21 Cemaziyelevvel 1448 (٢١ جُمَادَى الأولَى ١٤٤٨ هـ) | 2 Kasım 2026, Pazartesi
«بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ» — Esselâmü Aleyküm ve Rahmetullâh
İslam Atlası Bilgi Arama Motoru

Dijital İslam Bilgi ve Araştırma Platformu

Kur'an âyetleri, sahih hadisler, tefsir, fıkıh, İslam tarihi, alimler ve kavramlar arasında semantik bilgi grafiği ile arama yapın.

Popüler Atlas Kavramları: sabır adalet namaz tevhid ilim ihlas takva tevekkül şükür merhamet ahiret oruç zekat hac cihad dua zikir tövbe ihsan kader emanet kurban
✨ İSLAM ATLASI — SEMANTİK BİLGİ GRAFİĞİ

Tevbe

التَّوْبَة
Sûreler: Tahrîm Sûresi Tâhâ Sûresi Nûr Sûresi Şûrâ Sûresi
Kavramın Tarifi: İşlenen günahtan ötürü kalpten nedamet (pişmanlık) duyarak günahı derhal terk etmek, bir daha dönmemeye kesin azmetmek ve hakkı gasp edilen kulların helalliğini almak.
📖 1. Kur'an-ı Kerim'deki Temel Âyetler
« يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ تُوبُوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ تَوْبَةًۭ نَّصُوحًا عَسَىٰ رَبُّكُمْ أَن يُكَفِّرَ عَنكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ يَوْمَ لَا يُخْزِى ٱللَّهُ ٱلنَّبِىَّ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ ۖ نُورُهُمْ يَسْعَىٰ بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَبِأَيْمَٰنِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَآ أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَٱغْفِرْ لَنَآ ۖ إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ قَدِيرٌۭ »
“Ey inananlar! Yürekten tevbe ederek Allah'a dönün ki, Rabbiniz kötülüklerinizi örtsün, sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koysun. Allah'ın Peygamberini ve onunla beraber olan müminleri utandırmayacağı o gün, ışıkları önlerinde ve defterleri sağlarından verilmiş olarak yürürler ve: "Rabbimiz! Işığımızı tamamla, bizi bağışla, doğrusu Sen herşeye Kadir'sin" derler.”
« وَإِنِّى لَغَفَّارٌۭ لِّمَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًۭا ثُمَّ ٱهْتَدَىٰ »
“Doğrusu Ben, tevbe edeni, inanıp yararlı iş işleyerek doğru yola gireni bağışlarım.”
« وَقُل لِّلْمُؤْمِنَٰتِ يَغْضُضْنَ مِنْ أَبْصَٰرِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا ۖ وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلَىٰ جُيُوبِهِنَّ ۖ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا لِبُعُولَتِهِنَّ أَوْ ءَابَآئِهِنَّ أَوْ ءَابَآءِ بُعُولَتِهِنَّ أَوْ أَبْنَآئِهِنَّ أَوْ أَبْنَآءِ بُعُولَتِهِنَّ أَوْ إِخْوَٰنِهِنَّ أَوْ بَنِىٓ إِخْوَٰنِهِنَّ أَوْ بَنِىٓ أَخَوَٰتِهِنَّ أَوْ نِسَآئِهِنَّ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُنَّ أَوِ ٱلتَّٰبِعِينَ غَيْرِ أُو۟لِى ٱلْإِرْبَةِ مِنَ ٱلرِّجَالِ أَوِ ٱلطِّفْلِ ٱلَّذِينَ لَمْ يَظْهَرُوا۟ عَلَىٰ عَوْرَٰتِ ٱلنِّسَآءِ ۖ وَلَا يَضْرِبْنَ بِأَرْجُلِهِنَّ لِيُعْلَمَ مَا يُخْفِينَ مِن زِينَتِهِنَّ ۚ وَتُوبُوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ جَمِيعًا أَيُّهَ ٱلْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ »
“Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler, iffetlerini korusunlar. Süslerini, kendiliğinden görünen kısmı müstesna, açmasınlar. Baş örtülerini yakalarının üzerine salsınlar. Süslerini kocaları veya babaları ve kayınpederleri veya oğulları veya kocalarının oğulları veya kardeşleri veya erkek kardeşlerinin oğulları veya kızkardeşlerinin oğulları veya müslüman kadınları veya cariyeleri veya erkekliği kalmamış hizmetçiler, ya da kadınların mahrem yerlerini henüz anlamayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süslerin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar. Ey inananlar! Saadete ermeniz için hepiniz tevbe ederek Allah'ın hükmüne dönün.”
« وَهُوَ ٱلَّذِى يَقْبَلُ ٱلتَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِهِۦ وَيَعْفُوا۟ عَنِ ٱلسَّيِّـَٔاتِ وَيَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَ »
“Kullarının tevbesini kabul eden, kötülükleri affeden, yaptıklarınızı bilen, inanıp yararlı işler işleyenlerin duasını kabul eden, lütfuyla onların ecrini arttıran O'dur. Ama, inkarcılar için çetin azap vardır.”
📚 2. Tefsir ve İzah

Tahrîm 8. âyette emredilen "Tevbe-i Nasûh", yırtılan kumaşın sağlam bir iple dikilmesi gibi, günahla zedelenen imanın samimi pişmanlıkla onarılmasıdır.

🗂️ 3. Konulu Kur'an Fihristi
Tevbe, İstiğfar ve Mağfiret Kapısı (İbadetler)

Allah'ın sonsuz rahmetine sığınma, günahlardan nasûh bir pişmanlıkla dönme ve bağışlanma yolları.

Konu Fihristini İncele »
📜 4. Hadis-i Şerifler ve Râviler
« İbn Mâce, Zühd, 30; Tirmizî, Kıyâme, 49 — "Günahtan tevbe eden kimse, hiç günah işlememiş gibi tertemiz olur." »
Hadis Külliyatında Gör »
⚖️ 5. Fıkhi Hükmü ve Statüsü

İşlenen her günahtan sonra geciktirmeksizin tevbe etmek farz-ı ayındır; kul hakkı varsa helalleşmek tevbenin sıhhat şartıdır.

🎓 6. İslam Âlimlerinin Tahlili

“İmam Nevevî: "Tevbenin üç şartı vardır: Günahı terk, pişmanlık ve tekrar işlememeye kesin azim. Kul hakkı varsa dördüncüsü hakkı iade veya helalliktir."”

📚 Klasik Kaynaklar: Rıyâzü's-Sâlihîn, İhyâ-u Ulûmiddîn, Medâricü's-Sâlikîn, Sahih-i Buhârî
«tevbe» için ilim dallarından arama sonuçları:
Toplam 60 Kayıt

📖 Kur'an-ı Kerim Âyetleri (15)

فَتَلَقَّىٰٓ ءَادَمُ مِن رَّبِّهِۦ كَلِمَٰتٍۢ فَتَابَ عَلَيْهِ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ
“Adem, Rabbi'nden emirler aldı; onları yerine getirdi. Rabb'i de bunun üzerine tevbesini kabul etti. Şüphesiz o tevbeleri daima kabul edendir, merhametli olandır.”
وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِۦ يَٰقَوْمِ إِنَّكُمْ ظَلَمْتُمْ أَنفُسَكُم بِٱتِّخَاذِكُمُ ٱلْعِجْلَ فَتُوبُوٓا۟ إِلَىٰ بَارِئِكُمْ فَٱقْتُلُوٓا۟ أَنفُسَكُمْ ذَٰلِكُمْ خَيْرٌۭ لَّكُمْ عِندَ بَارِئِكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ
“Musa milletine "Ey milletim! Buzağıyı tanrı olarak benimsemekle kendinize yazık ettiniz. Yaratanınıza tevbe edin ve nefislerinizi öldürün, bu Yaratanınız katında sizin için hayırlı olur; O daima tevbeleri kabul ve merhamet eden olduğu için tevbenizikabul eder" demişti.”
رَبَّنَا وَٱجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِن ذُرِّيَّتِنَآ أُمَّةًۭ مُّسْلِمَةًۭ لَّكَ وَأَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَآ ۖ إِنَّكَ أَنتَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ
“"Rabbimiz! İkimizi Sana teslim olanlardan kıl, soyumuzdan da Sana teslim olanlardan bir ümmet yetiştir. Bize ibadet yollarımızı göster, tevbemizi kabul buyur, çünkü tevbeleri daima kabul eden, merhametli olan ancak Sensin".”
إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكْتُمُونَ مَآ أَنزَلْنَا مِنَ ٱلْبَيِّنَٰتِ وَٱلْهُدَىٰ مِنۢ بَعْدِ مَا بَيَّنَّٰهُ لِلنَّاسِ فِى ٱلْكِتَٰبِ ۙ أُو۟لَٰٓئِكَ يَلْعَنُهُمُ ٱللَّهُ وَيَلْعَنُهُمُ ٱللَّٰعِنُونَ
“İndirdiğimiz belgeleri ve doğru yolu Kitab'da insanlara açıkladıktan sonra, gizleyen kimseler var ya, onlara hem Allah lanet eder, hem lanetçiler lanet eder, ancak tevbe edenler, ıslah olanlar ve gerçeği ortaya koyanlar müstesna; işte onların tevbesini kabul ederim. Ben, tevbeleri daima kabul ve merhamet edenim.”
أُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ ٱلصِّيَامِ ٱلرَّفَثُ إِلَىٰ نِسَآئِكُمْ ۚ هُنَّ لِبَاسٌۭ لَّكُمْ وَأَنتُمْ لِبَاسٌۭ لَّهُنَّ ۗ عَلِمَ ٱللَّهُ أَنَّكُمْ كُنتُمْ تَخْتَانُونَ أَنفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنكُمْ ۖ فَٱلْـَٰٔنَ بَٰشِرُوهُنَّ وَٱبْتَغُوا۟ مَا كَتَبَ ٱللَّهُ لَكُمْ ۚ وَكُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ حَتَّىٰ يَتَبَيَّنَ لَكُمُ ٱلْخَيْطُ ٱلْأَبْيَضُ مِنَ ٱلْخَيْطِ ٱلْأَسْوَدِ مِنَ ٱلْفَجْرِ ۖ ثُمَّ أَتِمُّوا۟ ٱلصِّيَامَ إِلَى ٱلَّيْلِ ۚ وَلَا تُبَٰشِرُوهُنَّ وَأَنتُمْ عَٰكِفُونَ فِى ٱلْمَسَٰجِدِ ۗ تِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ فَلَا تَقْرَبُوهَا ۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ ءَايَٰتِهِۦ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ
“Oruç tuttuğunuz günlerin gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız size helal kılındı, onlar sizin örtünüz, siz de onların örtülerisiniz. Allah, nefsinize güvenemiyeceğinizi biliyordu, bu sebeple tevbenizi kabul edip sizi affetti; artık onlara yaklaşabilirsiniz. Allah'ın sizin için takdir ettiğini dileyin. Tan yerinde, beyaz iplik siyah iplikten sizce ayırdedilinceye kadar, yiyin için, sonra orucu geceye kadar tamamlayın. Mescidlerde itikafa çekildiğinizde kadınlarınıza yaklaşmayın. Allah insanlara yasaklardan sakınsınlar diye ayetlerini böylece apaçık bildirir.”
وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْمَحِيضِ ۖ قُلْ هُوَ أَذًۭى فَٱعْتَزِلُوا۟ ٱلنِّسَآءَ فِى ٱلْمَحِيضِ ۖ وَلَا تَقْرَبُوهُنَّ حَتَّىٰ يَطْهُرْنَ ۖ فَإِذَا تَطَهَّرْنَ فَأْتُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ أَمَرَكُمُ ٱللَّهُ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلتَّوَّٰبِينَ وَيُحِبُّ ٱلْمُتَطَهِّرِينَ
“Sana, kadınların aybaşı hali hakkında da sorarlar, de ki: "O bir ezadır (rahatsızlıktır)". Aybaşı halinde iken kadınlardan el çekin, temizlenmelerine kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman, Allah'ın size buyurduğu yoldan yaklaşın. Allah şüphesiz daima tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever.”
فَإِن لَّمْ تَفْعَلُوا۟ فَأْذَنُوا۟ بِحَرْبٍۢ مِّنَ ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ ۖ وَإِن تُبْتُمْ فَلَكُمْ رُءُوسُ أَمْوَٰلِكُمْ لَا تَظْلِمُونَ وَلَا تُظْلَمُونَ
“Böyle yapmazsanız, bunun Allah'a ve Peygamberine karşı açılmış bir savaş olduğunu bilin. Eğer tevbe ederseniz sermayeniz sizindir. Böylece haksızlık etmemiş ve haksızlığa uğramamış olursunuz.”
إِلَّا ٱلَّذِينَ تَابُوا۟ مِنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ وَأَصْلَحُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌۭ رَّحِيمٌ
“Ancak bunun ardından tevbe edip düzelenler müstesnadır. Doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder.”
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بَعْدَ إِيمَٰنِهِمْ ثُمَّ ٱزْدَادُوا۟ كُفْرًۭا لَّن تُقْبَلَ تَوْبَتُهُمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلضَّآلُّونَ
“İnandıktan sonra inkar edip, inkarda aşırı gidenler var ya, onların tevbeleri kabul edilmeyecektir. İşte sapıklar onlardır.”
لَيْسَ لَكَ مِنَ ٱلْأَمْرِ شَىْءٌ أَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْ أَوْ يُعَذِّبَهُمْ فَإِنَّهُمْ ظَٰلِمُونَ
“Allah'ın, onların tevbelerini kabul veya onlara azab etmesi işiyle senin bir ilişiğin yoktur; çünkü onlar zalimlerdir.”
وَٱلَّذَانِ يَأْتِيَٰنِهَا مِنكُمْ فَـَٔاذُوهُمَا ۖ فَإِن تَابَا وَأَصْلَحَا فَأَعْرِضُوا۟ عَنْهُمَآ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ تَوَّابًۭا رَّحِيمًا
“İçinizden zina eden iki kimseye eziyet edin, tevbe edip düzeltirlerse onları bırakın. Doğrusu Allah tevbeleri daima kabul ve merhamet eder.”
إِنَّمَا ٱلتَّوْبَةُ عَلَى ٱللَّهِ لِلَّذِينَ يَعْمَلُونَ ٱلسُّوٓءَ بِجَهَٰلَةٍۢ ثُمَّ يَتُوبُونَ مِن قَرِيبٍۢ فَأُو۟لَٰٓئِكَ يَتُوبُ ٱللَّهُ عَلَيْهِمْ ۗ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًۭا
“Allah kötülüğü bilmeyerek yapıp da, hemen tevbe edenlerin tevbesini kabul etmeyi üzerine almıştır. Allah işte onların tevbesini kabul eder. Allah Bilen'dir, Hakim olandır.”
وَلَيْسَتِ ٱلتَّوْبَةُ لِلَّذِينَ يَعْمَلُونَ ٱلسَّيِّـَٔاتِ حَتَّىٰٓ إِذَا حَضَرَ أَحَدَهُمُ ٱلْمَوْتُ قَالَ إِنِّى تُبْتُ ٱلْـَٰٔنَ وَلَا ٱلَّذِينَ يَمُوتُونَ وَهُمْ كُفَّارٌ ۚ أُو۟لَٰٓئِكَ أَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًۭا
“Kötülükleri işleyip dururken, ölüm kendisine geldiği zaman; "şimdi tevbe ettim" diyenler ile kafir olarak ölenlerin tevbesi makbul değildir. İşte onlara elem verici azab hazırlamışızdır.”
يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيُبَيِّنَ لَكُمْ وَيَهْدِيَكُمْ سُنَنَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ وَيَتُوبَ عَلَيْكُمْ ۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌۭ
“Allah size açıklamak ve sizden öncekilerin yollarını göstermek ve tevbenizi kabul etmek ister. Allah Bilen'dir, Hakim'dir.”
وَٱللَّهُ يُرِيدُ أَن يَتُوبَ عَلَيْكُمْ وَيُرِيدُ ٱلَّذِينَ يَتَّبِعُونَ ٱلشَّهَوَٰتِ أَن تَمِيلُوا۟ مَيْلًا عَظِيمًۭا
“Allah sizin tevbenizi kabul etmek ister, şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa girmenizi isterler.”

📜 Sahih Hadis-i Şerifler (15)

« لَلَّهُ أَشَدُّ فَرَحًا بِتَوْبَةِ عَبْدِهِ حِينَ يَتُوبُ إِلَيْهِ مِنْ أَحَدِكُمْ كَانَ عَلَى رَاحِلَتِهِ بِأَرْضِ فَلاَةٍ فَانْفَلَتَتْ مِنْهُ وَعَلَيْهَا طَعَامُهُ وَشَرَابُهُ... »
« Allah Teâlâ kulunun tövbesine, birinizin ıssız çölde üzerinde yiyeceği ve suyu bulunan devesini kaybedip sonra ümidini kesmişken devesini karşısında bulduğu andaki sevincinden çok daha fazla sevinir. »
Kitap: Sahîh-i Buhârî • Kaynak: Sahih-i Buhârî, Daavât, 4; Sahih-i Müslim, Tevbe, 1 • Râvi: Enes b. Mâlik (r.a.)
« قَالَ اللَّهُ تَعَالَى: لَمَّا قَضَى اللَّهُ الْخَلْقَ كَتَبَ فِي كِتَابِهِ فَهُوَ عِنْدَهُ فَوْقَ الْعَرْشِ: إِنَّ رَحْمَتِي غَلَبَتْ غَضَبِي (وَفِي رِوَايَةٍ: سَبَقَتْ غَضَبِي). »
« Allah Teâlâ buyurdu ki: 'Allah mahlûkatı yarattığında Arş'ın üzerinde Kendi katında bulunan Kitabı'na şöyle yazdı: Şüphesiz Benim rahmetim, gazabımı geçmiştir (gazabıma galebe çalmıştır).' »
Kitap: Kudsî Hadisler Külliyatı • Kaynak: Buhârî, Bed'ü'l-Halk, 1; Tevhîd, 15; Müslim, Tevbe, 14; Tirmizî, Daavât, 99 • Râvi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
« لَلَّهُ أَشَدُّ فَرَحًا بِتَوْبَةِ عَبْدِهِ حِينَ يَتُوبُ إِلَيْهِ مِنْ أَحَدِكُمْ كَانَ عَلَى رَاحِلَتِهِ بِأَرْضِ فَلَاةٍ، فَانْفَلَتَتْ مِنْهُ وَعَلَيْهَا طَعَامُهُ وَشَرَابُهُ، فَأَيِسَ مِنْهَا... »
« Kulunun tövbe etmesinden dolayı Allah Teâlâ'nın duyduğu hoşnutluk, sizden birinin ıssız çölde yiyeceği ve içeceği üzerinde olan devesini kaybedip de ondan ümidini kesmişken, birden devesini yanı başında bulduğunda duyduğu sevinçten çok daha fazladır! »
Kitap: Sahîh-i Müslim • Kaynak: Müslim, Tevbe, 1; Buhârî, Daavât, 4; Tirmizî, Kıyâmet, 49 • Râvi: Hz. Enes b. Mâlik (r.a.)
« إِنَّ اللَّهَ يَقْبَلُ تَوْبَةَ الْعَبْدِ مَا لَمْ يُغَرْغِرْ. »
« Kulun canı boğazına gelip hırıldamadıkça (can çekişme anına kadar) Allah tövbesini kabul eder. »
Kitap: Riyâzü's-Sâlihîn • Kaynak: Tirmizî, Daavât, 98 • Râvi: Hz. Abdullah b. Ömer (r.a.)
« إِنَّ رَجُلاً قَتَلَ تِسْعَةً وَتِسْعِينَ نَفْسًا ثُمَّ تَابَ فَتَابَ اللَّهُ عَلَيْهِ. »
« İsrailoğulları'ndan 99 kişiyi öldüren, sonra alim bir zatın rehberliğiyle tövbe etmek için hicret ederken yolda vefat eden adamı Allah meleklerin rahmet ölçümüyle bağışladı. »
Kitap: Sahîh-i Buhârî • Kaynak: Buhârî, Enbiyâ, 54; Müslim, Tevbe, 46 • Râvi: Hz. Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.)
« إِنَّ رَجُلاً قَتَلَ تِسْعَةً وَتِسْعِينَ نَفْسًا ثُمَّ تَابَ فَتَابَ اللَّهُ عَلَيْهِ. »
« İsrailoğulları'ndan 99 kişiyi öldüren, sonra alim bir zatın rehberliğiyle tövbe etmek için hicret ederken yolda vefat eden adamı Allah meleklerin rahmet ölçümüyle bağışladı. »
Kitap: Sahîh-i Buhârî • Kaynak: Buhârî, Enbiyâ, 54; Müslim, Tevbe, 46 • Râvi: Hz. Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.)
« إِنَّ رَجُلاً قَتَلَ تِسْعَةً وَتِسْعِينَ نَفْسًا ثُمَّ تَابَ فَتَابَ اللَّهُ عَلَيْهِ. »
« İsrailoğulları'ndan 99 kişiyi öldüren, sonra alim bir zatın rehberliğiyle tövbe etmek için hicret ederken yolda vefat eden adamı Allah meleklerin rahmet ölçümüyle bağışladı. »
Kitap: Sahîh-i Buhârî • Kaynak: Buhârî, Enbiyâ, 54; Müslim, Tevbe, 46 • Râvi: Hz. Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.)
« إِنَّ رَجُلاً قَتَلَ تِسْعَةً وَتِسْعِينَ نَفْسًا ثُمَّ تَابَ فَتَابَ اللَّهُ عَلَيْهِ. »
« İsrailoğulları'ndan 99 kişiyi öldüren, sonra alim bir zatın rehberliğiyle tövbe etmek için hicret ederken yolda vefat eden adamı Allah meleklerin rahmet ölçümüyle bağışladı. »
Kitap: Sahîh-i Buhârî • Kaynak: Buhârî, Enbiyâ, 54; Müslim, Tevbe, 46 • Râvi: Hz. Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.)
« إِنَّ رَجُلاً قَتَلَ تِسْعَةً وَتِسْعِينَ نَفْسًا ثُمَّ تَابَ فَتَابَ اللَّهُ عَلَيْهِ. »
« İsrailoğulları'ndan 99 kişiyi öldüren, sonra alim bir zatın rehberliğiyle tövbe etmek için hicret ederken yolda vefat eden adamı Allah meleklerin rahmet ölçümüyle bağışladı. »
Kitap: Sahîh-i Buhârî • Kaynak: Buhârî, Enbiyâ, 54; Müslim, Tevbe, 46 • Râvi: Hz. Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.)
« قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ: «لَمَّا قَضَى اللَّهُ الْخَلْقَ كَتَبَ فِي كِتَابِهِ فَهُوَ عِنْدَهُ فَوْقَ الْعَرْشِ: إِنَّ رَحْمَتِي غَلَبَتْ غَضَبِي». »
« Resûlullah ﷺ buyurdu ki: Allah Teâlâ mahlukatı yaratmayı takdir buyurduğunda, Arş'ın üzerindeki Kendi katındaki kitaba şöyle yazdı: «Şüphesiz Benim rahmetim, gazabıma galip gelmiştir (rahmetim gazabımı geçmiştir)!» »
Kitap: Kudsî Hadisler Külliyatı • Kaynak: Buhârî, Tevhîd, 15 (7404); Müslim, Tevbe, 14 (2751) • Râvi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
« يَا ابْنَ آدَمَ، لَوْ بَلَغَتْ ذُنُوبُكَ عَنَانَ السَّمَاءِ ثُمَّ اسْتَغْفَرْتَنِي غَفَرْتُ لَكَ وَلاَ أُبَالِي. »
« Ey Âdemoğlu! Günahların semanın bulutlarına kadar ulaşsa, sonra Benden af dilesen, aldırmam ve seni bağışlarım! »
Kitap: Kudsî Hadisler Külliyatı • Kaynak: Tirmizî, Daavât, 98 • Râvi: Hz. Enes b. Mâlik (r.a.)
« يَا ابْنَ آدَمَ، لَوْ بَلَغَتْ ذُنُوبُكَ عَنَانَ السَّمَاءِ ثُمَّ اسْتَغْفَرْتَنِي غَفَرْتُ لَكَ وَلاَ أُبَالِي. »
« Ey Âdemoğlu! Günahların semanın bulutlarına kadar ulaşsa, sonra Benden af dilesen, aldırmam ve seni bağışlarım! »
Kitap: Kudsî Hadisler Külliyatı • Kaynak: Tirmizî, Daavât, 98 • Râvi: Hz. Enes b. Mâlik (r.a.)
« يَا ابْنَ آدَمَ، لَوْ بَلَغَتْ ذُنُوبُكَ عَنَانَ السَّمَاءِ ثُمَّ اسْتَغْفَرْتَنِي غَفَرْتُ لَكَ وَلاَ أُبَالِي. »
« Ey Âdemoğlu! Günahların semanın bulutlarına kadar ulaşsa, sonra Benden af dilesen, aldırmam ve seni bağışlarım! »
Kitap: Kudsî Hadisler Külliyatı • Kaynak: Tirmizî, Daavât, 98 • Râvi: Hz. Enes b. Mâlik (r.a.)
« يَا ابْنَ آدَمَ، لَوْ بَلَغَتْ ذُنُوبُكَ عَنَانَ السَّمَاءِ ثُمَّ اسْتَغْفَرْتَنِي غَفَرْتُ لَكَ وَلاَ أُبَالِي. »
« Ey Âdemoğlu! Günahların semanın bulutlarına kadar ulaşsa, sonra Benden af dilesen, aldırmam ve seni bağışlarım! »
Kitap: Kudsî Hadisler Külliyatı • Kaynak: Tirmizî, Daavât, 98 • Râvi: Hz. Enes b. Mâlik (r.a.)
« يَا ابْنَ آدَمَ، لَوْ بَلَغَتْ ذُنُوبُكَ عَنَانَ السَّمَاءِ ثُمَّ اسْتَغْفَرْتَنِي غَفَرْتُ لَكَ وَلاَ أُبَالِي. »
« Ey Âdemoğlu! Günahların semanın bulutlarına kadar ulaşsa, sonra Benden af dilesen, aldırmam ve seni bağışlarım! »
Kitap: Kudsî Hadisler Külliyatı • Kaynak: Tirmizî, Daavât, 98 • Râvi: Hz. Enes b. Mâlik (r.a.)

👥 Sahabe-i Kirâm (7)

Ensâr ⏳ Vefat: 660

Ebû Lübâbe el-Ensârî

Kendini Mescid Direğine Bağlayan Tevbe Eri

Kurayzaoğulları hadisesinde ağzından kaçan bir işaret sebebiyle hatasını anlayıp affedilene kadar kendini Mescid-i Nebevî direğine bağlatan sahabi.

Biyografiyi Oku →
İlk Müslümanlar ⏳ Vefat: 661

Vahşî b. Harb

Uhud’un Pişmanı, Yemâme’nin Fatihi

Uhud’da Hz. Hamza’yı şehit eden, sonra samimi bir tevbe ile Müslüman olup Yemâme’de sahte peygamber Müseylime’yi mızrağıyla öldürerek kefaret ödeyen sahabi.

Biyografiyi Oku →
İlk Müslümanlar ⏳ Vefat: 654

Mısdah b. Üsâse

İfk Hadisesinde Tevbe Eden Bedir Gazisi

Hz. Ebû Bekir’in teyzesinin oğlu ve yoksul bir Bedir gazisi; hatasından dolayı hakkında âyet inen ve tevbesi kabul olan sahabi.

Biyografiyi Oku →
Kumandanlar ⏳ m. 595 - 661 / h. 41

Hz. Vahşî b. Harb (r.a.)

Tevbenin Sembolü & Müseylimetü'l-Kezzâb'ı Bertaraf Eden Mücâhid

Uhud'da Hz. Hamza'yı şehit eden mızrağı, Yemâme'de sahte peygamber Müseylime'yi öldürerek kefaret kılan samimi sahabi.

Biyografiyi Oku →
Faziletli Hanımlar ⏳ m. 584 - 635 / h. 14

Hz. Hind binti Utbe (r.anhâ)

Yermük Mücâhidesi & Tevbesiyle Şereflenen Sahabîye

Uhud'da müşrik kadınların reisi iken Mekke fethinde samimiyetle Müslüman olan ve Yermük Harbi'nde kadınları teşkilatlandırıp savaşa katılan sahabi.

Biyografiyi Oku →
Ensâr ⏳ m. 580 - 670 / h. 50

Hz. Kâ'b b. Mâlik (r.a.)

Şâirü'l-İslâm & Tevbesi Kur'an'la Tescillenen Sahabî

İkinci Akabe nakibi, vahy şairi; Tebük Gazvesi'nden tembellikle geri kalıp mazeret uydurmadan doğruyu söyleyen ve 50 gün sonra tevbesi Tevbe Sûresi ile kabul edilen sahabi.

Biyografiyi Oku →
Ensâr ⏳ v. m. 660 / h. 40

Hz. Ebû Lübâbe b. Abdilmünzir (r.a.)

Tevbesi Semadan İnen Sahabi — Mescid-i Nebevî Direğinin Sahibi

Yaptığı bir dil sürçmesinden dolayı pişman olup tevbesi kabul edilinceye kadar kendini Mescid-i Nebevî direğine bağlatan takva timsali.

Biyografiyi Oku →

⚖️ Fıkıh & İlmihal Hükümleri (5)

Zekât ve Sadaka ⚖️ Farz (Hasırlı Tahsis)

Zekâtın Verileceği Sekiz Sınıf (Masârif-i Zekât) ↗

Kur'an-ı Kerim Tevbe Sûresi 60. âyetinde zekâtın sarf edileceği 8 müstahak sınıfı bizzat tayin etmiştir.

Zekât verilebilecek sınıflar: 1. Fakirler (Nisap miktarı malı olmayanlar), 2. Miskinler (Hiçbir şeyi bulunmayan çaresizler), 3. Zekât memurları (Âmiller),...
Yemin, Adak ve Keffâret İlmihali ⚖️ Mün'akide: Keffâret Vâcip; Gamûs: Kebâir (Büyük Günah)

Yemin Çeşitleri (Lağv, Gamûs ve Mün'akide) ↗

Yeminler üçe ayrılır; geleceğe dair bağlayıcı olan mün'akide yemin bozulursa keffâret gerekir.

1. Yemîn-i Lağv: Ağız alışkanlığıyla bilerek kastetmeksizin 'vallahi, billahi' demek veya doğru zannederek yanlış yere yemin etmektir; günahı ve keffâreti yoktur. 2...
Temel Dini Bilgiler ve Farzlar ⚖️ Farz ve Müekked Vecibe

54 Farz: İslam Ahlakı, Hukuku ve Takva Düsturları ↗

İslam alimleri tarafından Kur’an âyetleri ve sahih sünnetten derlenmiş, Müslümanın ahlaki ve ameli olgunluğunu temin eden 54 emir ve nehiy.

54 Farz, Müslümanın hem bireysel kulluğunda hem de toplumsal muamelatında dikkat etmesi gereken ahlaki ve fıkhi farzlar...
Zekât, Fitre ve Sadaka ⚖️ Farz-ı Ayn

Zekâtın Sarf Edileceği Sekiz Sınıf (Tevbe 60 Âyeti Işığında) ↗

Kur'ân-ı Kerîm'de bizzat Cenâb-ı Hak tarafından tayin edilen zekâtın verilebileceği hak sahipleri ve günümüzdeki uygulamaları.

Yüce Allah zekâtın kimlere verileceğini hiçbir peygamber veya kulun içtihadına bırakmamış, Tevbe Sûresi 60. âyette bizzat açıklamışt...
Zekât, Fitre ve Sadaka

Zekât Kimlere Verilemez? ↗

Tevbe Suresi 60. ayette zekât verilecek sınıflar belirlenmiştir. Zekât şu kimselere kesinlikle verilemez:
1. Usûl (Anne, baba, dede, nine),
2. Fürû (Çocuklar, torunlar ve onların çocukları),
3. Karı-koca birbirine (zira nafaka ve menfaat ortaklığı vardır),
4. ...

📚 İslam Ansiklopedisi Maddeleri (6)

[A] عَرَفَات

Arafat ve Vakfe

Mekke'nin doğusunda bulunan, haccın en mühim farzı olan Arafat vakfesinin ifa edildiği mukaddes vadi ve tepe.

Maddeyi İncele →
[A] الصَّحَابَة

Ashâb-ı Kirâm (Sahâbe)

Peygamber Efendimiz'i (s.a.v.) mümin olarak gören, sohbetinde bulunan ve Müslüman olarak vefat eden kutlu nesil.

Maddeyi İncele →
[C] المَسْجِد وَالجَامِع

Câmi ve Mescid Medeniyeti

Allah'a secde edilen, Müslümanların cemaatle toplanıp namaz kıldığı, ilim ve uhuvvetin merkezi olan kutsal mekân.

Maddeyi İncele →
[T] التَّوْبَة وَالاسْتِغْفَار

Tevbe ve İstiğfar (et-Tevbe)

İşlenen günah veya hatadan dolayı derin pişmanlık duyarak vazgeçmek ve bağışlanma dileğiyle Allah'a yönelmek.

Maddeyi İncele →
[Z] الزَّكَاة

Zekât (ez-Zekât) — İslam'ın Köprüsü

İslam'ın beş şartından biri; dinen zengin sayılan Müslümanların mallarının belirli bir oranını yılda bir defa muhtaçlara vermesi.

Maddeyi İncele →
[K] مسجد قباء

Kuba Mescidi (Mescidü Kubâ)

İslam tarihinde ilk inşa edilen mescit ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) bizzat taş taşıyarak inşa ettiği «temeli takva üzerine kurulu» mübarek ibadethane.

Maddeyi İncele →
✨ 7 KATMANLI İSLAMİ İLİMLER HARİTASI

Semantik Bilgi Grafiği (25 Temel Kavram)

Kur'an âyetleri, sahih hadisler, müfessir izahları, fıkhi hükümler, büyük âlim tahlilleri ve klasik kaynakları birbirine bağlayan 7 katmanlı semantik düğümleri keşfedin.

7 Katmanlı Düğüm الصَّبْر

Sabır

Nefsi aklın ve şeriatın hoş görmediği şeylerden alıkoymak; musibet anında feryat etmeyip metanet göstermek ve ibadetlere sebatla devam etme ahlakı.

Asr Sûresi... Grafiği Aç →
7 Katmanlı Düğüm العَدْل

Adalet

Her hak sahibine hakkını eksiksiz vermek, zulümden sakınmak, hüküm verirken taraf tutmamak ve ölçüyü daima dengede tutmak.

Nisâ Sûresi... Grafiği Aç →
7 Katmanlı Düğüm الصَّلَاة

Namaz (Salât)

İslâm'ın beş temel şartından ikincisi olan, tekbirle başlayıp selamla biten, belirli rükün ve kıraatleri ihtiva eden en kapsamlı bedenî ibadet.

Bakara Sûresi... Grafiği Aç →
7 Katmanlı Düğüm التَّوْحِيد

Tevhid

Allah'ın zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde bir ve tek olduğuna, hiçbir dengi, ortağı ve benzeri bulunmadığına kalben inanıp dille ikrar etme esası.

İhlâs Sûresi... Grafiği Aç →
7 Katmanlı Düğüm العِلْم

İlim

Bir şeyi hakikati ve mahiyetiyle kavramak; cehaletin zıddı olup, vahiy ve akıl ışığında hakkı bâtıldan ayırma melekesi.

Alak Sûresi... Grafiği Aç →
7 Katmanlı Düğüm الإِخْلَاص

İhlâs

Söz, amel ve ibadetleri yalnızca Allah rızası için yapmak; riyâ, gösteriş ve menfaatten arındırıp kalbi sırf Hakk'a bağlama ahlakı.

İhlâs Sûresi... Grafiği Aç →
7 Katmanlı Düğüm التَّقْوَى

Takvâ

Allah'ın emirlerine sarılıp nehiylerinden titizlikle kaçınarak O'nun azabından ve gazabından korunmak; kalpte daima ilahi murakabe ve sorumluluk bilinci taşımak.

Hucurât Sûresi... Grafiği Aç →
7 Katmanlı Düğüm التَّوَكُّل

Tevekkül

Bir hedefe ulaşmak için gerekli meşru sebeplere tevessül edip tüm gayreti sarf ettikten sonra, neticeyi mutlak kudret sahibi olan Allah'a havale edip O'na güvenme hali.

Âl-i İmrân Sûresi... Grafiği Aç →
7 Katmanlı Düğüm الشُّكْر

Şükür

Allah Teâlâ'nın ihsan ettiği sayısız nimetleri itiraf edip, bunları veren Zât'a kalple inanmak, dille hamdetmek ve azalarla O'nun rızasına uygun şekilde sarf etmek.

İbrâhîm Sûresi... Grafiği Aç →
7 Katmanlı Düğüm الرَّحْمَة

Merhamet

İlahi sevgi ve şefkatin tezahürü olarak, canlıların elem ve kederini dindirme, acizlere el uzatma ve tüm yaratılmışlara lütuf ve esirgeme duygusuyla yaklaşma fazileti.

Enbiyâ Sûresi... Grafiği Aç →
7 Katmanlı Düğüm الآخِرَة

Âhiret

Kıyametin kopmasıyla başlayıp ebediyen devam edecek olan; ba's (diriliş), haşir, mizan, cennet ve cehennem menzillerini kapsayan ebedi ceza ve mükâfat yurdu.

Bakara Sûresi... Grafiği Aç →
7 Katmanlı Düğüm الصَّوْم

Oruç (Savm)

İbadet kastıyla fecr-i sâdıktan (tan yerinin ağarmasından) akşam güneş batışına kadar yeme, içme ve nefsani arzulardan imsak edip iradeyi terbiye etme ibadeti.

Bakara Sûresi... Grafiği Aç →
7 Katmanlı Düğüm الزَّكَاة

Zekât

Dinen zengin sayılan müslümanın, üzerinden bir kameri yıl geçmiş nisap miktarı malından belirli bir payı Kur'an'da sayılan sekiz sınıfa karşılıksız vermesi farz olan malî ibadet.

Tevbe Sûresi... Grafiği Aç →
7 Katmanlı Düğüm الحَجّ

Hac

İmkânı yeten müslümanların belirli vakitte (zilhicce ayı) ihrama girerek Kâbe-i Muazzama'yı tavaf etmesi, Arafat'ta vakfe yapması ve diğer menâsiki ifa etmesi farz olan külli ibadet.

Âl-i İmrân Sûresi... Grafiği Aç →
7 Katmanlı Düğüm الجِهَاد

Cihâd

Allah yolunda hakkı ve adaleti hâkim kılmak, zulmü engellemek; gerek nefisle mücâhede (cihad-ı ekber) gerekse ilim, mal ve meşru savunma amacıyla bütün cehd ve gayretini ortaya koyma eylemi.

Hac Sûresi... Grafiği Aç →
7 Katmanlı Düğüm الدُّعَاء

Duâ

Kulun acziyetini ve fakrını idrak ederek yüce yaratıcısı olan Allah'a yalvarması, O'ndan yardım, af, hidayet ve lütuf talep etmesi hali; ibadetin özü ve beyni.

Mü'min Sûresi... Grafiği Aç →
7 Katmanlı Düğüm الذِّكْر

Zikir (Zikrullâh)

Allah Teâlâ'yı unutmamak, O'nun azametini kalpte sürekli taze tutmak; isimlerini, tesbih, tahmid ve tekbir ile dilde ve tefekkürle akılda yaşatma ameli.

Ra'd Sûresi... Grafiği Aç →
7 Katmanlı Düğüm التَّوْبَة

Tevbe

İşlenen günahtan ötürü kalpten nedamet (pişmanlık) duyarak günahı derhal terk etmek, bir daha dönmemeye kesin azmetmek ve hakkı gasp edilen kulların helalliğini almak.

Tahrîm Sûresi... Grafiği Aç →
7 Katmanlı Düğüm الإِحْسَان

İhsân

Allah'ı görüyormuş gibi O'na kulluk etmek; her işi en güzel, en kâmil ve en sağlam şekilde ifa ederek hem Yaratan'a hem de yaratılanlara lütufta bulunma erdemi.

Rahmân Sûresi... Grafiği Aç →
7 Katmanlı Düğüm القَضَاء وَالقَدَر

Kaza ve Kader

Kader; Allah Teâlâ'nın ezelden ebede olacak her şeyi ilmi ve iradesiyle takdir edip tayin buyurması; Kaza ise takdir edilen vakti gelince bu şeylerin yaratılmasıdır.

Kamer Sûresi... Grafiği Aç →
7 Katmanlı Düğüm الأَمَانَة

Emânet

İnsana korunması, gözetilmesi ve hakkıyla yerine getirilmesi için tevdi edilen dinî mükellefiyetler, kamu malları, sırlar, akitler ve can-mal güvenliği hakları.

Ahzâb Sûresi... Grafiği Aç →
7 Katmanlı Düğüm الاسْتِقَامَة

İstikâmet

İnançta, sözde, niyet ve davranışlarda ifrat ve tefritten (aşırılık ve gevşeklikten) sakınıp, Kur'an ve Sünnet'in çizdiği dosdoğru yol üzere sebat gösterme kararlılığı.

Hûd Sûresi... Grafiği Aç →
7 Katmanlı Düğüm الصِّدْق

Sıdk (Doğruluk)

Kişinin içinin dışıyla, sözünün eylemiyle ve inancının ameliyle bir olması; yalandan, hileden ve ikiyüzlülükten mutlak surette uzak durarak hakikati müdafaa etme ahlakı.

Tevbe Sûresi... Grafiği Aç →
7 Katmanlı Düğüm الإِنْفَاق

İnfâk

Allah Teâlâ'nın bahşettiği servet ve rızıktan, sırf O'nun rızasını gözeterek fakirlere, muhtaçlara ve hayır yollarına cömertçe harcamada bulunma sehaveti.

Bakara Sûresi... Grafiği Aç →
7 Katmanlı Düğüm الأُضْحِيَّة

Kurban (Udhiyye)

Allah'a yakınlaşmak, O'na teslimiyet ve şükrü izhar etmek maksadıyla, Kurban bayramı günlerinde şartlarını taşıyan belirli hayvanları ibadet niyetiyle kesme ameli.

Hac Sûresi... Grafiği Aç →