.
Âyet 22
Cüz 30 • Sayfa 582
لِّلطَّٰغِينَ مَـَٔابًۭا ﴿22﴾
لِّلطَّٰغِينَ
مَـَٔابًۭا
Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır.
Âyet 23
Cüz 30 • Sayfa 582
لَّٰبِثِينَ فِيهَآ أَحْقَابًۭا ﴿23﴾
لَّٰبِثِينَ
فِيهَآ
أَحْقَابًۭا
Orada çağlar boyunca (nice devirler) kalacaklardır.
Âyet 24
Cüz 30 • Sayfa 582
لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًۭا وَلَا شَرَابًا ﴿24﴾
لَّا
يَذُوقُونَ
فِيهَا
بَرْدًۭا
وَلَا
شَرَابًا
Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....
Âyet 25
Cüz 30 • Sayfa 582
إِلَّا حَمِيمًۭا وَغَسَّاقًۭا ﴿25﴾
إِلَّا
حَمِيمًۭا
وَغَسَّاقًۭا
Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....
Âyet 26
Cüz 30 • Sayfa 582
جَزَآءًۭ وِفَاقًا ﴿26﴾
جَزَآءًۭ
وِفَاقًا
Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....
Âyet 27
Cüz 30 • Sayfa 582
إِنَّهُمْ كَانُوا۟ لَا يَرْجُونَ حِسَابًۭا ﴿27﴾
إِنَّهُمْ
كَانُوا۟
لَا
يَرْجُونَ
حِسَابًۭا
Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini sanmazlardı.
Âyet 28
Cüz 30 • Sayfa 582
وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا كِذَّابًۭا ﴿28﴾
وَكَذَّبُوا۟
بِـَٔايَٰتِنَا
كِذَّابًۭا
Ayetlerimizi hep yalan sayıp dururlardı.
Âyet 29
Cüz 30 • Sayfa 582
وَكُلَّ شَىْءٍ أَحْصَيْنَٰهُ كِتَٰبًۭا ﴿29﴾
وَكُلَّ
شَىْءٍ
أَحْصَيْنَٰهُ
كِتَٰبًۭا
Biz de herşeyi yazıp saymışızdır.
Âyet 30
Cüz 30 • Sayfa 582
فَذُوقُوا۟ فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا ﴿30﴾
فَذُوقُوا۟
فَلَن
نَّزِيدَكُمْ
إِلَّا
عَذَابًا
Şöyle deriz: "Artık tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız."
Âyet 31
Cüz 30 • Sayfa 583
إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا ﴿31﴾
إِنَّ
لِلْمُتَّقِينَ
مَفَازًا
Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.
Âyet 32
Cüz 30 • Sayfa 583
حَدَآئِقَ وَأَعْنَٰبًۭا ﴿32﴾
حَدَآئِقَ
وَأَعْنَٰبًۭا
Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.
Âyet 33
Cüz 30 • Sayfa 583
وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًۭا ﴿33﴾
وَكَوَاعِبَ
أَتْرَابًۭا
Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.
Âyet 34
Cüz 30 • Sayfa 583
وَكَأْسًۭا دِهَاقًۭا ﴿34﴾
وَكَأْسًۭا
دِهَاقًۭا
Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.
Âyet 35
Cüz 30 • Sayfa 583
لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًۭا وَلَا كِذَّٰبًۭا ﴿35﴾
لَّا
يَسْمَعُونَ
فِيهَا
لَغْوًۭا
وَلَا
كِذَّٰبًۭا
Orada boş ve yalan söz işitmezler.
Âyet 36
Cüz 30 • Sayfa 583
جَزَآءًۭ مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابًۭا ﴿36﴾
جَزَآءًۭ
مِّن
رَّبِّكَ
عَطَآءً
حِسَابًۭا
Bunlar Rabbinin katından, hesabları karşılığı verilenlerdir.
Âyet 37
Cüz 30 • Sayfa 583
رَّبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلرَّحْمَٰنِ ۖ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًۭا ﴿37﴾
رَّبِّ
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
وَٱلْأَرْضِ
وَمَا
بَيْنَهُمَا
ٱلرَّحْمَٰنِ
ۖ
لَا
يَمْلِكُونَ
مِنْهُ
خِطَابًۭا
O, göklerin, yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. O, önünde kimsenin konuşmayacağı Rahman olan Allah'tır.
Âyet 38
Cüz 30 • Sayfa 583
يَوْمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ صَفًّۭا ۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ وَقَالَ صَوَابًۭا ﴿38﴾
يَوْمَ
يَقُومُ
ٱلرُّوحُ
وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ
صَفًّۭا
ۖ
لَّا
يَتَكَلَّمُونَ
إِلَّا
مَنْ
أَذِنَ
لَهُ
ٱلرَّحْمَٰنُ
وَقَالَ
صَوَابًۭا
Cebrail ve meleklerin dizi dizi durdukları gün, Rahman olan Allah'ın izni olmadan kimse konuşamayacaktır. Konuştuğu zaman da doğruyu söyleyecektir.
Âyet 39
Cüz 30 • Sayfa 583
ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلْحَقُّ ۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا ﴿39﴾
ذَٰلِكَ
ٱلْيَوْمُ
ٱلْحَقُّ
ۖ
فَمَن
شَآءَ
ٱتَّخَذَ
إِلَىٰ
رَبِّهِۦ
مَـَٔابًا
İşte gerçek gün budur. Dileyen kimse, Rabbine götürecek bir yol benimser.
Âyet 40
Cüz 30 • Sayfa 583
إِنَّآ أَنذَرْنَٰكُمْ عَذَابًۭا قَرِيبًۭا يَوْمَ يَنظُرُ ٱلْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلْكَافِرُ يَٰلَيْتَنِى كُنتُ تُرَٰبًۢا ﴿40﴾
إِنَّآ
أَنذَرْنَٰكُمْ
عَذَابًۭا
قَرِيبًۭا
يَوْمَ
يَنظُرُ
ٱلْمَرْءُ
مَا
قَدَّمَتْ
يَدَاهُ
وَيَقُولُ
ٱلْكَافِرُ
يَٰلَيْتَنِى
كُنتُ
تُرَٰبًۢا
Sizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da: "Keşke toprak olaydım" der.
Sosyal Medya Kartı Oluşturucu 1000x1000 PNG