Kârî:
Sûre #71
Mekkî
İniş Sırası: 71
28 Âyet
نوح
Nûh Sûresi
Anlamı: Hz. Nûh (a.s.)
Sûrenin Nüzul Sebebi ve Temel Mesajları (Tefsir Özeti)
▼ Göster / Gizle
Nüzul Ortamı: Nûh Sûresi Mekke-i Mükerreme döneminde nâzil olmuştur. Toplam 28 âyet-i kerîmeden müteşekkildir.
Tefsir ve Muhteva: Sûre, adını "Hz. Nûh (a.s.)" manasına gelen lafızdan almaktadır. Cenâb-ı Hakk'ın kudretini, mü'minlerin ahlakî mükellefiyetlerini, takvâ ve tevhidi öğütler.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla
Âyet 1
Cüz 29 • Sayfa 570
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ إِنَّآ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِۦٓ أَنْ أَنذِرْ قَوْمَكَ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِيَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌۭ ﴿1﴾
بِسْمِ
ٱللَّهِ
ٱلرَّحْمَٰنِ
ٱلرَّحِيمِ
إِنَّآ
أَرْسَلْنَا
نُوحًا
إِلَىٰ
قَوْمِهِۦٓ
أَنْ
أَنذِرْ
قَوْمَكَ
مِن
قَبْلِ
أَن
يَأْتِيَهُمْ
عَذَابٌ
أَلِيمٌۭ
"Milletine can yakıcı bir azap gelmezden önce onları uyar" diye Nuh'u milletine gönderdik.
Âyet 2
Cüz 29 • Sayfa 570
قَالَ يَٰقَوْمِ إِنِّى لَكُمْ نَذِيرٌۭ مُّبِينٌ ﴿2﴾
قَالَ
يَٰقَوْمِ
إِنِّى
لَكُمْ
نَذِيرٌۭ
مُّبِينٌ
O da şöyle söyledi: "Ey Milletim! Şüphesiz ben, size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım."
Âyet 3
Cüz 29 • Sayfa 570
أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱتَّقُوهُ وَأَطِيعُونِ ﴿3﴾
أَنِ
ٱعْبُدُوا۟
ٱللَّهَ
وَٱتَّقُوهُ
وَأَطِيعُونِ
"Allah'a kulluk edin; O'ndan sakının ve bana itaat edin ki Allah günahlarınızı size bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin; doğrusu Allah'ın belirttiği süre gelince geri bırakılamaz; keşke bilseniz!"
Âyet 4
Cüz 29 • Sayfa 570
يَغْفِرْ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرْكُمْ إِلَىٰٓ أَجَلٍۢ مُّسَمًّى ۚ إِنَّ أَجَلَ ٱللَّهِ إِذَا جَآءَ لَا يُؤَخَّرُ ۖ لَوْ كُنتُمْ تَعْلَمُونَ ﴿4﴾
يَغْفِرْ
لَكُم
مِّن
ذُنُوبِكُمْ
وَيُؤَخِّرْكُمْ
إِلَىٰٓ
أَجَلٍۢ
مُّسَمًّى
ۚ
إِنَّ
أَجَلَ
ٱللَّهِ
إِذَا
جَآءَ
لَا
يُؤَخَّرُ
ۖ
لَوْ
كُنتُمْ
تَعْلَمُونَ
"Allah'a kulluk edin; O'ndan sakının ve bana itaat edin ki Allah günahlarınızı size bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin; doğrusu Allah'ın belirttiği süre gelince geri bırakılamaz; keşke bilseniz!"
Âyet 5
Cüz 29 • Sayfa 570
قَالَ رَبِّ إِنِّى دَعَوْتُ قَوْمِى لَيْلًۭا وَنَهَارًۭا ﴿5﴾
قَالَ
رَبِّ
إِنِّى
دَعَوْتُ
قَوْمِى
لَيْلًۭا
وَنَهَارًۭا
Nuh dedi ki: "Rabbim! Doğrusu ben, milletimi gece gündüz çağırdım."
Âyet 6
Cüz 29 • Sayfa 570
فَلَمْ يَزِدْهُمْ دُعَآءِىٓ إِلَّا فِرَارًۭا ﴿6﴾
فَلَمْ
يَزِدْهُمْ
دُعَآءِىٓ
إِلَّا
فِرَارًۭا
"Fakat benim çağırmam, sadece benden uzaklıklarını artırdı."
Âyet 7
Cüz 29 • Sayfa 570
وَإِنِّى كُلَّمَا دَعَوْتُهُمْ لِتَغْفِرَ لَهُمْ جَعَلُوٓا۟ أَصَٰبِعَهُمْ فِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَٱسْتَغْشَوْا۟ ثِيَابَهُمْ وَأَصَرُّوا۟ وَٱسْتَكْبَرُوا۟ ٱسْتِكْبَارًۭا ﴿7﴾
وَإِنِّى
كُلَّمَا
دَعَوْتُهُمْ
لِتَغْفِرَ
لَهُمْ
جَعَلُوٓا۟
أَصَٰبِعَهُمْ
فِىٓ
ءَاذَانِهِمْ
وَٱسْتَغْشَوْا۟
ثِيَابَهُمْ
وَأَصَرُّوا۟
وَٱسْتَكْبَرُوا۟
ٱسْتِكْبَارًۭا
"Doğrusu ben Senin onları bağışlaman için kendilerini her çağırışımda, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, direndiler, büyüklendikçe büyüklendiler."
Âyet 8
Cüz 29 • Sayfa 570
ثُمَّ إِنِّى دَعَوْتُهُمْ جِهَارًۭا ﴿8﴾
ثُمَّ
إِنِّى
دَعَوْتُهُمْ
جِهَارًۭا
"Sonra, doğrusu ben onları açıkça çağırdım."
Âyet 9
Cüz 29 • Sayfa 570
ثُمَّ إِنِّىٓ أَعْلَنتُ لَهُمْ وَأَسْرَرْتُ لَهُمْ إِسْرَارًۭا ﴿9﴾
ثُمَّ
إِنِّىٓ
أَعْلَنتُ
لَهُمْ
وَأَسْرَرْتُ
لَهُمْ
إِسْرَارًۭا
"Sonra onlara açıktan açığa, gizliden gizliye de söyledim."
Âyet 10
Cüz 29 • Sayfa 570
فَقُلْتُ ٱسْتَغْفِرُوا۟ رَبَّكُمْ إِنَّهُۥ كَانَ غَفَّارًۭا ﴿10﴾
فَقُلْتُ
ٱسْتَغْفِرُوا۟
رَبَّكُمْ
إِنَّهُۥ
كَانَ
غَفَّارًۭا
Dedim ki: "Rabbinizden bağışlanma dileyin; doğrusu O, çok bağışlayandır. Size gökten bol bol yağmur indirsin."
Âyet 11
Cüz 29 • Sayfa 571
يُرْسِلِ ٱلسَّمَآءَ عَلَيْكُم مِّدْرَارًۭا ﴿11﴾
يُرْسِلِ
ٱلسَّمَآءَ
عَلَيْكُم
مِّدْرَارًۭا
Dedim ki: "Rabbinizden bağışlanma dileyin; doğrusu O, çok bağışlayandır. Size gökten bol bol yağmur indirsin."
Âyet 12
Cüz 29 • Sayfa 571
وَيُمْدِدْكُم بِأَمْوَٰلٍۢ وَبَنِينَ وَيَجْعَل لَّكُمْ جَنَّٰتٍۢ وَيَجْعَل لَّكُمْ أَنْهَٰرًۭا ﴿12﴾
وَيُمْدِدْكُم
بِأَمْوَٰلٍۢ
وَبَنِينَ
وَيَجْعَل
لَّكُمْ
جَنَّٰتٍۢ
وَيَجْعَل
لَّكُمْ
أَنْهَٰرًۭا
"Sizi, mallar ve oğullarla desteklesin; sizin için bahçeler var etsin, ırmaklar akıtsın."
Âyet 13
Cüz 29 • Sayfa 571
مَّا لَكُمْ لَا تَرْجُونَ لِلَّهِ وَقَارًۭا ﴿13﴾
مَّا
لَكُمْ
لَا
تَرْجُونَ
لِلَّهِ
وَقَارًۭا
"Ne oluyorsunuz ki Allah'a büyüklüğü yakıştıramıyorsunuz."
Âyet 14
Cüz 29 • Sayfa 571
وَقَدْ خَلَقَكُمْ أَطْوَارًا ﴿14﴾
وَقَدْ
خَلَقَكُمْ
أَطْوَارًا
"Oysa sizi merhalelerden geçirerek O yaratmıştır."
Âyet 15
Cüz 29 • Sayfa 571
أَلَمْ تَرَوْا۟ كَيْفَ خَلَقَ ٱللَّهُ سَبْعَ سَمَٰوَٰتٍۢ طِبَاقًۭا ﴿15﴾
أَلَمْ
تَرَوْا۟
كَيْفَ
خَلَقَ
ٱللَّهُ
سَبْعَ
سَمَٰوَٰتٍۢ
طِبَاقًۭا
"Allah'ın, göğü yedi kat üzerine nasıl yarattığını görmez misiniz?"
Âyet 16
Cüz 29 • Sayfa 571
وَجَعَلَ ٱلْقَمَرَ فِيهِنَّ نُورًۭا وَجَعَلَ ٱلشَّمْسَ سِرَاجًۭا ﴿16﴾
وَجَعَلَ
ٱلْقَمَرَ
فِيهِنَّ
نُورًۭا
وَجَعَلَ
ٱلشَّمْسَ
سِرَاجًۭا
"Aralarında aya aydınlık vermiş ve güneşin ışık saçmasını sağlamıştır."
Âyet 17
Cüz 29 • Sayfa 571
وَٱللَّهُ أَنۢبَتَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ نَبَاتًۭا ﴿17﴾
وَٱللَّهُ
أَنۢبَتَكُم
مِّنَ
ٱلْأَرْضِ
نَبَاتًۭا
"Allah sizi yerden bitirir gibi yetiştirmiştir."
Âyet 18
Cüz 29 • Sayfa 571
ثُمَّ يُعِيدُكُمْ فِيهَا وَيُخْرِجُكُمْ إِخْرَاجًۭا ﴿18﴾
ثُمَّ
يُعِيدُكُمْ
فِيهَا
وَيُخْرِجُكُمْ
إِخْرَاجًۭا
"Sonra sizi oraya döndürür ve yine oradan çıkarır."
Âyet 19
Cüz 29 • Sayfa 571
وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ بِسَاطًۭا ﴿19﴾
وَٱللَّهُ
جَعَلَ
لَكُمُ
ٱلْأَرْضَ
بِسَاطًۭا
"Yeryüzünde dolaşabilmeniz, orada yollar ve geniş geçitlerden geçebilmeniz için, onu size yayan O'dur."
Âyet 20
Cüz 29 • Sayfa 571
لِّتَسْلُكُوا۟ مِنْهَا سُبُلًۭا فِجَاجًۭا ﴿20﴾
لِّتَسْلُكُوا۟
مِنْهَا
سُبُلًۭا
فِجَاجًۭا
"Yeryüzünde dolaşabilmeniz, orada yollar ve geniş geçitlerden geçebilmeniz için, onu size yayan O'dur."
Âyet 21
Cüz 29 • Sayfa 571
قَالَ نُوحٌۭ رَّبِّ إِنَّهُمْ عَصَوْنِى وَٱتَّبَعُوا۟ مَن لَّمْ يَزِدْهُ مَالُهُۥ وَوَلَدُهُۥٓ إِلَّا خَسَارًۭا ﴿21﴾
قَالَ
نُوحٌۭ
رَّبِّ
إِنَّهُمْ
عَصَوْنِى
وَٱتَّبَعُوا۟
مَن
لَّمْ
يَزِدْهُ
مَالُهُۥ
وَوَلَدُهُۥٓ
إِلَّا
خَسَارًۭا
Nuh: "Rabbim! Doğrusu bunlar bana baş kaldırdılar ve malı, çocuğu kendisine sadece zarar getiren kimseye uydular; birbirinden büyük düzenler kurdular" dedi.
Âyet 22
Cüz 29 • Sayfa 571
وَمَكَرُوا۟ مَكْرًۭا كُبَّارًۭا ﴿22﴾
وَمَكَرُوا۟
مَكْرًۭا
كُبَّارًۭا
Nuh: "Rabbim! Doğrusu bunlar bana baş kaldırdılar ve malı, çocuğu kendisine sadece zarar getiren kimseye uydular; birbirinden büyük düzenler kurdular" dedi.
Âyet 23
Cüz 29 • Sayfa 571
وَقَالُوا۟ لَا تَذَرُنَّ ءَالِهَتَكُمْ وَلَا تَذَرُنَّ وَدًّۭا وَلَا سُوَاعًۭا وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ وَنَسْرًۭا ﴿23﴾
وَقَالُوا۟
لَا
تَذَرُنَّ
ءَالِهَتَكُمْ
وَلَا
تَذَرُنَّ
وَدًّۭا
وَلَا
سُوَاعًۭا
وَلَا
يَغُوثَ
وَيَعُوقَ
وَنَسْرًۭا
İnsanlara: "Sakın tanrılarınızı bırakmayın, Ved, Suva, Yağus, Yeuk ve Nesr putlarından asla vazgeçmeyin" dediler.
Âyet 24
Cüz 29 • Sayfa 571
وَقَدْ أَضَلُّوا۟ كَثِيرًۭا ۖ وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا ضَلَٰلًۭا ﴿24﴾
وَقَدْ
أَضَلُّوا۟
كَثِيرًۭا
ۖ
وَلَا
تَزِدِ
ٱلظَّٰلِمِينَ
إِلَّا
ضَلَٰلًۭا
"Böylece birçoğunu saptırdılar; Rabbim! Sen bu zalimlerin sadece şaşkınlığını artır."
Âyet 25
Cüz 29 • Sayfa 571
مِّمَّا خَطِيٓـَٰٔتِهِمْ أُغْرِقُوا۟ فَأُدْخِلُوا۟ نَارًۭا فَلَمْ يَجِدُوا۟ لَهُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ أَنصَارًۭا ﴿25﴾
مِّمَّا
خَطِيٓـَٰٔتِهِمْ
أُغْرِقُوا۟
فَأُدْخِلُوا۟
نَارًۭا
فَلَمْ
يَجِدُوا۟
لَهُم
مِّن
دُونِ
ٱللَّهِ
أَنصَارًۭا
Onlar, günahları yüzünden suda boğuldular; ateşe sokuldular, kendilerine Allah'tan başka yardımcı bulamadılar.
Âyet 26
Cüz 29 • Sayfa 571
وَقَالَ نُوحٌۭ رَّبِّ لَا تَذَرْ عَلَى ٱلْأَرْضِ مِنَ ٱلْكَٰفِرِينَ دَيَّارًا ﴿26﴾
وَقَالَ
نُوحٌۭ
رَّبِّ
لَا
تَذَرْ
عَلَى
ٱلْأَرْضِ
مِنَ
ٱلْكَٰفِرِينَ
دَيَّارًا
Nuh dedi ki: "Rabbim! Yeryüzünde hiçbir inkarcı bırakma."
Âyet 27
Cüz 29 • Sayfa 571
إِنَّكَ إِن تَذَرْهُمْ يُضِلُّوا۟ عِبَادَكَ وَلَا يَلِدُوٓا۟ إِلَّا فَاجِرًۭا كَفَّارًۭا ﴿27﴾
إِنَّكَ
إِن
تَذَرْهُمْ
يُضِلُّوا۟
عِبَادَكَ
وَلَا
يَلِدُوٓا۟
إِلَّا
فَاجِرًۭا
كَفَّارًۭا
"Doğrusu Sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar; sadece ahlaksız ve çok inkarcıdan başkasını doğurup yetiştirmezler."
Âyet 28
Cüz 29 • Sayfa 571
رَّبِّ ٱغْفِرْ لِى وَلِوَٰلِدَىَّ وَلِمَن دَخَلَ بَيْتِىَ مُؤْمِنًۭا وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا تَبَارًۢا ﴿28﴾
رَّبِّ
ٱغْفِرْ
لِى
وَلِوَٰلِدَىَّ
وَلِمَن
دَخَلَ
بَيْتِىَ
مُؤْمِنًۭا
وَلِلْمُؤْمِنِينَ
وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ
وَلَا
تَزِدِ
ٱلظَّٰلِمِينَ
إِلَّا
تَبَارًۢا
"Rabbim! Beni, anamı, babamı, evime inanmış olarak gireni, inanan erkek ve kadınları bağışla; zalimlerin de yalnız helakını artır."
Sosyal Medya Kartı Oluşturucu 1000x1000 PNG