21 Cemaziyelevvel 1448 (٢١ جُمَادَى الأولَى ١٤٤٨ هـ) | 2 Kasım 2026, Pazartesi
«بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ» — Esselâmü Aleyküm ve Rahmetullâh
« Önceki Sûre Sonraki Sûre »
Kârî:
Sûre #16 Mekkî İniş Sırası: 70 128 Âyet
النحل

Nahl Sûresi

Anlamı: Bal Arısı

Sûrenin Nüzul Sebebi ve Temel Mesajları (Tefsir Özeti) ▼ Göster / Gizle
Nüzul Ortamı: Nahl Sûresi Mekke-i Mükerreme döneminde nâzil olmuştur. Toplam 128 âyet-i kerîmeden müteşekkildir.
Tefsir ve Muhteva: Sûre, adını "Bal Arısı" manasına gelen lafızdan almaktadır. Cenâb-ı Hakk'ın kudretini, mü'minlerin ahlakî mükellefiyetlerini, takvâ ve tevhidi öğütler.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla
Âyet 1 Cüz 14 • Sayfa 267
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ أَتَىٰٓ أَمْرُ ٱللَّهِ فَلَا تَسْتَعْجِلُوهُ ۚ سُبْحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ ﴿1﴾
بِسْمِ
ٱللَّهِ
ٱلرَّحْمَٰنِ
ٱلرَّحِيمِ
أَتَىٰٓ
أَمْرُ
ٱللَّهِ
فَلَا
تَسْتَعْجِلُوهُ
ۚ
سُبْحَٰنَهُۥ
وَتَعَٰلَىٰ
عَمَّا
يُشْرِكُونَ
Allah'ın buyruğu gelecektir; acele gelmesini istemeyin, Allah, ortak koştukları şeylerden münezzehtir, yücedir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 2 Cüz 14 • Sayfa 267
يُنَزِّلُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ بِٱلرُّوحِ مِنْ أَمْرِهِۦ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦٓ أَنْ أَنذِرُوٓا۟ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱتَّقُونِ ﴿2﴾
يُنَزِّلُ
ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ
بِٱلرُّوحِ
مِنْ
أَمْرِهِۦ
عَلَىٰ
مَن
يَشَآءُ
مِنْ
عِبَادِهِۦٓ
أَنْ
أَنذِرُوٓا۟
أَنَّهُۥ
لَآ
إِلَٰهَ
إِلَّآ
أَنَا۠
فَٱتَّقُونِ
Allah kullarından dilediğine buyruğunu bildirmek için meleklerini vahiyle indirerek şöyle der: "İnsanları uyarın ki, Benden başka tanrı yoktur. Benden sakının."
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 3 Cüz 14 • Sayfa 267
خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ ۚ تَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ ﴿3﴾
خَلَقَ
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
وَٱلْأَرْضَ
بِٱلْحَقِّ
ۚ
تَعَٰلَىٰ
عَمَّا
يُشْرِكُونَ
Gökleri ve yeri gereğince yaratmıştır. Onların eş koştukları şeylerden yücedir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 4 Cüz 14 • Sayfa 267
خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِن نُّطْفَةٍۢ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٌۭ مُّبِينٌۭ ﴿4﴾
خَلَقَ
ٱلْإِنسَٰنَ
مِن
نُّطْفَةٍۢ
فَإِذَا
هُوَ
خَصِيمٌۭ
مُّبِينٌۭ
İnsanı nutfeden yaratmıştır. Öyleyken o nasıl da açıkça karşı koymaktadır!
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 5 Cüz 14 • Sayfa 267
وَٱلْأَنْعَٰمَ خَلَقَهَا ۗ لَكُمْ فِيهَا دِفْءٌۭ وَمَنَٰفِعُ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ ﴿5﴾
وَٱلْأَنْعَٰمَ
خَلَقَهَا
ۗ
لَكُمْ
فِيهَا
دِفْءٌۭ
وَمَنَٰفِعُ
وَمِنْهَا
تَأْكُلُونَ
Hayvanları da yaratmıştır. Onlarda sizi ısıtacak şeyler ve birçok faydalar vardır. Onların etlerini de yersiniz.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 6 Cüz 14 • Sayfa 267
وَلَكُمْ فِيهَا جَمَالٌ حِينَ تُرِيحُونَ وَحِينَ تَسْرَحُونَ ﴿6﴾
وَلَكُمْ
فِيهَا
جَمَالٌ
حِينَ
تُرِيحُونَ
وَحِينَ
تَسْرَحُونَ
Onları getirirken de, gönderirken de zevk alırsınız.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 7 Cüz 14 • Sayfa 268
وَتَحْمِلُ أَثْقَالَكُمْ إِلَىٰ بَلَدٍۢ لَّمْ تَكُونُوا۟ بَٰلِغِيهِ إِلَّا بِشِقِّ ٱلْأَنفُسِ ۚ إِنَّ رَبَّكُمْ لَرَءُوفٌۭ رَّحِيمٌۭ ﴿7﴾
وَتَحْمِلُ
أَثْقَالَكُمْ
إِلَىٰ
بَلَدٍۢ
لَّمْ
تَكُونُوا۟
بَٰلِغِيهِ
إِلَّا
بِشِقِّ
ٱلْأَنفُسِ
ۚ
إِنَّ
رَبَّكُمْ
لَرَءُوفٌۭ
رَّحِيمٌۭ
Kendi kendinize zor varacağınız memleketlere, yüklerinizi taşırlar. Doğrusu Rabbiniz şefkatlidir, merhametlidir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 8 Cüz 14 • Sayfa 268
وَٱلْخَيْلَ وَٱلْبِغَالَ وَٱلْحَمِيرَ لِتَرْكَبُوهَا وَزِينَةًۭ ۚ وَيَخْلُقُ مَا لَا تَعْلَمُونَ ﴿8﴾
وَٱلْخَيْلَ
وَٱلْبِغَالَ
وَٱلْحَمِيرَ
لِتَرْكَبُوهَا
وَزِينَةًۭ
ۚ
وَيَخْلُقُ
مَا
لَا
تَعْلَمُونَ
Sizin için atları, katırları ve merkebleri binek ve süs hayvanı olarak yaratmıştır. Bilmediğiniz daha nice şeyleri de yaratır.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 9 Cüz 14 • Sayfa 268
وَعَلَى ٱللَّهِ قَصْدُ ٱلسَّبِيلِ وَمِنْهَا جَآئِرٌۭ ۚ وَلَوْ شَآءَ لَهَدَىٰكُمْ أَجْمَعِينَ ﴿9﴾
وَعَلَى
ٱللَّهِ
قَصْدُ
ٱلسَّبِيلِ
وَمِنْهَا
جَآئِرٌۭ
ۚ
وَلَوْ
شَآءَ
لَهَدَىٰكُمْ
أَجْمَعِينَ
Yolun eğri olanı da vardır. Allah dileseydi hepinizi doğru yola iletirdi.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 10 Cüz 14 • Sayfa 268
هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۭ ۖ لَّكُم مِّنْهُ شَرَابٌۭ وَمِنْهُ شَجَرٌۭ فِيهِ تُسِيمُونَ ﴿10﴾
هُوَ
ٱلَّذِىٓ
أَنزَلَ
مِنَ
ٱلسَّمَآءِ
مَآءًۭ
ۖ
لَّكُم
مِّنْهُ
شَرَابٌۭ
وَمِنْهُ
شَجَرٌۭ
فِيهِ
تُسِيمُونَ
Yukarıdan size su indiren O'dur. Ondan içersiniz; hayvanları otlattığınız bitkiler de onunla biter.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 11 Cüz 14 • Sayfa 268
يُنۢبِتُ لَكُم بِهِ ٱلزَّرْعَ وَٱلزَّيْتُونَ وَٱلنَّخِيلَ وَٱلْأَعْنَٰبَ وَمِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ لِّقَوْمٍۢ يَتَفَكَّرُونَ ﴿11﴾
يُنۢبِتُ
لَكُم
بِهِ
ٱلزَّرْعَ
وَٱلزَّيْتُونَ
وَٱلنَّخِيلَ
وَٱلْأَعْنَٰبَ
وَمِن
كُلِّ
ٱلثَّمَرَٰتِ
ۗ
إِنَّ
فِى
ذَٰلِكَ
لَءَايَةًۭ
لِّقَوْمٍۢ
يَتَفَكَّرُونَ
Allah onunla size ekinler, zeytin ve hurma ağaçları, üzümler ve her türlü ürünü yetiştirir. Düşünen kimseler için bunda ders vardır.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 12 Cüz 14 • Sayfa 268
وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ ۖ وَٱلنُّجُومُ مُسَخَّرَٰتٌۢ بِأَمْرِهِۦٓ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍۢ لِّقَوْمٍۢ يَعْقِلُونَ ﴿12﴾
وَسَخَّرَ
لَكُمُ
ٱلَّيْلَ
وَٱلنَّهَارَ
وَٱلشَّمْسَ
وَٱلْقَمَرَ
ۖ
وَٱلنُّجُومُ
مُسَخَّرَٰتٌۢ
بِأَمْرِهِۦٓ
ۗ
إِنَّ
فِى
ذَٰلِكَ
لَءَايَٰتٍۢ
لِّقَوْمٍۢ
يَعْقِلُونَ
Geceyi gündüzü, güneşi ayı sizin istifadenize vermiştir. Yıldızlar da O'nun buyruğuna boyun eğmiştir. Bunlarda, akleden kimseler için dersler vardır.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 13 Cüz 14 • Sayfa 268
وَمَا ذَرَأَ لَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ مُخْتَلِفًا أَلْوَٰنُهُۥٓ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ لِّقَوْمٍۢ يَذَّكَّرُونَ ﴿13﴾
وَمَا
ذَرَأَ
لَكُمْ
فِى
ٱلْأَرْضِ
مُخْتَلِفًا
أَلْوَٰنُهُۥٓ
ۗ
إِنَّ
فِى
ذَٰلِكَ
لَءَايَةًۭ
لِّقَوْمٍۢ
يَذَّكَّرُونَ
Yeryüzünde rengarenk şeyleri de sizin için yaratmıştır. Bunda, öğüt alan kimseler için ibret vardır.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 14 Cüz 14 • Sayfa 268
وَهُوَ ٱلَّذِى سَخَّرَ ٱلْبَحْرَ لِتَأْكُلُوا۟ مِنْهُ لَحْمًۭا طَرِيًّۭا وَتَسْتَخْرِجُوا۟ مِنْهُ حِلْيَةًۭ تَلْبَسُونَهَا وَتَرَى ٱلْفُلْكَ مَوَاخِرَ فِيهِ وَلِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ ﴿14﴾
وَهُوَ
ٱلَّذِى
سَخَّرَ
ٱلْبَحْرَ
لِتَأْكُلُوا۟
مِنْهُ
لَحْمًۭا
طَرِيًّۭا
وَتَسْتَخْرِجُوا۟
مِنْهُ
حِلْيَةًۭ
تَلْبَسُونَهَا
وَتَرَى
ٱلْفُلْكَ
مَوَاخِرَ
فِيهِ
وَلِتَبْتَغُوا۟
مِن
فَضْلِهِۦ
وَلَعَلَّكُمْ
تَشْكُرُونَ
Taze et yemeniz, takındığınız süsleri edinmeniz ve Allah'ın bol nimetinden faydalanmanız için denize -ki gemilerin onu yara yara gittiğini görürsün- boyun eğdiren de O'dur. Artık belki şükredersiniz.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 15 Cüz 14 • Sayfa 269
وَأَلْقَىٰ فِى ٱلْأَرْضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِكُمْ وَأَنْهَٰرًۭا وَسُبُلًۭا لَّعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ ﴿15﴾
وَأَلْقَىٰ
فِى
ٱلْأَرْضِ
رَوَٰسِىَ
أَن
تَمِيدَ
بِكُمْ
وَأَنْهَٰرًۭا
وَسُبُلًۭا
لَّعَلَّكُمْ
تَهْتَدُونَ
Yeryüzünde, sarsılmayasınız diye, sabit dağlar, nehirler ve belki yolunuzu bulursunuz diye yollar ve işaretler meydana getirmiştir. Onlar yıldızla da yollarını bulurlar.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 16 Cüz 14 • Sayfa 269
وَعَلَٰمَٰتٍۢ ۚ وَبِٱلنَّجْمِ هُمْ يَهْتَدُونَ ﴿16﴾
وَعَلَٰمَٰتٍۢ
ۚ
وَبِٱلنَّجْمِ
هُمْ
يَهْتَدُونَ
Yeryüzünde, sarsılmayasınız diye, sabit dağlar, nehirler ve belki yolunuzu bulursunuz diye yollar ve işaretler meydana getirmiştir. Onlar yıldızla da yollarını bulurlar.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 17 Cüz 14 • Sayfa 269
أَفَمَن يَخْلُقُ كَمَن لَّا يَخْلُقُ ۗ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ ﴿17﴾
أَفَمَن
يَخْلُقُ
كَمَن
لَّا
يَخْلُقُ
ۗ
أَفَلَا
تَذَكَّرُونَ
Hiç yaratan yaratamayana benzer mi? İbret almaz mısınız?
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 18 Cüz 14 • Sayfa 269
وَإِن تَعُدُّوا۟ نِعْمَةَ ٱللَّهِ لَا تُحْصُوهَآ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَغَفُورٌۭ رَّحِيمٌۭ ﴿18﴾
وَإِن
تَعُدُّوا۟
نِعْمَةَ
ٱللَّهِ
لَا
تُحْصُوهَآ
ۗ
إِنَّ
ٱللَّهَ
لَغَفُورٌۭ
رَّحِيمٌۭ
Allah'ın verdiği nimetleri sayacak olsanız bitiremezsiniz; doğrusu Allah bağışlar, merhamet eder.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 19 Cüz 14 • Sayfa 269
وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَ ﴿19﴾
وَٱللَّهُ
يَعْلَمُ
مَا
تُسِرُّونَ
وَمَا
تُعْلِنُونَ
Allah, gizlediklerinizi de, açığa vurduklarınızı da bilir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 20 Cüz 14 • Sayfa 269
وَٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَا يَخْلُقُونَ شَيْـًۭٔا وَهُمْ يُخْلَقُونَ ﴿20﴾
وَٱلَّذِينَ
يَدْعُونَ
مِن
دُونِ
ٱللَّهِ
لَا
يَخْلُقُونَ
شَيْـًۭٔا
وَهُمْ
يُخْلَقُونَ
Allah'ı bırakıp taptıkları şeyler, hiçbir şey yaratmazlar; esasen kendileri yaratıktır.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 21 Cüz 14 • Sayfa 269
أَمْوَٰتٌ غَيْرُ أَحْيَآءٍۢ ۖ وَمَا يَشْعُرُونَ أَيَّانَ يُبْعَثُونَ ﴿21﴾
أَمْوَٰتٌ
غَيْرُ
أَحْيَآءٍۢ
ۖ
وَمَا
يَشْعُرُونَ
أَيَّانَ
يُبْعَثُونَ
Onlar cansız, ölüdürler. Ne zaman dirileceklerini de bilemezler.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 22 Cüz 14 • Sayfa 269
إِلَٰهُكُمْ إِلَٰهٌۭ وَٰحِدٌۭ ۚ فَٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْءَاخِرَةِ قُلُوبُهُم مُّنكِرَةٌۭ وَهُم مُّسْتَكْبِرُونَ ﴿22﴾
إِلَٰهُكُمْ
إِلَٰهٌۭ
وَٰحِدٌۭ
ۚ
فَٱلَّذِينَ
لَا
يُؤْمِنُونَ
بِٱلْءَاخِرَةِ
قُلُوبُهُم
مُّنكِرَةٌۭ
وَهُم
مُّسْتَكْبِرُونَ
Tanrınız tek bir Tanrıdır. Ahirete inanmayanların kalbleri bunu inkar eder; onlar büyüklük taslarlar.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 23 Cüz 14 • Sayfa 269
لَا جَرَمَ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ ۚ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلْمُسْتَكْبِرِينَ ﴿23﴾
لَا
جَرَمَ
أَنَّ
ٱللَّهَ
يَعْلَمُ
مَا
يُسِرُّونَ
وَمَا
يُعْلِنُونَ
ۚ
إِنَّهُۥ
لَا
يُحِبُّ
ٱلْمُسْتَكْبِرِينَ
Onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da Allah'ın bildiğinde şüphe yoktur. O, büyüklük taslayanları sevmez.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 24 Cüz 14 • Sayfa 269
وَإِذَا قِيلَ لَهُم مَّاذَآ أَنزَلَ رَبُّكُمْ ۙ قَالُوٓا۟ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ ﴿24﴾
وَإِذَا
قِيلَ
لَهُم
مَّاذَآ
أَنزَلَ
رَبُّكُمْ
ۙ
قَالُوٓا۟
أَسَٰطِيرُ
ٱلْأَوَّلِينَ
Onlara: "Rabbiniz ne indirdi?" diye sorulsa: "öncekilerin masalları" derler.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 25 Cüz 14 • Sayfa 269
لِيَحْمِلُوٓا۟ أَوْزَارَهُمْ كَامِلَةًۭ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ ۙ وَمِنْ أَوْزَارِ ٱلَّذِينَ يُضِلُّونَهُم بِغَيْرِ عِلْمٍ ۗ أَلَا سَآءَ مَا يَزِرُونَ ﴿25﴾
لِيَحْمِلُوٓا۟
أَوْزَارَهُمْ
كَامِلَةًۭ
يَوْمَ
ٱلْقِيَٰمَةِ
ۙ
وَمِنْ
أَوْزَارِ
ٱلَّذِينَ
يُضِلُّونَهُم
بِغَيْرِ
عِلْمٍ
ۗ
أَلَا
سَآءَ
مَا
يَزِرُونَ
Böylece kıyamet günü kendi günahlarını tam olarak, bilmeden saptırdıkları kimselerin günahlarını kısmen yüklenirler. Dikkat edin, yüklendikleri yük ne kötüdür!
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 26 Cüz 14 • Sayfa 269
قَدْ مَكَرَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَأَتَى ٱللَّهُ بُنْيَٰنَهُم مِّنَ ٱلْقَوَاعِدِ فَخَرَّ عَلَيْهِمُ ٱلسَّقْفُ مِن فَوْقِهِمْ وَأَتَىٰهُمُ ٱلْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ ﴿26﴾
قَدْ
مَكَرَ
ٱلَّذِينَ
مِن
قَبْلِهِمْ
فَأَتَى
ٱللَّهُ
بُنْيَٰنَهُم
مِّنَ
ٱلْقَوَاعِدِ
فَخَرَّ
عَلَيْهِمُ
ٱلسَّقْفُ
مِن
فَوْقِهِمْ
وَأَتَىٰهُمُ
ٱلْعَذَابُ
مِنْ
حَيْثُ
لَا
يَشْعُرُونَ
Onlardan öncekiler düzen kurmuşlardı. Bunun üzerine Allah, binalarının temelini çökertti de tavanları başlarına yıkıldı. Azap, onlara farketmedikleri yerden geldi.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 27 Cüz 14 • Sayfa 270
ثُمَّ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ يُخْزِيهِمْ وَيَقُولُ أَيْنَ شُرَكَآءِىَ ٱلَّذِينَ كُنتُمْ تُشَٰٓقُّونَ فِيهِمْ ۚ قَالَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ إِنَّ ٱلْخِزْىَ ٱلْيَوْمَ وَٱلسُّوٓءَ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ ﴿27﴾
ثُمَّ
يَوْمَ
ٱلْقِيَٰمَةِ
يُخْزِيهِمْ
وَيَقُولُ
أَيْنَ
شُرَكَآءِىَ
ٱلَّذِينَ
كُنتُمْ
تُشَٰٓقُّونَ
فِيهِمْ
ۚ
قَالَ
ٱلَّذِينَ
أُوتُوا۟
ٱلْعِلْمَ
إِنَّ
ٱلْخِزْىَ
ٱلْيَوْمَ
وَٱلسُّوٓءَ
عَلَى
ٱلْكَٰفِرِينَ
Sonra kıyamet günü onları rezil eder ve: "Haklarında tartıştığınız Benim ortaklarım nerede?" der. İlim sahibleri şöyle derler: "Doğrusu bugün inkarcılara rezillik ve iğrençlik vardır."
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 28 Cüz 14 • Sayfa 270
ٱلَّذِينَ تَتَوَفَّىٰهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ ظَالِمِىٓ أَنفُسِهِمْ ۖ فَأَلْقَوُا۟ ٱلسَّلَمَ مَا كُنَّا نَعْمَلُ مِن سُوٓءٍۭ ۚ بَلَىٰٓ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌۢ بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ﴿28﴾
ٱلَّذِينَ
تَتَوَفَّىٰهُمُ
ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ
ظَالِمِىٓ
أَنفُسِهِمْ
ۖ
فَأَلْقَوُا۟
ٱلسَّلَمَ
مَا
كُنَّا
نَعْمَلُ
مِن
سُوٓءٍۭ
ۚ
بَلَىٰٓ
إِنَّ
ٱللَّهَ
عَلِيمٌۢ
بِمَا
كُنتُمْ
تَعْمَلُونَ
Melekler kendilerine yazık etmiş kimselerin canlarını alırken: "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" diyerek teslim olurlar. Hayır; öyle değil; doğrusu Allah onların yaptıklarını bilmektedir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 29 Cüz 14 • Sayfa 270
فَٱدْخُلُوٓا۟ أَبْوَٰبَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَا ۖ فَلَبِئْسَ مَثْوَى ٱلْمُتَكَبِّرِينَ ﴿29﴾
فَٱدْخُلُوٓا۟
أَبْوَٰبَ
جَهَنَّمَ
خَٰلِدِينَ
فِيهَا
ۖ
فَلَبِئْسَ
مَثْوَى
ٱلْمُتَكَبِّرِينَ
Temelli kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklenenlerin durağı ne kötüdür!
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 30 Cüz 14 • Sayfa 270
۞ وَقِيلَ لِلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ مَاذَآ أَنزَلَ رَبُّكُمْ ۚ قَالُوا۟ خَيْرًۭا ۗ لِّلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ فِى هَٰذِهِ ٱلدُّنْيَا حَسَنَةٌۭ ۚ وَلَدَارُ ٱلْءَاخِرَةِ خَيْرٌۭ ۚ وَلَنِعْمَ دَارُ ٱلْمُتَّقِينَ ﴿30﴾
۞
وَقِيلَ
لِلَّذِينَ
ٱتَّقَوْا۟
مَاذَآ
أَنزَلَ
رَبُّكُمْ
ۚ
قَالُوا۟
خَيْرًۭا
ۗ
لِّلَّذِينَ
أَحْسَنُوا۟
فِى
هَٰذِهِ
ٱلدُّنْيَا
حَسَنَةٌۭ
ۚ
وَلَدَارُ
ٱلْءَاخِرَةِ
خَيْرٌۭ
ۚ
وَلَنِعْمَ
دَارُ
ٱلْمُتَّقِينَ
Sakınan kimselere: "Rabbiniz ne indirdi?" denince, "İyilik" derler. Bu dünyada iyi davrananlara iyilik vardır. Ahiret yurdu ise daha iyidir. Sakınanların yurdu ne güzeldir!
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 31 Cüz 14 • Sayfa 270
جَنَّٰتُ عَدْنٍۢ يَدْخُلُونَهَا تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ۖ لَهُمْ فِيهَا مَا يَشَآءُونَ ۚ كَذَٰلِكَ يَجْزِى ٱللَّهُ ٱلْمُتَّقِينَ ﴿31﴾
جَنَّٰتُ
عَدْنٍۢ
يَدْخُلُونَهَا
تَجْرِى
مِن
تَحْتِهَا
ٱلْأَنْهَٰرُ
ۖ
لَهُمْ
فِيهَا
مَا
يَشَآءُونَ
ۚ
كَذَٰلِكَ
يَجْزِى
ٱللَّهُ
ٱلْمُتَّقِينَ
İçlerinden ırmaklar akan Adn cennetlerine girerler. Orada, diledikleri kendilerine verilir. Allah sakınanları böylece mükafatlandırır.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 32 Cüz 14 • Sayfa 270
ٱلَّذِينَ تَتَوَفَّىٰهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ طَيِّبِينَ ۙ يَقُولُونَ سَلَٰمٌ عَلَيْكُمُ ٱدْخُلُوا۟ ٱلْجَنَّةَ بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ﴿32﴾
ٱلَّذِينَ
تَتَوَفَّىٰهُمُ
ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ
طَيِّبِينَ
ۙ
يَقُولُونَ
سَلَٰمٌ
عَلَيْكُمُ
ٱدْخُلُوا۟
ٱلْجَنَّةَ
بِمَا
كُنتُمْ
تَعْمَلُونَ
Melekler onların canını temizlenmiş olarak alırken: "Selam size; yaptıklarınıza karşılık haydi cennete girin" derler.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 33 Cüz 14 • Sayfa 270
هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن تَأْتِيَهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ أَوْ يَأْتِىَ أَمْرُ رَبِّكَ ۚ كَذَٰلِكَ فَعَلَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ وَمَا ظَلَمَهُمُ ٱللَّهُ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ ﴿33﴾
هَلْ
يَنظُرُونَ
إِلَّآ
أَن
تَأْتِيَهُمُ
ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ
أَوْ
يَأْتِىَ
أَمْرُ
رَبِّكَ
ۚ
كَذَٰلِكَ
فَعَلَ
ٱلَّذِينَ
مِن
قَبْلِهِمْ
ۚ
وَمَا
ظَلَمَهُمُ
ٱللَّهُ
وَلَٰكِن
كَانُوٓا۟
أَنفُسَهُمْ
يَظْلِمُونَ
Onlar kendilerine yalnız meleklerin veya senin Rabbinin buyruğunun gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmemişti, ama onlar kendilerine yazık ediyorlardı.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 34 Cüz 14 • Sayfa 270
فَأَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ ﴿34﴾
فَأَصَابَهُمْ
سَيِّـَٔاتُ
مَا
عَمِلُوا۟
وَحَاقَ
بِهِم
مَّا
كَانُوا۟
بِهِۦ
يَسْتَهْزِءُونَ
Bu yüzden, işledikleri kötülüklere uğradılar ve alay ettikleri şey onları kuşattı.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 35 Cüz 14 • Sayfa 271
وَقَالَ ٱلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ لَوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَا عَبَدْنَا مِن دُونِهِۦ مِن شَىْءٍۢ نَّحْنُ وَلَآ ءَابَآؤُنَا وَلَا حَرَّمْنَا مِن دُونِهِۦ مِن شَىْءٍۢ ۚ كَذَٰلِكَ فَعَلَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ فَهَلْ عَلَى ٱلرُّسُلِ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ ﴿35﴾
وَقَالَ
ٱلَّذِينَ
أَشْرَكُوا۟
لَوْ
شَآءَ
ٱللَّهُ
مَا
عَبَدْنَا
مِن
دُونِهِۦ
مِن
شَىْءٍۢ
نَّحْنُ
وَلَآ
ءَابَآؤُنَا
وَلَا
حَرَّمْنَا
مِن
دُونِهِۦ
مِن
شَىْءٍۢ
ۚ
كَذَٰلِكَ
فَعَلَ
ٱلَّذِينَ
مِن
قَبْلِهِمْ
ۚ
فَهَلْ
عَلَى
ٱلرُّسُلِ
إِلَّا
ٱلْبَلَٰغُ
ٱلْمُبِينُ
Allah'a eş koşanlar: "Allah dileseydi O'ndan başka hiçbir şeye ne biz ve ne de babalarımız tapardı. O'nun buyruğu olmaksızın hiçbir şeyi haram kılmazdık" dediler. Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere apaçık tebliğden başka ne vazife düşer?
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 36 Cüz 14 • Sayfa 271
وَلَقَدْ بَعَثْنَا فِى كُلِّ أُمَّةٍۢ رَّسُولًا أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱجْتَنِبُوا۟ ٱلطَّٰغُوتَ ۖ فَمِنْهُم مَّنْ هَدَى ٱللَّهُ وَمِنْهُم مَّنْ حَقَّتْ عَلَيْهِ ٱلضَّلَٰلَةُ ۚ فَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُكَذِّبِينَ ﴿36﴾
وَلَقَدْ
بَعَثْنَا
فِى
كُلِّ
أُمَّةٍۢ
رَّسُولًا
أَنِ
ٱعْبُدُوا۟
ٱللَّهَ
وَٱجْتَنِبُوا۟
ٱلطَّٰغُوتَ
ۖ
فَمِنْهُم
مَّنْ
هَدَى
ٱللَّهُ
وَمِنْهُم
مَّنْ
حَقَّتْ
عَلَيْهِ
ٱلضَّلَٰلَةُ
ۚ
فَسِيرُوا۟
فِى
ٱلْأَرْضِ
فَٱنظُرُوا۟
كَيْفَ
كَانَ
عَٰقِبَةُ
ٱلْمُكَذِّبِينَ
And olsun ki, her ümmete: "Allah'a kulluk edin, azdırıcılardan kaçının" diyen peygamber göndermişizdir. Allah içlerinden kimini doğru yola eriştirdi, kimi de sapıklığı haketti. Yeryüzünde gezin; peygamberleri yalanlayanların sonlarının nasıl olduğunugörün.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 37 Cüz 14 • Sayfa 271
إِن تَحْرِصْ عَلَىٰ هُدَىٰهُمْ فَإِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى مَن يُضِلُّ ۖ وَمَا لَهُم مِّن نَّٰصِرِينَ ﴿37﴾
إِن
تَحْرِصْ
عَلَىٰ
هُدَىٰهُمْ
فَإِنَّ
ٱللَّهَ
لَا
يَهْدِى
مَن
يُضِلُّ
ۖ
وَمَا
لَهُم
مِّن
نَّٰصِرِينَ
Onların doğru yolda olmalarına ne kadar özensen, yine de Allah, saptırdığını doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da olmaz.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 38 Cüz 14 • Sayfa 271
وَأَقْسَمُوا۟ بِٱللَّهِ جَهْدَ أَيْمَٰنِهِمْ ۙ لَا يَبْعَثُ ٱللَّهُ مَن يَمُوتُ ۚ بَلَىٰ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّۭا وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ ﴿38﴾
وَأَقْسَمُوا۟
بِٱللَّهِ
جَهْدَ
أَيْمَٰنِهِمْ
ۙ
لَا
يَبْعَثُ
ٱللَّهُ
مَن
يَمُوتُ
ۚ
بَلَىٰ
وَعْدًا
عَلَيْهِ
حَقًّۭا
وَلَٰكِنَّ
أَكْثَرَ
ٱلنَّاسِ
لَا
يَعْلَمُونَ
Ölen kimseyi Allah'ın diriltmeyeceği üzerine bütün güçleriyle Allah'a yemin ederler. Hayır; öyle değil, ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklamayı, inkar edenlerin kendilerinin yalancı olduklarını bileceklerini, Allah gerçekten vadetmiştir, fakat insanların çoğu bilmezler.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 39 Cüz 14 • Sayfa 271
لِيُبَيِّنَ لَهُمُ ٱلَّذِى يَخْتَلِفُونَ فِيهِ وَلِيَعْلَمَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَنَّهُمْ كَانُوا۟ كَٰذِبِينَ ﴿39﴾
لِيُبَيِّنَ
لَهُمُ
ٱلَّذِى
يَخْتَلِفُونَ
فِيهِ
وَلِيَعْلَمَ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوٓا۟
أَنَّهُمْ
كَانُوا۟
كَٰذِبِينَ
Ölen kimseyi Allah'ın diriltmeyeceği üzerine bütün güçleriyle Allah'a yemin ederler. Hayır; öyle değil, ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklamayı, inkar edenlerin kendilerinin yalancı olduklarını bileceklerini, Allah gerçekten vadetmiştir, fakat insanların çoğu bilmezler.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 40 Cüz 14 • Sayfa 271
إِنَّمَا قَوْلُنَا لِشَىْءٍ إِذَآ أَرَدْنَٰهُ أَن نَّقُولَ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ ﴿40﴾
إِنَّمَا
قَوْلُنَا
لِشَىْءٍ
إِذَآ
أَرَدْنَٰهُ
أَن
نَّقُولَ
لَهُۥ
كُن
فَيَكُونُ
Bir şeyin olmasını istediğimiz zaman sözümüz sadece ona "Ol" dememizdir ve hemen olur.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 41 Cüz 14 • Sayfa 271
وَٱلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ فِى ٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ مَا ظُلِمُوا۟ لَنُبَوِّئَنَّهُمْ فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةًۭ ۖ وَلَأَجْرُ ٱلْءَاخِرَةِ أَكْبَرُ ۚ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ ﴿41﴾
وَٱلَّذِينَ
هَاجَرُوا۟
فِى
ٱللَّهِ
مِنۢ
بَعْدِ
مَا
ظُلِمُوا۟
لَنُبَوِّئَنَّهُمْ
فِى
ٱلدُّنْيَا
حَسَنَةًۭ
ۖ
وَلَأَجْرُ
ٱلْءَاخِرَةِ
أَكْبَرُ
ۚ
لَوْ
كَانُوا۟
يَعْلَمُونَ
Haksızlığa uğratıldıktan sonra, Allah yolunda hicret eden kimseleri, and olsun ki, dünyada güzel bir yerde yerleştiririz. Ahiret ecri ise daha büyüktür, keşki bilseler!
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 42 Cüz 14 • Sayfa 271
ٱلَّذِينَ صَبَرُوا۟ وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ ﴿42﴾
ٱلَّذِينَ
صَبَرُوا۟
وَعَلَىٰ
رَبِّهِمْ
يَتَوَكَّلُونَ
Onlar sabreden ve yalnız Rablerine güvenen kimselerdir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 43 Cüz 14 • Sayfa 272
وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ إِلَّا رِجَالًۭا نُّوحِىٓ إِلَيْهِمْ ۚ فَسْـَٔلُوٓا۟ أَهْلَ ٱلذِّكْرِ إِن كُنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ ﴿43﴾
وَمَآ
أَرْسَلْنَا
مِن
قَبْلِكَ
إِلَّا
رِجَالًۭا
نُّوحِىٓ
إِلَيْهِمْ
ۚ
فَسْـَٔلُوٓا۟
أَهْلَ
ٱلذِّكْرِ
إِن
كُنتُمْ
لَا
تَعْلَمُونَ
Doğrusu senden önce de kendilerine kitablar ve belgelerle vahyettiğimiz bir takım adamlar gönderdik. Bilmiyorsanız kitablılara sorun. Sana da, insanlara gönderileni açıklayasın diye Kuran'ı indirdik. Belki düşünürler.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 44 Cüz 14 • Sayfa 272
بِٱلْبَيِّنَٰتِ وَٱلزُّبُرِ ۗ وَأَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ٱلذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ إِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ ﴿44﴾
بِٱلْبَيِّنَٰتِ
وَٱلزُّبُرِ
ۗ
وَأَنزَلْنَآ
إِلَيْكَ
ٱلذِّكْرَ
لِتُبَيِّنَ
لِلنَّاسِ
مَا
نُزِّلَ
إِلَيْهِمْ
وَلَعَلَّهُمْ
يَتَفَكَّرُونَ
Doğrusu senden önce de kendilerine kitablar ve belgelerle vahyettiğimiz bir takım adamlar gönderdik. Bilmiyorsanız kitablılara sorun. Sana da, insanlara gönderileni açıklayasın diye Kuran'ı indirdik. Belki düşünürler.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 45 Cüz 14 • Sayfa 272
أَفَأَمِنَ ٱلَّذِينَ مَكَرُوا۟ ٱلسَّيِّـَٔاتِ أَن يَخْسِفَ ٱللَّهُ بِهِمُ ٱلْأَرْضَ أَوْ يَأْتِيَهُمُ ٱلْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ ﴿45﴾
أَفَأَمِنَ
ٱلَّذِينَ
مَكَرُوا۟
ٱلسَّيِّـَٔاتِ
أَن
يَخْسِفَ
ٱللَّهُ
بِهِمُ
ٱلْأَرْضَ
أَوْ
يَأْتِيَهُمُ
ٱلْعَذَابُ
مِنْ
حَيْثُ
لَا
يَشْعُرُونَ
Kötü işler düzenleyenler Allah'ın kendilerini yere batırmasından yahut farketmedikleri bir yerden onlara azabın gelmesinden güvende midirler?
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 46 Cüz 14 • Sayfa 272
أَوْ يَأْخُذَهُمْ فِى تَقَلُّبِهِمْ فَمَا هُم بِمُعْجِزِينَ ﴿46﴾
أَوْ
يَأْخُذَهُمْ
فِى
تَقَلُّبِهِمْ
فَمَا
هُم
بِمُعْجِزِينَ
Veya hareket halindelerken -ki Allah'ı aciz bırakamazlar- ya da yok olmak endişesindeyken onlara azabın gelmesinden güvende midirler? Doğrusu Rabbin şefkatlidir, merhametlidir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 47 Cüz 14 • Sayfa 272
أَوْ يَأْخُذَهُمْ عَلَىٰ تَخَوُّفٍۢ فَإِنَّ رَبَّكُمْ لَرَءُوفٌۭ رَّحِيمٌ ﴿47﴾
أَوْ
يَأْخُذَهُمْ
عَلَىٰ
تَخَوُّفٍۢ
فَإِنَّ
رَبَّكُمْ
لَرَءُوفٌۭ
رَّحِيمٌ
Veya hareket halindelerken -ki Allah'ı aciz bırakamazlar- ya da yok olmak endişesindeyken onlara azabın gelmesinden güvende midirler? Doğrusu Rabbin şefkatlidir, merhametlidir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 48 Cüz 14 • Sayfa 272
أَوَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَىٰ مَا خَلَقَ ٱللَّهُ مِن شَىْءٍۢ يَتَفَيَّؤُا۟ ظِلَٰلُهُۥ عَنِ ٱلْيَمِينِ وَٱلشَّمَآئِلِ سُجَّدًۭا لِّلَّهِ وَهُمْ دَٰخِرُونَ ﴿48﴾
أَوَلَمْ
يَرَوْا۟
إِلَىٰ
مَا
خَلَقَ
ٱللَّهُ
مِن
شَىْءٍۢ
يَتَفَيَّؤُا۟
ظِلَٰلُهُۥ
عَنِ
ٱلْيَمِينِ
وَٱلشَّمَآئِلِ
سُجَّدًۭا
لِّلَّهِ
وَهُمْ
دَٰخِرُونَ
Allah'ın yarattığı şeylerin, gölgeleri sağa sola vurarak, Allah'a boyun eğerek secde etmekte olduklarını görmüyorlar mı?
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 49 Cüz 14 • Sayfa 272
وَلِلَّهِ يَسْجُدُ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ مِن دَآبَّةٍۢ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ ﴿49﴾
وَلِلَّهِ
يَسْجُدُ
مَا
فِى
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
وَمَا
فِى
ٱلْأَرْضِ
مِن
دَآبَّةٍۢ
وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ
وَهُمْ
لَا
يَسْتَكْبِرُونَ
Göklerde ve yerde bulunan her canlı ve melekler, büyüklük taslamaksızın Allah'a secde ederler.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 50 Cüz 14 • Sayfa 272 Secde Âyeti
يَخَافُونَ رَبَّهُم مِّن فَوْقِهِمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ ۩ ﴿50﴾
يَخَافُونَ
رَبَّهُم
مِّن
فَوْقِهِمْ
وَيَفْعَلُونَ
مَا
يُؤْمَرُونَ
۩
Üstün olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 51 Cüz 14 • Sayfa 272
۞ وَقَالَ ٱللَّهُ لَا تَتَّخِذُوٓا۟ إِلَٰهَيْنِ ٱثْنَيْنِ ۖ إِنَّمَا هُوَ إِلَٰهٌۭ وَٰحِدٌۭ ۖ فَإِيَّٰىَ فَٱرْهَبُونِ ﴿51﴾
۞
وَقَالَ
ٱللَّهُ
لَا
تَتَّخِذُوٓا۟
إِلَٰهَيْنِ
ٱثْنَيْنِ
ۖ
إِنَّمَا
هُوَ
إِلَٰهٌۭ
وَٰحِدٌۭ
ۖ
فَإِيَّٰىَ
فَٱرْهَبُونِ
Allah, "İki tanrı edinmeyin, O ancak bir tek Tanrı'dır. Yalnız Ben'den korkun" dedi.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 52 Cüz 14 • Sayfa 272
وَلَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَلَهُ ٱلدِّينُ وَاصِبًا ۚ أَفَغَيْرَ ٱللَّهِ تَتَّقُونَ ﴿52﴾
وَلَهُۥ
مَا
فِى
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
وَٱلْأَرْضِ
وَلَهُ
ٱلدِّينُ
وَاصِبًا
ۚ
أَفَغَيْرَ
ٱللَّهِ
تَتَّقُونَ
Göklerde ve yerde olan O'nundur. Kulluk da daima O'nadır. Allah'tan başkasından mı sakınıyorsunuz?
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 53 Cüz 14 • Sayfa 272
وَمَا بِكُم مِّن نِّعْمَةٍۢ فَمِنَ ٱللَّهِ ۖ ثُمَّ إِذَا مَسَّكُمُ ٱلضُّرُّ فَإِلَيْهِ تَجْـَٔرُونَ ﴿53﴾
وَمَا
بِكُم
مِّن
نِّعْمَةٍۢ
فَمِنَ
ٱللَّهِ
ۖ
ثُمَّ
إِذَا
مَسَّكُمُ
ٱلضُّرُّ
فَإِلَيْهِ
تَجْـَٔرُونَ
Size gelen her nimet Allah'tandır. Sonra, bir sıkıntıya uğradığınızda yalnız O'na sığınırsınız.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 54 Cüz 14 • Sayfa 272
ثُمَّ إِذَا كَشَفَ ٱلضُّرَّ عَنكُمْ إِذَا فَرِيقٌۭ مِّنكُم بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَ ﴿54﴾
ثُمَّ
إِذَا
كَشَفَ
ٱلضُّرَّ
عَنكُمْ
إِذَا
فَرِيقٌۭ
مِّنكُم
بِرَبِّهِمْ
يُشْرِكُونَ
Sıkıntılarınızı giderince de, içinizden bazıları kendilerine verdiğimize nankörlük ederek Rablerine eş koşarlar. Geçinin bakalım, yakında öğreneceksiniz.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 55 Cüz 14 • Sayfa 273
لِيَكْفُرُوا۟ بِمَآ ءَاتَيْنَٰهُمْ ۚ فَتَمَتَّعُوا۟ ۖ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ ﴿55﴾
لِيَكْفُرُوا۟
بِمَآ
ءَاتَيْنَٰهُمْ
ۚ
فَتَمَتَّعُوا۟
ۖ
فَسَوْفَ
تَعْلَمُونَ
Sıkıntılarınızı giderince de, içinizden bazıları kendilerine verdiğimize nankörlük ederek Rablerine eş koşarlar. Geçinin bakalım, yakında öğreneceksiniz.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 56 Cüz 14 • Sayfa 273
وَيَجْعَلُونَ لِمَا لَا يَعْلَمُونَ نَصِيبًۭا مِّمَّا رَزَقْنَٰهُمْ ۗ تَٱللَّهِ لَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمْ تَفْتَرُونَ ﴿56﴾
وَيَجْعَلُونَ
لِمَا
لَا
يَعْلَمُونَ
نَصِيبًۭا
مِّمَّا
رَزَقْنَٰهُمْ
ۗ
تَٱللَّهِ
لَتُسْـَٔلُنَّ
عَمَّا
كُنتُمْ
تَفْتَرُونَ
Kendilerine verdiğimiz rızıktan, onların ne olduğunu bilmeyen putlara pay ayırırlar. Allah'a and olsun ki, uydurup durduğunuz şeylerden elbette sorguya çekileceksiniz.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 57 Cüz 14 • Sayfa 273
وَيَجْعَلُونَ لِلَّهِ ٱلْبَنَٰتِ سُبْحَٰنَهُۥ ۙ وَلَهُم مَّا يَشْتَهُونَ ﴿57﴾
وَيَجْعَلُونَ
لِلَّهِ
ٱلْبَنَٰتِ
سُبْحَٰنَهُۥ
ۙ
وَلَهُم
مَّا
يَشْتَهُونَ
Beğendikleri erkek çocukları kendilerine; kızları da Allah'a malediyorlar. O bundan münezzehtir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 58 Cüz 14 • Sayfa 273
وَإِذَا بُشِّرَ أَحَدُهُم بِٱلْأُنثَىٰ ظَلَّ وَجْهُهُۥ مُسْوَدًّۭا وَهُوَ كَظِيمٌۭ ﴿58﴾
وَإِذَا
بُشِّرَ
أَحَدُهُم
بِٱلْأُنثَىٰ
ظَلَّ
وَجْهُهُۥ
مُسْوَدًّۭا
وَهُوَ
كَظِيمٌۭ
Aralarından birine bir kızı olduğu müjdelendiği zaman içi gamla dolarak yüzü simsiyah kesilir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 59 Cüz 14 • Sayfa 273
يَتَوَٰرَىٰ مِنَ ٱلْقَوْمِ مِن سُوٓءِ مَا بُشِّرَ بِهِۦٓ ۚ أَيُمْسِكُهُۥ عَلَىٰ هُونٍ أَمْ يَدُسُّهُۥ فِى ٱلتُّرَابِ ۗ أَلَا سَآءَ مَا يَحْكُمُونَ ﴿59﴾
يَتَوَٰرَىٰ
مِنَ
ٱلْقَوْمِ
مِن
سُوٓءِ
مَا
بُشِّرَ
بِهِۦٓ
ۚ
أَيُمْسِكُهُۥ
عَلَىٰ
هُونٍ
أَمْ
يَدُسُّهُۥ
فِى
ٱلتُّرَابِ
ۗ
أَلَا
سَآءَ
مَا
يَحْكُمُونَ
Kendisine verilen kötü müjde yüzünden, halktan gizlenmeye çalışır; onu utana utana tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün? Ne kötü hükmediyorlar!
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 60 Cüz 14 • Sayfa 273
لِلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْءَاخِرَةِ مَثَلُ ٱلسَّوْءِ ۖ وَلِلَّهِ ٱلْمَثَلُ ٱلْأَعْلَىٰ ۚ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ ﴿60﴾
لِلَّذِينَ
لَا
يُؤْمِنُونَ
بِٱلْءَاخِرَةِ
مَثَلُ
ٱلسَّوْءِ
ۖ
وَلِلَّهِ
ٱلْمَثَلُ
ٱلْأَعْلَىٰ
ۚ
وَهُوَ
ٱلْعَزِيزُ
ٱلْحَكِيمُ
Ahirete inanmayanlar kötülük misalidirler. En üstün misali ise Allah verir. O Güçlü'dür, Hakim'dir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 61 Cüz 14 • Sayfa 273
وَلَوْ يُؤَاخِذُ ٱللَّهُ ٱلنَّاسَ بِظُلْمِهِم مَّا تَرَكَ عَلَيْهَا مِن دَآبَّةٍۢ وَلَٰكِن يُؤَخِّرُهُمْ إِلَىٰٓ أَجَلٍۢ مُّسَمًّۭى ۖ فَإِذَا جَآءَ أَجَلُهُمْ لَا يَسْتَـْٔخِرُونَ سَاعَةًۭ ۖ وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ ﴿61﴾
وَلَوْ
يُؤَاخِذُ
ٱللَّهُ
ٱلنَّاسَ
بِظُلْمِهِم
مَّا
تَرَكَ
عَلَيْهَا
مِن
دَآبَّةٍۢ
وَلَٰكِن
يُؤَخِّرُهُمْ
إِلَىٰٓ
أَجَلٍۢ
مُّسَمًّۭى
ۖ
فَإِذَا
جَآءَ
أَجَلُهُمْ
لَا
يَسْتَـْٔخِرُونَ
سَاعَةًۭ
ۖ
وَلَا
يَسْتَقْدِمُونَ
Allah insanları haksızlıklarından ötürü yakalayacak olsaydı, yeryüzünde canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Süreleri dolunca onu ne bir saat geciktirebilirler ne de öne alabilirler.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 62 Cüz 14 • Sayfa 273
وَيَجْعَلُونَ لِلَّهِ مَا يَكْرَهُونَ وَتَصِفُ أَلْسِنَتُهُمُ ٱلْكَذِبَ أَنَّ لَهُمُ ٱلْحُسْنَىٰ ۖ لَا جَرَمَ أَنَّ لَهُمُ ٱلنَّارَ وَأَنَّهُم مُّفْرَطُونَ ﴿62﴾
وَيَجْعَلُونَ
لِلَّهِ
مَا
يَكْرَهُونَ
وَتَصِفُ
أَلْسِنَتُهُمُ
ٱلْكَذِبَ
أَنَّ
لَهُمُ
ٱلْحُسْنَىٰ
ۖ
لَا
جَرَمَ
أَنَّ
لَهُمُ
ٱلنَّارَ
وَأَنَّهُم
مُّفْرَطُونَ
Beğenmediklerini Allah'a malederler. Dilleri, güzel şeylerin kendilerine ait olduğunu yalan yere söyler durur. Cehennemin onların olduğunda ve önceden oraya gideceklerinde şüphe yoktur.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 63 Cüz 14 • Sayfa 273
تَٱللَّهِ لَقَدْ أَرْسَلْنَآ إِلَىٰٓ أُمَمٍۢ مِّن قَبْلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَعْمَٰلَهُمْ فَهُوَ وَلِيُّهُمُ ٱلْيَوْمَ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌۭ ﴿63﴾
تَٱللَّهِ
لَقَدْ
أَرْسَلْنَآ
إِلَىٰٓ
أُمَمٍۢ
مِّن
قَبْلِكَ
فَزَيَّنَ
لَهُمُ
ٱلشَّيْطَٰنُ
أَعْمَٰلَهُمْ
فَهُوَ
وَلِيُّهُمُ
ٱلْيَوْمَ
وَلَهُمْ
عَذَابٌ
أَلِيمٌۭ
Allah'a and olsun ki, senden önceki ümmetlere peygamberler gönderdik. Şeytan yaptıklarını onlara hep güzel gösterdi. Bugün de dostları odur. Onlara can yakıcı azap vardır.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 64 Cüz 14 • Sayfa 273
وَمَآ أَنزَلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ إِلَّا لِتُبَيِّنَ لَهُمُ ٱلَّذِى ٱخْتَلَفُوا۟ فِيهِ ۙ وَهُدًۭى وَرَحْمَةًۭ لِّقَوْمٍۢ يُؤْمِنُونَ ﴿64﴾
وَمَآ
أَنزَلْنَا
عَلَيْكَ
ٱلْكِتَٰبَ
إِلَّا
لِتُبَيِّنَ
لَهُمُ
ٱلَّذِى
ٱخْتَلَفُوا۟
فِيهِ
ۙ
وَهُدًۭى
وَرَحْمَةًۭ
لِّقَوْمٍۢ
يُؤْمِنُونَ
Sana Kitap'ı, ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklaman için, inanan kimselere de doğru yol rehberi ve rahmet olarak indirdik.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 65 Cüz 14 • Sayfa 274
وَٱللَّهُ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۭ فَأَحْيَا بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَآ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ لِّقَوْمٍۢ يَسْمَعُونَ ﴿65﴾
وَٱللَّهُ
أَنزَلَ
مِنَ
ٱلسَّمَآءِ
مَآءًۭ
فَأَحْيَا
بِهِ
ٱلْأَرْضَ
بَعْدَ
مَوْتِهَآ
ۚ
إِنَّ
فِى
ذَٰلِكَ
لَءَايَةًۭ
لِّقَوْمٍۢ
يَسْمَعُونَ
Allah gökten su indirir ve ölümünden sonra yeryüzünü diriltir. Kulak veren kimseler için bunda ibret vardır.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 66 Cüz 14 • Sayfa 274
وَإِنَّ لَكُمْ فِى ٱلْأَنْعَٰمِ لَعِبْرَةًۭ ۖ نُّسْقِيكُم مِّمَّا فِى بُطُونِهِۦ مِنۢ بَيْنِ فَرْثٍۢ وَدَمٍۢ لَّبَنًا خَالِصًۭا سَآئِغًۭا لِّلشَّٰرِبِينَ ﴿66﴾
وَإِنَّ
لَكُمْ
فِى
ٱلْأَنْعَٰمِ
لَعِبْرَةًۭ
ۖ
نُّسْقِيكُم
مِّمَّا
فِى
بُطُونِهِۦ
مِنۢ
بَيْنِ
فَرْثٍۢ
وَدَمٍۢ
لَّبَنًا
خَالِصًۭا
سَآئِغًۭا
لِّلشَّٰرِبِينَ
Hayvanlarda da size ibretler vardır. Bağırsaklarındakiler ile kan arasından, içenlere halis ve içimi kolay süt içiririz.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 67 Cüz 14 • Sayfa 274
وَمِن ثَمَرَٰتِ ٱلنَّخِيلِ وَٱلْأَعْنَٰبِ تَتَّخِذُونَ مِنْهُ سَكَرًۭا وَرِزْقًا حَسَنًا ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ لِّقَوْمٍۢ يَعْقِلُونَ ﴿67﴾
وَمِن
ثَمَرَٰتِ
ٱلنَّخِيلِ
وَٱلْأَعْنَٰبِ
تَتَّخِذُونَ
مِنْهُ
سَكَرًۭا
وَرِزْقًا
حَسَنًا
ۗ
إِنَّ
فِى
ذَٰلِكَ
لَءَايَةًۭ
لِّقَوْمٍۢ
يَعْقِلُونَ
Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden şerbet, şıra (içecek) ve güzel rızık elde edersiniz. Düşünen millet için bunda ibret vardır.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 68 Cüz 14 • Sayfa 274
وَأَوْحَىٰ رَبُّكَ إِلَى ٱلنَّحْلِ أَنِ ٱتَّخِذِى مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًۭا وَمِنَ ٱلشَّجَرِ وَمِمَّا يَعْرِشُونَ ﴿68﴾
وَأَوْحَىٰ
رَبُّكَ
إِلَى
ٱلنَّحْلِ
أَنِ
ٱتَّخِذِى
مِنَ
ٱلْجِبَالِ
بُيُوتًۭا
وَمِنَ
ٱلشَّجَرِ
وَمِمَّا
يَعْرِشُونَ
Rabbin bal arısına: "Dağlarda, ağaçlarda ve hazırlanmış kovanlarda yuva edin; sonra her çeşit üründen ye; sonra da Rabbinin işlemen için gösterdiği yollardan yürü" diye öğretti. Karınlarından insanlara şifa olan çeşitli renklerde bal çıkar. Düşünen bir millet için bunda ibret vardır.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 69 Cüz 14 • Sayfa 274
ثُمَّ كُلِى مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ فَٱسْلُكِى سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلًۭا ۚ يَخْرُجُ مِنۢ بُطُونِهَا شَرَابٌۭ مُّخْتَلِفٌ أَلْوَٰنُهُۥ فِيهِ شِفَآءٌۭ لِّلنَّاسِ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ لِّقَوْمٍۢ يَتَفَكَّرُونَ ﴿69﴾
ثُمَّ
كُلِى
مِن
كُلِّ
ٱلثَّمَرَٰتِ
فَٱسْلُكِى
سُبُلَ
رَبِّكِ
ذُلُلًۭا
ۚ
يَخْرُجُ
مِنۢ
بُطُونِهَا
شَرَابٌۭ
مُّخْتَلِفٌ
أَلْوَٰنُهُۥ
فِيهِ
شِفَآءٌۭ
لِّلنَّاسِ
ۗ
إِنَّ
فِى
ذَٰلِكَ
لَءَايَةًۭ
لِّقَوْمٍۢ
يَتَفَكَّرُونَ
Rabbin bal arısına: "Dağlarda, ağaçlarda ve hazırlanmış kovanlarda yuva edin; sonra her çeşit üründen ye; sonra da Rabbinin işlemen için gösterdiği yollardan yürü" diye öğretti. Karınlarından insanlara şifa olan çeşitli renklerde bal çıkar. Düşünen bir millet için bunda ibret vardır.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 70 Cüz 14 • Sayfa 274
وَٱللَّهُ خَلَقَكُمْ ثُمَّ يَتَوَفَّىٰكُمْ ۚ وَمِنكُم مَّن يُرَدُّ إِلَىٰٓ أَرْذَلِ ٱلْعُمُرِ لِكَىْ لَا يَعْلَمَ بَعْدَ عِلْمٍۢ شَيْـًٔا ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌۭ قَدِيرٌۭ ﴿70﴾
وَٱللَّهُ
خَلَقَكُمْ
ثُمَّ
يَتَوَفَّىٰكُمْ
ۚ
وَمِنكُم
مَّن
يُرَدُّ
إِلَىٰٓ
أَرْذَلِ
ٱلْعُمُرِ
لِكَىْ
لَا
يَعْلَمَ
بَعْدَ
عِلْمٍۢ
شَيْـًٔا
ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
عَلِيمٌۭ
قَدِيرٌۭ
Allah sizi yaratmıştır, sonra öldürecektir, içinizden bir kısmı da ömrünün en fena zamanına ulaştırılır ki, bilirken bilmez olurlar. Doğrusu Allah bilendir, her şeye Kadir'dir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 71 Cüz 14 • Sayfa 274
وَٱللَّهُ فَضَّلَ بَعْضَكُمْ عَلَىٰ بَعْضٍۢ فِى ٱلرِّزْقِ ۚ فَمَا ٱلَّذِينَ فُضِّلُوا۟ بِرَآدِّى رِزْقِهِمْ عَلَىٰ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ فَهُمْ فِيهِ سَوَآءٌ ۚ أَفَبِنِعْمَةِ ٱللَّهِ يَجْحَدُونَ ﴿71﴾
وَٱللَّهُ
فَضَّلَ
بَعْضَكُمْ
عَلَىٰ
بَعْضٍۢ
فِى
ٱلرِّزْقِ
ۚ
فَمَا
ٱلَّذِينَ
فُضِّلُوا۟
بِرَآدِّى
رِزْقِهِمْ
عَلَىٰ
مَا
مَلَكَتْ
أَيْمَٰنُهُمْ
فَهُمْ
فِيهِ
سَوَآءٌ
ۚ
أَفَبِنِعْمَةِ
ٱللَّهِ
يَجْحَدُونَ
Allah rızıkda kiminizi diğerlerine üstün tutmuştur. Üstün kılınanlar, emirleri altında bulunanların rızıklarını vermezler. Oysa rızıkta hepsi eşittir. Allah'ın nimetini bile bile inkar mı ediyorlar?
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 72 Cüz 14 • Sayfa 274
وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّنْ أَنفُسِكُمْ أَزْوَٰجًۭا وَجَعَلَ لَكُم مِّنْ أَزْوَٰجِكُم بَنِينَ وَحَفَدَةًۭ وَرَزَقَكُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ ۚ أَفَبِٱلْبَٰطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَتِ ٱللَّهِ هُمْ يَكْفُرُونَ ﴿72﴾
وَٱللَّهُ
جَعَلَ
لَكُم
مِّنْ
أَنفُسِكُمْ
أَزْوَٰجًۭا
وَجَعَلَ
لَكُم
مِّنْ
أَزْوَٰجِكُم
بَنِينَ
وَحَفَدَةًۭ
وَرَزَقَكُم
مِّنَ
ٱلطَّيِّبَٰتِ
ۚ
أَفَبِٱلْبَٰطِلِ
يُؤْمِنُونَ
وَبِنِعْمَتِ
ٱللَّهِ
هُمْ
يَكْفُرُونَ
Allah size kendinizden eşler var eder. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar var eder. Size temiz şeylerden rızık verir. Öyleyken batıla inanıyorlar ve Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 73 Cüz 14 • Sayfa 275
وَيَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَمْلِكُ لَهُمْ رِزْقًۭا مِّنَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ شَيْـًۭٔا وَلَا يَسْتَطِيعُونَ ﴿73﴾
وَيَعْبُدُونَ
مِن
دُونِ
ٱللَّهِ
مَا
لَا
يَمْلِكُ
لَهُمْ
رِزْقًۭا
مِّنَ
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
وَٱلْأَرْضِ
شَيْـًۭٔا
وَلَا
يَسْتَطِيعُونَ
Allah'ı bırakıp, göklerden ve yerden kendilerine verecek rızıkları olmayan ve vermeye güç yetiremeyen şeylere mi tapıyorlar?
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 74 Cüz 14 • Sayfa 275
فَلَا تَضْرِبُوا۟ لِلَّهِ ٱلْأَمْثَالَ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ ﴿74﴾
فَلَا
تَضْرِبُوا۟
لِلَّهِ
ٱلْأَمْثَالَ
ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
يَعْلَمُ
وَأَنتُمْ
لَا
تَعْلَمُونَ
Allah'a benzerler koşmaya kalkmayın. Şüphesiz Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 75 Cüz 14 • Sayfa 275
۞ ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا عَبْدًۭا مَّمْلُوكًۭا لَّا يَقْدِرُ عَلَىٰ شَىْءٍۢ وَمَن رَّزَقْنَٰهُ مِنَّا رِزْقًا حَسَنًۭا فَهُوَ يُنفِقُ مِنْهُ سِرًّۭا وَجَهْرًا ۖ هَلْ يَسْتَوُۥنَ ۚ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ۚ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ ﴿75﴾
۞
ضَرَبَ
ٱللَّهُ
مَثَلًا
عَبْدًۭا
مَّمْلُوكًۭا
لَّا
يَقْدِرُ
عَلَىٰ
شَىْءٍۢ
وَمَن
رَّزَقْنَٰهُ
مِنَّا
رِزْقًا
حَسَنًۭا
فَهُوَ
يُنفِقُ
مِنْهُ
سِرًّۭا
وَجَهْرًا
ۖ
هَلْ
يَسْتَوُۥنَ
ۚ
ٱلْحَمْدُ
لِلَّهِ
ۚ
بَلْ
أَكْثَرُهُمْ
لَا
يَعْلَمُونَ
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel nimetlerden gizlice ve açıkça sarfeden kimseyi misal gösterir: Hiç bunlar eşit olur mu? Övülmeğe layık olan Allah'tır, fakat çoğu bilmezler.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 76 Cüz 14 • Sayfa 275
وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًۭا رَّجُلَيْنِ أَحَدُهُمَآ أَبْكَمُ لَا يَقْدِرُ عَلَىٰ شَىْءٍۢ وَهُوَ كَلٌّ عَلَىٰ مَوْلَىٰهُ أَيْنَمَا يُوَجِّههُّ لَا يَأْتِ بِخَيْرٍ ۖ هَلْ يَسْتَوِى هُوَ وَمَن يَأْمُرُ بِٱلْعَدْلِ ۙ وَهُوَ عَلَىٰ صِرَٰطٍۢ مُّسْتَقِيمٍۢ ﴿76﴾
وَضَرَبَ
ٱللَّهُ
مَثَلًۭا
رَّجُلَيْنِ
أَحَدُهُمَآ
أَبْكَمُ
لَا
يَقْدِرُ
عَلَىٰ
شَىْءٍۢ
وَهُوَ
كَلٌّ
عَلَىٰ
مَوْلَىٰهُ
أَيْنَمَا
يُوَجِّههُّ
لَا
يَأْتِ
بِخَيْرٍ
ۖ
هَلْ
يَسْتَوِى
هُوَ
وَمَن
يَأْمُرُ
بِٱلْعَدْلِ
ۙ
وَهُوَ
عَلَىٰ
صِرَٰطٍۢ
مُّسْتَقِيمٍۢ
Allah iki adamı misal veriyor: Biri hiçbir şeye gücü yetmeyen bir dilsiz ki efendisine yüktür, nereye gönderse bir hayır çıkmaz; bu, doğru yolda olan, adaletle emreden kimse ile bir olabilir mi?
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 77 Cüz 14 • Sayfa 275
وَلِلَّهِ غَيْبُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ وَمَآ أَمْرُ ٱلسَّاعَةِ إِلَّا كَلَمْحِ ٱلْبَصَرِ أَوْ هُوَ أَقْرَبُ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ قَدِيرٌۭ ﴿77﴾
وَلِلَّهِ
غَيْبُ
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
وَٱلْأَرْضِ
ۚ
وَمَآ
أَمْرُ
ٱلسَّاعَةِ
إِلَّا
كَلَمْحِ
ٱلْبَصَرِ
أَوْ
هُوَ
أَقْرَبُ
ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
عَلَىٰ
كُلِّ
شَىْءٍۢ
قَدِيرٌۭ
Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir, kıyamet saatinin kopuşu bir göz kırpması kadar veya daha çabuk bir zaman içinde olur. Şüphesiz Allah her şeye Kadir'dir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 78 Cüz 14 • Sayfa 275
وَٱللَّهُ أَخْرَجَكُم مِّنۢ بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمْ لَا تَعْلَمُونَ شَيْـًۭٔا وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ ۙ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ ﴿78﴾
وَٱللَّهُ
أَخْرَجَكُم
مِّنۢ
بُطُونِ
أُمَّهَٰتِكُمْ
لَا
تَعْلَمُونَ
شَيْـًۭٔا
وَجَعَلَ
لَكُمُ
ٱلسَّمْعَ
وَٱلْأَبْصَٰرَ
وَٱلْأَفْـِٔدَةَ
ۙ
لَعَلَّكُمْ
تَشْكُرُونَ
Allah sizi annelerinizin karnından bir şey bilmez halde çıkarmıştır. Belki şükredersiniz diye size kulak, göz ve kalp vermiştir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 79 Cüz 14 • Sayfa 275
أَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَى ٱلطَّيْرِ مُسَخَّرَٰتٍۢ فِى جَوِّ ٱلسَّمَآءِ مَا يُمْسِكُهُنَّ إِلَّا ٱللَّهُ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍۢ لِّقَوْمٍۢ يُؤْمِنُونَ ﴿79﴾
أَلَمْ
يَرَوْا۟
إِلَى
ٱلطَّيْرِ
مُسَخَّرَٰتٍۢ
فِى
جَوِّ
ٱلسَّمَآءِ
مَا
يُمْسِكُهُنَّ
إِلَّا
ٱللَّهُ
ۗ
إِنَّ
فِى
ذَٰلِكَ
لَءَايَٰتٍۢ
لِّقَوْمٍۢ
يُؤْمِنُونَ
Göğün boşluğunda Allah'ın buyruğuna boyun eğerek uçan kuşlara bakmıyorlar mı? Onları Allah'tan başka tutan kimse yoktur. İnanan millet için bunda dersler vardır.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 80 Cüz 14 • Sayfa 276
وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّنۢ بُيُوتِكُمْ سَكَنًۭا وَجَعَلَ لَكُم مِّن جُلُودِ ٱلْأَنْعَٰمِ بُيُوتًۭا تَسْتَخِفُّونَهَا يَوْمَ ظَعْنِكُمْ وَيَوْمَ إِقَامَتِكُمْ ۙ وَمِنْ أَصْوَافِهَا وَأَوْبَارِهَا وَأَشْعَارِهَآ أَثَٰثًۭا وَمَتَٰعًا إِلَىٰ حِينٍۢ ﴿80﴾
وَٱللَّهُ
جَعَلَ
لَكُم
مِّنۢ
بُيُوتِكُمْ
سَكَنًۭا
وَجَعَلَ
لَكُم
مِّن
جُلُودِ
ٱلْأَنْعَٰمِ
بُيُوتًۭا
تَسْتَخِفُّونَهَا
يَوْمَ
ظَعْنِكُمْ
وَيَوْمَ
إِقَامَتِكُمْ
ۙ
وَمِنْ
أَصْوَافِهَا
وَأَوْبَارِهَا
وَأَشْعَارِهَآ
أَثَٰثًۭا
وَمَتَٰعًا
إِلَىٰ
حِينٍۢ
Allah size evlerinizi dinlenme yeri kıldı. Hayvanların derilerinden, yolculukta ve ikamet zamanlarınızda kolayca taşıyacağınız evler; yün, tüy ve kıllarından bir süre kullanacağınız giyimlikler ve geçimlikler var etmiştir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 81 Cüz 14 • Sayfa 276
وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّمَّا خَلَقَ ظِلَٰلًۭا وَجَعَلَ لَكُم مِّنَ ٱلْجِبَالِ أَكْنَٰنًۭا وَجَعَلَ لَكُمْ سَرَٰبِيلَ تَقِيكُمُ ٱلْحَرَّ وَسَرَٰبِيلَ تَقِيكُم بَأْسَكُمْ ۚ كَذَٰلِكَ يُتِمُّ نِعْمَتَهُۥ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْلِمُونَ ﴿81﴾
وَٱللَّهُ
جَعَلَ
لَكُم
مِّمَّا
خَلَقَ
ظِلَٰلًۭا
وَجَعَلَ
لَكُم
مِّنَ
ٱلْجِبَالِ
أَكْنَٰنًۭا
وَجَعَلَ
لَكُمْ
سَرَٰبِيلَ
تَقِيكُمُ
ٱلْحَرَّ
وَسَرَٰبِيلَ
تَقِيكُم
بَأْسَكُمْ
ۚ
كَذَٰلِكَ
يُتِمُّ
نِعْمَتَهُۥ
عَلَيْكُمْ
لَعَلَّكُمْ
تُسْلِمُونَ
Allah yarattıklarından size gölgeler yapmış; dağlarda sığınacağınız barınaklar var etmiş, sizi sıcaktan koruyacak elbiseler, harpte sizi koruyacak zırhlar vermiştir. Size olan nimetini müslüman olasınız diye işte bu şekilde tamamlamaktadır.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 82 Cüz 14 • Sayfa 276
فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَإِنَّمَا عَلَيْكَ ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ ﴿82﴾
فَإِن
تَوَلَّوْا۟
فَإِنَّمَا
عَلَيْكَ
ٱلْبَلَٰغُ
ٱلْمُبِينُ
Eğer yüz çevirirlerse, sana düşenin sadece açıkça tebliğ olduğunu bil.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 83 Cüz 14 • Sayfa 276
يَعْرِفُونَ نِعْمَتَ ٱللَّهِ ثُمَّ يُنكِرُونَهَا وَأَكْثَرُهُمُ ٱلْكَٰفِرُونَ ﴿83﴾
يَعْرِفُونَ
نِعْمَتَ
ٱللَّهِ
ثُمَّ
يُنكِرُونَهَا
وَأَكْثَرُهُمُ
ٱلْكَٰفِرُونَ
Allah'ın nimetini hem bilirler hem de inkar ederler. Zaten çoğu kafir kimselerdir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 84 Cüz 14 • Sayfa 276
وَيَوْمَ نَبْعَثُ مِن كُلِّ أُمَّةٍۢ شَهِيدًۭا ثُمَّ لَا يُؤْذَنُ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ ﴿84﴾
وَيَوْمَ
نَبْعَثُ
مِن
كُلِّ
أُمَّةٍۢ
شَهِيدًۭا
ثُمَّ
لَا
يُؤْذَنُ
لِلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
وَلَا
هُمْ
يُسْتَعْتَبُونَ
Kıyamet günü her ümmetten bir şahit getiririz; inkar edenlere itiraz için izin de verilmez, onların özürleri de dinlenmez.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 85 Cüz 14 • Sayfa 276
وَإِذَا رَءَا ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ٱلْعَذَابَ فَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمْ وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ ﴿85﴾
وَإِذَا
رَءَا
ٱلَّذِينَ
ظَلَمُوا۟
ٱلْعَذَابَ
فَلَا
يُخَفَّفُ
عَنْهُمْ
وَلَا
هُمْ
يُنظَرُونَ
Zulmedenler, azap görürlerken azabları hafifletilmez de geciktirilmez de.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 86 Cüz 14 • Sayfa 276
وَإِذَا رَءَا ٱلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ شُرَكَآءَهُمْ قَالُوا۟ رَبَّنَا هَٰٓؤُلَآءِ شُرَكَآؤُنَا ٱلَّذِينَ كُنَّا نَدْعُوا۟ مِن دُونِكَ ۖ فَأَلْقَوْا۟ إِلَيْهِمُ ٱلْقَوْلَ إِنَّكُمْ لَكَٰذِبُونَ ﴿86﴾
وَإِذَا
رَءَا
ٱلَّذِينَ
أَشْرَكُوا۟
شُرَكَآءَهُمْ
قَالُوا۟
رَبَّنَا
هَٰٓؤُلَآءِ
شُرَكَآؤُنَا
ٱلَّذِينَ
كُنَّا
نَدْعُوا۟
مِن
دُونِكَ
ۖ
فَأَلْقَوْا۟
إِلَيْهِمُ
ٱلْقَوْلَ
إِنَّكُمْ
لَكَٰذِبُونَ
Allah'a ortak koşanlar, koştukları ortakları gördüklerinde: "Rabbimiz! Seni bırakıp yalvardığımız ortaklarımız bunlardır" derler. Koştukları ortaklar: "Doğrusu siz yalancısınız" diye söz atarlar.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 87 Cüz 14 • Sayfa 276
وَأَلْقَوْا۟ إِلَى ٱللَّهِ يَوْمَئِذٍ ٱلسَّلَمَ ۖ وَضَلَّ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ ﴿87﴾
وَأَلْقَوْا۟
إِلَى
ٱللَّهِ
يَوْمَئِذٍ
ٱلسَّلَمَ
ۖ
وَضَلَّ
عَنْهُم
مَّا
كَانُوا۟
يَفْتَرُونَ
Puta tapanlar o gün Allah'ın hükmüne teslim olurlar; uydurdukları şeyler onlardan uzaklaşırlar.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 88 Cüz 14 • Sayfa 277
ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ زِدْنَٰهُمْ عَذَابًۭا فَوْقَ ٱلْعَذَابِ بِمَا كَانُوا۟ يُفْسِدُونَ ﴿88﴾
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
وَصَدُّوا۟
عَن
سَبِيلِ
ٱللَّهِ
زِدْنَٰهُمْ
عَذَابًۭا
فَوْقَ
ٱلْعَذَابِ
بِمَا
كَانُوا۟
يُفْسِدُونَ
İnkar eden, Allah'ın yolundan alıkoyanlara, bozgunculuklarına karşılık azap üstüne azap veririz.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 89 Cüz 14 • Sayfa 277
وَيَوْمَ نَبْعَثُ فِى كُلِّ أُمَّةٍۢ شَهِيدًا عَلَيْهِم مِّنْ أَنفُسِهِمْ ۖ وَجِئْنَا بِكَ شَهِيدًا عَلَىٰ هَٰٓؤُلَآءِ ۚ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ تِبْيَٰنًۭا لِّكُلِّ شَىْءٍۢ وَهُدًۭى وَرَحْمَةًۭ وَبُشْرَىٰ لِلْمُسْلِمِينَ ﴿89﴾
وَيَوْمَ
نَبْعَثُ
فِى
كُلِّ
أُمَّةٍۢ
شَهِيدًا
عَلَيْهِم
مِّنْ
أَنفُسِهِمْ
ۖ
وَجِئْنَا
بِكَ
شَهِيدًا
عَلَىٰ
هَٰٓؤُلَآءِ
ۚ
وَنَزَّلْنَا
عَلَيْكَ
ٱلْكِتَٰبَ
تِبْيَٰنًۭا
لِّكُلِّ
شَىْءٍۢ
وَهُدًۭى
وَرَحْمَةًۭ
وَبُشْرَىٰ
لِلْمُسْلِمِينَ
O gün her ümmetten bir kişiyi onlara şahit tutarız. Seni de ümmetine şahit getiririz. Sana her şeyi açıklayan ve Müslümanlara doğruyu gösteren bir rehber, rahmet ve müjde olarak Kuran'ı indirdik.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 90 Cüz 14 • Sayfa 277
۞ إِنَّ ٱللَّهَ يَأْمُرُ بِٱلْعَدْلِ وَٱلْإِحْسَٰنِ وَإِيتَآئِ ذِى ٱلْقُرْبَىٰ وَيَنْهَىٰ عَنِ ٱلْفَحْشَآءِ وَٱلْمُنكَرِ وَٱلْبَغْىِ ۚ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ ﴿90﴾
۞
إِنَّ
ٱللَّهَ
يَأْمُرُ
بِٱلْعَدْلِ
وَٱلْإِحْسَٰنِ
وَإِيتَآئِ
ذِى
ٱلْقُرْبَىٰ
وَيَنْهَىٰ
عَنِ
ٱلْفَحْشَآءِ
وَٱلْمُنكَرِ
وَٱلْبَغْىِ
ۚ
يَعِظُكُمْ
لَعَلَّكُمْ
تَذَكَّرُونَ
Allah şüphesiz adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara bakmayı emreder; hayasızlığı, fenalığı ve haddi aşmayı yasak eder. Tutasınız diye size öğüt verir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 91 Cüz 14 • Sayfa 277
وَأَوْفُوا۟ بِعَهْدِ ٱللَّهِ إِذَا عَٰهَدتُّمْ وَلَا تَنقُضُوا۟ ٱلْأَيْمَٰنَ بَعْدَ تَوْكِيدِهَا وَقَدْ جَعَلْتُمُ ٱللَّهَ عَلَيْكُمْ كَفِيلًا ۚ إِنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَ ﴿91﴾
وَأَوْفُوا۟
بِعَهْدِ
ٱللَّهِ
إِذَا
عَٰهَدتُّمْ
وَلَا
تَنقُضُوا۟
ٱلْأَيْمَٰنَ
بَعْدَ
تَوْكِيدِهَا
وَقَدْ
جَعَلْتُمُ
ٱللَّهَ
عَلَيْكُمْ
كَفِيلًا
ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
يَعْلَمُ
مَا
تَفْعَلُونَ
Ahitleştiğiniz zaman Allah'ın ahdini yerine getirin. Allah'ı kendinize kefil kılarak sağlama bağladığınız yeminleri bozmayın. Allah yaptıklarınızı şüphesiz bilir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 92 Cüz 14 • Sayfa 277
وَلَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّتِى نَقَضَتْ غَزْلَهَا مِنۢ بَعْدِ قُوَّةٍ أَنكَٰثًۭا تَتَّخِذُونَ أَيْمَٰنَكُمْ دَخَلًۢا بَيْنَكُمْ أَن تَكُونَ أُمَّةٌ هِىَ أَرْبَىٰ مِنْ أُمَّةٍ ۚ إِنَّمَا يَبْلُوكُمُ ٱللَّهُ بِهِۦ ۚ وَلَيُبَيِّنَنَّ لَكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ مَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ ﴿92﴾
وَلَا
تَكُونُوا۟
كَٱلَّتِى
نَقَضَتْ
غَزْلَهَا
مِنۢ
بَعْدِ
قُوَّةٍ
أَنكَٰثًۭا
تَتَّخِذُونَ
أَيْمَٰنَكُمْ
دَخَلًۢا
بَيْنَكُمْ
أَن
تَكُونَ
أُمَّةٌ
هِىَ
أَرْبَىٰ
مِنْ
أُمَّةٍ
ۚ
إِنَّمَا
يَبْلُوكُمُ
ٱللَّهُ
بِهِۦ
ۚ
وَلَيُبَيِّنَنَّ
لَكُمْ
يَوْمَ
ٱلْقِيَٰمَةِ
مَا
كُنتُمْ
فِيهِ
تَخْتَلِفُونَ
Bir ümmetin diğerinden daha çok olmasından ötürü, aranızdaki yeminleri bozarak, ipliğini iyice eğirip katladıktan sonra bozan kadın gibi olmayın. Allah onunla sizi dener. And olsun ki, ayrılığa düştüğünüz şeyleri size kıyamet günü açıklar.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 93 Cüz 14 • Sayfa 277
وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَكُمْ أُمَّةًۭ وَٰحِدَةًۭ وَلَٰكِن يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ ۚ وَلَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ﴿93﴾
وَلَوْ
شَآءَ
ٱللَّهُ
لَجَعَلَكُمْ
أُمَّةًۭ
وَٰحِدَةًۭ
وَلَٰكِن
يُضِلُّ
مَن
يَشَآءُ
وَيَهْدِى
مَن
يَشَآءُ
ۚ
وَلَتُسْـَٔلُنَّ
عَمَّا
كُنتُمْ
تَعْمَلُونَ
Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı. Ama O, istediğini saptırır, istediğini doğru yola eriştirir. İşlediklerinizden, and olsun ki, sorumlu tutulacaksınız.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 94 Cüz 14 • Sayfa 278
وَلَا تَتَّخِذُوٓا۟ أَيْمَٰنَكُمْ دَخَلًۢا بَيْنَكُمْ فَتَزِلَّ قَدَمٌۢ بَعْدَ ثُبُوتِهَا وَتَذُوقُوا۟ ٱلسُّوٓءَ بِمَا صَدَدتُّمْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ ۖ وَلَكُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌۭ ﴿94﴾
وَلَا
تَتَّخِذُوٓا۟
أَيْمَٰنَكُمْ
دَخَلًۢا
بَيْنَكُمْ
فَتَزِلَّ
قَدَمٌۢ
بَعْدَ
ثُبُوتِهَا
وَتَذُوقُوا۟
ٱلسُّوٓءَ
بِمَا
صَدَدتُّمْ
عَن
سَبِيلِ
ٱللَّهِ
ۖ
وَلَكُمْ
عَذَابٌ
عَظِيمٌۭ
Birbirinizi aldatmak için yemin etmeyin ki, bu yüzden sağlamca yere basmakta olan ayak sürçebilir; Allah yolundan alıkoymanıza karşılık kötü bir azap tadarsınız ve (ahirette de) büyük bir azaba uğrarsınız.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 95 Cüz 14 • Sayfa 278
وَلَا تَشْتَرُوا۟ بِعَهْدِ ٱللَّهِ ثَمَنًۭا قَلِيلًا ۚ إِنَّمَا عِندَ ٱللَّهِ هُوَ خَيْرٌۭ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ ﴿95﴾
وَلَا
تَشْتَرُوا۟
بِعَهْدِ
ٱللَّهِ
ثَمَنًۭا
قَلِيلًا
ۚ
إِنَّمَا
عِندَ
ٱللَّهِ
هُوَ
خَيْرٌۭ
لَّكُمْ
إِن
كُنتُمْ
تَعْلَمُونَ
Allah'ın ahdini hiçbir değere değişmeyin. Eğer bilirseniz, Allah katında olan sizin için daha iyidir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 96 Cüz 14 • Sayfa 278
مَا عِندَكُمْ يَنفَدُ ۖ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ بَاقٍۢ ۗ وَلَنَجْزِيَنَّ ٱلَّذِينَ صَبَرُوٓا۟ أَجْرَهُم بِأَحْسَنِ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ ﴿96﴾
مَا
عِندَكُمْ
يَنفَدُ
ۖ
وَمَا
عِندَ
ٱللَّهِ
بَاقٍۢ
ۗ
وَلَنَجْزِيَنَّ
ٱلَّذِينَ
صَبَرُوٓا۟
أَجْرَهُم
بِأَحْسَنِ
مَا
كَانُوا۟
يَعْمَلُونَ
Sizde olanlar tükenir ama, Allah katında olanlar sonsuzdur, tükenmez. Sabredenlere ecirlerini, yaptıklarından daha güzeli ile ödeyeceğiz.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 97 Cüz 14 • Sayfa 278
مَنْ عَمِلَ صَٰلِحًۭا مِّن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَىٰ وَهُوَ مُؤْمِنٌۭ فَلَنُحْيِيَنَّهُۥ حَيَوٰةًۭ طَيِّبَةًۭ ۖ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ أَجْرَهُم بِأَحْسَنِ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ ﴿97﴾
مَنْ
عَمِلَ
صَٰلِحًۭا
مِّن
ذَكَرٍ
أَوْ
أُنثَىٰ
وَهُوَ
مُؤْمِنٌۭ
فَلَنُحْيِيَنَّهُۥ
حَيَوٰةًۭ
طَيِّبَةًۭ
ۖ
وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ
أَجْرَهُم
بِأَحْسَنِ
مَا
كَانُوا۟
يَعْمَلُونَ
Kadın, erkek, inanmış olarak kim iyi iş işlerse, ona hoş bir hayat yaşatacağız. Ecirlerini yaptıklarından daha güzeli ile ödeyeceğiz.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 98 Cüz 14 • Sayfa 278
فَإِذَا قَرَأْتَ ٱلْقُرْءَانَ فَٱسْتَعِذْ بِٱللَّهِ مِنَ ٱلشَّيْطَٰنِ ٱلرَّجِيمِ ﴿98﴾
فَإِذَا
قَرَأْتَ
ٱلْقُرْءَانَ
فَٱسْتَعِذْ
بِٱللَّهِ
مِنَ
ٱلشَّيْطَٰنِ
ٱلرَّجِيمِ
Kuran okuyacağın zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 99 Cüz 14 • Sayfa 278
إِنَّهُۥ لَيْسَ لَهُۥ سُلْطَٰنٌ عَلَى ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ ﴿99﴾
إِنَّهُۥ
لَيْسَ
لَهُۥ
سُلْطَٰنٌ
عَلَى
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
وَعَلَىٰ
رَبِّهِمْ
يَتَوَكَّلُونَ
Doğrusu şeytanın, inananlar ve yalnız Rablerine güvenenler üzerinde bir nüfuzu yoktur.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 100 Cüz 14 • Sayfa 278
إِنَّمَا سُلْطَٰنُهُۥ عَلَى ٱلَّذِينَ يَتَوَلَّوْنَهُۥ وَٱلَّذِينَ هُم بِهِۦ مُشْرِكُونَ ﴿100﴾
إِنَّمَا
سُلْطَٰنُهُۥ
عَلَى
ٱلَّذِينَ
يَتَوَلَّوْنَهُۥ
وَٱلَّذِينَ
هُم
بِهِۦ
مُشْرِكُونَ
O'nun nüfuzu sadece, O'nu dost edinenler ve Allah'a ortak koşanlar üzerindedir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 101 Cüz 14 • Sayfa 278
وَإِذَا بَدَّلْنَآ ءَايَةًۭ مَّكَانَ ءَايَةٍۢ ۙ وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا يُنَزِّلُ قَالُوٓا۟ إِنَّمَآ أَنتَ مُفْتَرٍۭ ۚ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ ﴿101﴾
وَإِذَا
بَدَّلْنَآ
ءَايَةًۭ
مَّكَانَ
ءَايَةٍۢ
ۙ
وَٱللَّهُ
أَعْلَمُ
بِمَا
يُنَزِّلُ
قَالُوٓا۟
إِنَّمَآ
أَنتَ
مُفْتَرٍۭ
ۚ
بَلْ
أَكْثَرُهُمْ
لَا
يَعْلَمُونَ
Bir ayetin yerini başka bir ayetle değiştirdiğimizde, ki Allah ne indirdiğini gayet iyi bilir onlar, "Sen sadece uyduruyorsun" derler. Hayır, öyle değildir, ama onların çoğu bunu bilmezler.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 102 Cüz 14 • Sayfa 278
قُلْ نَزَّلَهُۥ رُوحُ ٱلْقُدُسِ مِن رَّبِّكَ بِٱلْحَقِّ لِيُثَبِّتَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَهُدًۭى وَبُشْرَىٰ لِلْمُسْلِمِينَ ﴿102﴾
قُلْ
نَزَّلَهُۥ
رُوحُ
ٱلْقُدُسِ
مِن
رَّبِّكَ
بِٱلْحَقِّ
لِيُثَبِّتَ
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
وَهُدًۭى
وَبُشْرَىٰ
لِلْمُسْلِمِينَ
De ki: "Kuran'ı; Ruhul Kudüs (Cebrail) Rabbinin katından, inananların inançlarını pekiştirmek, Müslümanlara doğruluk rehberi ve müjde olmak üzere gerçekle indirmiştir."
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 103 Cüz 14 • Sayfa 279
وَلَقَدْ نَعْلَمُ أَنَّهُمْ يَقُولُونَ إِنَّمَا يُعَلِّمُهُۥ بَشَرٌۭ ۗ لِّسَانُ ٱلَّذِى يُلْحِدُونَ إِلَيْهِ أَعْجَمِىٌّۭ وَهَٰذَا لِسَانٌ عَرَبِىٌّۭ مُّبِينٌ ﴿103﴾
وَلَقَدْ
نَعْلَمُ
أَنَّهُمْ
يَقُولُونَ
إِنَّمَا
يُعَلِّمُهُۥ
بَشَرٌۭ
ۗ
لِّسَانُ
ٱلَّذِى
يُلْحِدُونَ
إِلَيْهِ
أَعْجَمِىٌّۭ
وَهَٰذَا
لِسَانٌ
عَرَبِىٌّۭ
مُّبِينٌ
And olsun ki: "Ona elbette bir insan öğretiyor" dediklerini biliyoruz. Kast ettikleri kimsenin dili yabancıdır, Kuran ise fasih Arapça'dır.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 104 Cüz 14 • Sayfa 279
إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ لَا يَهْدِيهِمُ ٱللَّهُ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ ﴿104﴾
إِنَّ
ٱلَّذِينَ
لَا
يُؤْمِنُونَ
بِـَٔايَٰتِ
ٱللَّهِ
لَا
يَهْدِيهِمُ
ٱللَّهُ
وَلَهُمْ
عَذَابٌ
أَلِيمٌ
Allah'ın ayetlerine inanmayanları Allah doğru yola eriştirmez. Onlara can yakıcı azap vardır.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 105 Cüz 14 • Sayfa 279
إِنَّمَا يَفْتَرِى ٱلْكَذِبَ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ ۖ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْكَٰذِبُونَ ﴿105﴾
إِنَّمَا
يَفْتَرِى
ٱلْكَذِبَ
ٱلَّذِينَ
لَا
يُؤْمِنُونَ
بِـَٔايَٰتِ
ٱللَّهِ
ۖ
وَأُو۟لَٰٓئِكَ
هُمُ
ٱلْكَٰذِبُونَ
Yalan uyduranlar ancak Allah'ın ayetlerine inanmayanlardır. Yalancılar işte onlardır.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 106 Cüz 14 • Sayfa 279
مَن كَفَرَ بِٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ إِيمَٰنِهِۦٓ إِلَّا مَنْ أُكْرِهَ وَقَلْبُهُۥ مُطْمَئِنٌّۢ بِٱلْإِيمَٰنِ وَلَٰكِن مَّن شَرَحَ بِٱلْكُفْرِ صَدْرًۭا فَعَلَيْهِمْ غَضَبٌۭ مِّنَ ٱللَّهِ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌۭ ﴿106﴾
مَن
كَفَرَ
بِٱللَّهِ
مِنۢ
بَعْدِ
إِيمَٰنِهِۦٓ
إِلَّا
مَنْ
أُكْرِهَ
وَقَلْبُهُۥ
مُطْمَئِنٌّۢ
بِٱلْإِيمَٰنِ
وَلَٰكِن
مَّن
شَرَحَ
بِٱلْكُفْرِ
صَدْرًۭا
فَعَلَيْهِمْ
غَضَبٌۭ
مِّنَ
ٱللَّهِ
وَلَهُمْ
عَذَابٌ
عَظِيمٌۭ
Gönlü imanla dolu olduğu halde, zor altında olan kimse müstesna, inandıktan sonra Allah'ı inkar edip, gönlünü kafirliğe açanlara Allah katından bir gazap vardır; büyük azap da onlar içindir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 107 Cüz 14 • Sayfa 279
ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمُ ٱسْتَحَبُّوا۟ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا عَلَى ٱلْءَاخِرَةِ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْكَٰفِرِينَ ﴿107﴾
ذَٰلِكَ
بِأَنَّهُمُ
ٱسْتَحَبُّوا۟
ٱلْحَيَوٰةَ
ٱلدُّنْيَا
عَلَى
ٱلْءَاخِرَةِ
وَأَنَّ
ٱللَّهَ
لَا
يَهْدِى
ٱلْقَوْمَ
ٱلْكَٰفِرِينَ
Bu, dünya hayatını ahirete tercih etmelerinden ve Allah'ın da, inkarcı milleti doğru yola eriştirmemesinden ötürü böyledir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 108 Cüz 14 • Sayfa 279
أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ طَبَعَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ وَسَمْعِهِمْ وَأَبْصَٰرِهِمْ ۖ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْغَٰفِلُونَ ﴿108﴾
أُو۟لَٰٓئِكَ
ٱلَّذِينَ
طَبَعَ
ٱللَّهُ
عَلَىٰ
قُلُوبِهِمْ
وَسَمْعِهِمْ
وَأَبْصَٰرِهِمْ
ۖ
وَأُو۟لَٰٓئِكَ
هُمُ
ٱلْغَٰفِلُونَ
İşte Allah'ın kalblerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimseler bunlardır. Gafiller de işte bunlardır.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 109 Cüz 14 • Sayfa 279
لَا جَرَمَ أَنَّهُمْ فِى ٱلْءَاخِرَةِ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ ﴿109﴾
لَا
جَرَمَ
أَنَّهُمْ
فِى
ٱلْءَاخِرَةِ
هُمُ
ٱلْخَٰسِرُونَ
Ahirette zarara uğrayacakların bunlar olduğunda şüphe yoktur.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 110 Cüz 14 • Sayfa 279
ثُمَّ إِنَّ رَبَّكَ لِلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ مِنۢ بَعْدِ مَا فُتِنُوا۟ ثُمَّ جَٰهَدُوا۟ وَصَبَرُوٓا۟ إِنَّ رَبَّكَ مِنۢ بَعْدِهَا لَغَفُورٌۭ رَّحِيمٌۭ ﴿110﴾
ثُمَّ
إِنَّ
رَبَّكَ
لِلَّذِينَ
هَاجَرُوا۟
مِنۢ
بَعْدِ
مَا
فُتِنُوا۟
ثُمَّ
جَٰهَدُوا۟
وَصَبَرُوٓا۟
إِنَّ
رَبَّكَ
مِنۢ
بَعْدِهَا
لَغَفُورٌۭ
رَّحِيمٌۭ
Rabbin, türlü eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra Allah uğrunda savaşan ve sabreden kimselerden yanadır. Rabbin şüphesiz bundan sonra da bağışlar ve merhamet eder.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 111 Cüz 14 • Sayfa 280
۞ يَوْمَ تَأْتِى كُلُّ نَفْسٍۢ تُجَٰدِلُ عَن نَّفْسِهَا وَتُوَفَّىٰ كُلُّ نَفْسٍۢ مَّا عَمِلَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ ﴿111﴾
۞
يَوْمَ
تَأْتِى
كُلُّ
نَفْسٍۢ
تُجَٰدِلُ
عَن
نَّفْسِهَا
وَتُوَفَّىٰ
كُلُّ
نَفْسٍۢ
مَّا
عَمِلَتْ
وَهُمْ
لَا
يُظْلَمُونَ
O gün, herkesin kendi derdine düşüp çabalayacağı ve herkesin işlediğinin haksızlığa uğratılmadan kendisine ödeneceği bir gündür.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 112 Cüz 14 • Sayfa 280
وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًۭا قَرْيَةًۭ كَانَتْ ءَامِنَةًۭ مُّطْمَئِنَّةًۭ يَأْتِيهَا رِزْقُهَا رَغَدًۭا مِّن كُلِّ مَكَانٍۢ فَكَفَرَتْ بِأَنْعُمِ ٱللَّهِ فَأَذَٰقَهَا ٱللَّهُ لِبَاسَ ٱلْجُوعِ وَٱلْخَوْفِ بِمَا كَانُوا۟ يَصْنَعُونَ ﴿112﴾
وَضَرَبَ
ٱللَّهُ
مَثَلًۭا
قَرْيَةًۭ
كَانَتْ
ءَامِنَةًۭ
مُّطْمَئِنَّةًۭ
يَأْتِيهَا
رِزْقُهَا
رَغَدًۭا
مِّن
كُلِّ
مَكَانٍۢ
فَكَفَرَتْ
بِأَنْعُمِ
ٱللَّهِ
فَأَذَٰقَهَا
ٱللَّهُ
لِبَاسَ
ٱلْجُوعِ
وَٱلْخَوْفِ
بِمَا
كَانُوا۟
يَصْنَعُونَ
Allah size güven ve huzur içinde olan bir kasabayı misal verir: Her taraftan oraya bolca rızık geliyordu. Ama Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden Allah onlara yaptıklarına karşılık açlık ve korku belasını tattırdı.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 113 Cüz 14 • Sayfa 280
وَلَقَدْ جَآءَهُمْ رَسُولٌۭ مِّنْهُمْ فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمُ ٱلْعَذَابُ وَهُمْ ظَٰلِمُونَ ﴿113﴾
وَلَقَدْ
جَآءَهُمْ
رَسُولٌۭ
مِّنْهُمْ
فَكَذَّبُوهُ
فَأَخَذَهُمُ
ٱلْعَذَابُ
وَهُمْ
ظَٰلِمُونَ
And olsun ki, aralarından kendilerine bir peygamber gelmişti, onu yalancı saydılar. Haksızlık ederlerken azaba uğradılar.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 114 Cüz 14 • Sayfa 280
فَكُلُوا۟ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ حَلَٰلًۭا طَيِّبًۭا وَٱشْكُرُوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ إِن كُنتُمْ إِيَّاهُ تَعْبُدُونَ ﴿114﴾
فَكُلُوا۟
مِمَّا
رَزَقَكُمُ
ٱللَّهُ
حَلَٰلًۭا
طَيِّبًۭا
وَٱشْكُرُوا۟
نِعْمَتَ
ٱللَّهِ
إِن
كُنتُمْ
إِيَّاهُ
تَعْبُدُونَ
Yalnız Allah'a kulluk ediyorsanız, Allah'ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin, O'nun nimetine şükredin.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 115 Cüz 14 • Sayfa 280
إِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيْكُمُ ٱلْمَيْتَةَ وَٱلدَّمَ وَلَحْمَ ٱلْخِنزِيرِ وَمَآ أُهِلَّ لِغَيْرِ ٱللَّهِ بِهِۦ ۖ فَمَنِ ٱضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍۢ وَلَا عَادٍۢ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌۭ رَّحِيمٌۭ ﴿115﴾
إِنَّمَا
حَرَّمَ
عَلَيْكُمُ
ٱلْمَيْتَةَ
وَٱلدَّمَ
وَلَحْمَ
ٱلْخِنزِيرِ
وَمَآ
أُهِلَّ
لِغَيْرِ
ٱللَّهِ
بِهِۦ
ۖ
فَمَنِ
ٱضْطُرَّ
غَيْرَ
بَاغٍۢ
وَلَا
عَادٍۢ
فَإِنَّ
ٱللَّهَ
غَفُورٌۭ
رَّحِيمٌۭ
Allah size ancak leşi, kanı, domuz etini ve Allah'tan başkasının adına kesilenleri haram etmiştir. Darda kalan, aşırı gitmemek ve başkasının hakkına el uzatmamak şartiyle bunun dışındadır. Allah şüphesiz bağışlar, merhamet eder.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 116 Cüz 14 • Sayfa 280
وَلَا تَقُولُوا۟ لِمَا تَصِفُ أَلْسِنَتُكُمُ ٱلْكَذِبَ هَٰذَا حَلَٰلٌۭ وَهَٰذَا حَرَامٌۭ لِّتَفْتَرُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ ۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَفْتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ لَا يُفْلِحُونَ ﴿116﴾
وَلَا
تَقُولُوا۟
لِمَا
تَصِفُ
أَلْسِنَتُكُمُ
ٱلْكَذِبَ
هَٰذَا
حَلَٰلٌۭ
وَهَٰذَا
حَرَامٌۭ
لِّتَفْتَرُوا۟
عَلَى
ٱللَّهِ
ٱلْكَذِبَ
ۚ
إِنَّ
ٱلَّذِينَ
يَفْتَرُونَ
عَلَى
ٱللَّهِ
ٱلْكَذِبَ
لَا
يُفْلِحُونَ
Diliniz yalana alışmış olduğu için, "şu haram, bu helaldir" demeyin, zira Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Allah'a karşı yalan uyduranlar ise, saadete şüphesiz erişemezler.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 117 Cüz 14 • Sayfa 280
مَتَٰعٌۭ قَلِيلٌۭ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌۭ ﴿117﴾
مَتَٰعٌۭ
قَلِيلٌۭ
وَلَهُمْ
عَذَابٌ
أَلِيمٌۭ
Az bir geçim ama ardından can yakıcı bir azap onlaradır.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 118 Cüz 14 • Sayfa 280
وَعَلَى ٱلَّذِينَ هَادُوا۟ حَرَّمْنَا مَا قَصَصْنَا عَلَيْكَ مِن قَبْلُ ۖ وَمَا ظَلَمْنَٰهُمْ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ ﴿118﴾
وَعَلَى
ٱلَّذِينَ
هَادُوا۟
حَرَّمْنَا
مَا
قَصَصْنَا
عَلَيْكَ
مِن
قَبْلُ
ۖ
وَمَا
ظَلَمْنَٰهُمْ
وَلَٰكِن
كَانُوٓا۟
أَنفُسَهُمْ
يَظْلِمُونَ
Sana anlattıklarımızı, daha önce, yahudi olanlara da haram kılmıştık; biz onlara zulmetmedik, onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 119 Cüz 14 • Sayfa 281
ثُمَّ إِنَّ رَبَّكَ لِلَّذِينَ عَمِلُوا۟ ٱلسُّوٓءَ بِجَهَٰلَةٍۢ ثُمَّ تَابُوا۟ مِنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ وَأَصْلَحُوٓا۟ إِنَّ رَبَّكَ مِنۢ بَعْدِهَا لَغَفُورٌۭ رَّحِيمٌ ﴿119﴾
ثُمَّ
إِنَّ
رَبَّكَ
لِلَّذِينَ
عَمِلُوا۟
ٱلسُّوٓءَ
بِجَهَٰلَةٍۢ
ثُمَّ
تَابُوا۟
مِنۢ
بَعْدِ
ذَٰلِكَ
وَأَصْلَحُوٓا۟
إِنَّ
رَبَّكَ
مِنۢ
بَعْدِهَا
لَغَفُورٌۭ
رَّحِيمٌ
Sonra doğrusu Rabbin, bilmeyerek kötülük işleyip ardından tevbe eden ve ıslah olanlardan yanadır. Rabbin bundan sonra da bağışlar ve merhamet eder.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 120 Cüz 14 • Sayfa 281
إِنَّ إِبْرَٰهِيمَ كَانَ أُمَّةًۭ قَانِتًۭا لِّلَّهِ حَنِيفًۭا وَلَمْ يَكُ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ ﴿120﴾
إِنَّ
إِبْرَٰهِيمَ
كَانَ
أُمَّةًۭ
قَانِتًۭا
لِّلَّهِ
حَنِيفًۭا
وَلَمْ
يَكُ
مِنَ
ٱلْمُشْرِكِينَ
İbrahim, şüphesiz Allah'a boyun eğen ve O'na yönelen bir önderdi; puta tapanlardan değildi.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 121 Cüz 14 • Sayfa 281
شَاكِرًۭا لِّأَنْعُمِهِ ۚ ٱجْتَبَىٰهُ وَهَدَىٰهُ إِلَىٰ صِرَٰطٍۢ مُّسْتَقِيمٍۢ ﴿121﴾
شَاكِرًۭا
لِّأَنْعُمِهِ
ۚ
ٱجْتَبَىٰهُ
وَهَدَىٰهُ
إِلَىٰ
صِرَٰطٍۢ
مُّسْتَقِيمٍۢ
Rabbinin nimetlerine şükrederdi; Rabbi de onu seçti ve doğru yola eriştirdi.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 122 Cüz 14 • Sayfa 281
وَءَاتَيْنَٰهُ فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةًۭ ۖ وَإِنَّهُۥ فِى ٱلْءَاخِرَةِ لَمِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ ﴿122﴾
وَءَاتَيْنَٰهُ
فِى
ٱلدُّنْيَا
حَسَنَةًۭ
ۖ
وَإِنَّهُۥ
فِى
ٱلْءَاخِرَةِ
لَمِنَ
ٱلصَّٰلِحِينَ
Dünyada ona güzellik verdik, ahirette de o mutlaka barışsever iyiler arasında yer alacaktır.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 123 Cüz 14 • Sayfa 281
ثُمَّ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ أَنِ ٱتَّبِعْ مِلَّةَ إِبْرَٰهِيمَ حَنِيفًۭا ۖ وَمَا كَانَ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ ﴿123﴾
ثُمَّ
أَوْحَيْنَآ
إِلَيْكَ
أَنِ
ٱتَّبِعْ
مِلَّةَ
إِبْرَٰهِيمَ
حَنِيفًۭا
ۖ
وَمَا
كَانَ
مِنَ
ٱلْمُشْرِكِينَ
Şimdi sana, "Doğruya yönelen, puta tapanlardan olmayan İbrahim'in dinine uy" diye vahyettik.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 124 Cüz 14 • Sayfa 281
إِنَّمَا جُعِلَ ٱلسَّبْتُ عَلَى ٱلَّذِينَ ٱخْتَلَفُوا۟ فِيهِ ۚ وَإِنَّ رَبَّكَ لَيَحْكُمُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ ﴿124﴾
إِنَّمَا
جُعِلَ
ٱلسَّبْتُ
عَلَى
ٱلَّذِينَ
ٱخْتَلَفُوا۟
فِيهِ
ۚ
وَإِنَّ
رَبَّكَ
لَيَحْكُمُ
بَيْنَهُمْ
يَوْمَ
ٱلْقِيَٰمَةِ
فِيمَا
كَانُوا۟
فِيهِ
يَخْتَلِفُونَ
Cumartesi ibadeti, ancak o gün üzerinde çekişenlere farz kılındı. Rabbin, ayrılığa düştükleri şeylerde, kıyamet günü aralarında hükmedecektir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 125 Cüz 14 • Sayfa 281
ٱدْعُ إِلَىٰ سَبِيلِ رَبِّكَ بِٱلْحِكْمَةِ وَٱلْمَوْعِظَةِ ٱلْحَسَنَةِ ۖ وَجَٰدِلْهُم بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ ۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ ۖ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ ﴿125﴾
ٱدْعُ
إِلَىٰ
سَبِيلِ
رَبِّكَ
بِٱلْحِكْمَةِ
وَٱلْمَوْعِظَةِ
ٱلْحَسَنَةِ
ۖ
وَجَٰدِلْهُم
بِٱلَّتِى
هِىَ
أَحْسَنُ
ۚ
إِنَّ
رَبَّكَ
هُوَ
أَعْلَمُ
بِمَن
ضَلَّ
عَن
سَبِيلِهِۦ
ۖ
وَهُوَ
أَعْلَمُ
بِٱلْمُهْتَدِينَ
Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır; onlarla en güzel şekilde tartış; doğrusu Rabbin, kendi yolundan sapanları daha iyi bilir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 126 Cüz 14 • Sayfa 281
وَإِنْ عَاقَبْتُمْ فَعَاقِبُوا۟ بِمِثْلِ مَا عُوقِبْتُم بِهِۦ ۖ وَلَئِن صَبَرْتُمْ لَهُوَ خَيْرٌۭ لِّلصَّٰبِرِينَ ﴿126﴾
وَإِنْ
عَاقَبْتُمْ
فَعَاقِبُوا۟
بِمِثْلِ
مَا
عُوقِبْتُم
بِهِۦ
ۖ
وَلَئِن
صَبَرْتُمْ
لَهُوَ
خَيْرٌۭ
لِّلصَّٰبِرِينَ
Eğer ceza vermek isterseniz size yapılanın aynıyla mukabele edin. Sabrederseniz and olsun ki bu, sabredenler için daha iyidir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 127 Cüz 14 • Sayfa 281
وَٱصْبِرْ وَمَا صَبْرُكَ إِلَّا بِٱللَّهِ ۚ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُ فِى ضَيْقٍۢ مِّمَّا يَمْكُرُونَ ﴿127﴾
وَٱصْبِرْ
وَمَا
صَبْرُكَ
إِلَّا
بِٱللَّهِ
ۚ
وَلَا
تَحْزَنْ
عَلَيْهِمْ
وَلَا
تَكُ
فِى
ضَيْقٍۢ
مِّمَّا
يَمْكُرُونَ
Sabret, senin sabrın ancak Allah'ın yardımıyladır; onlara üzülme, kurdukları düzenlerden de endişe etme.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
Âyet 128 Cüz 14 • Sayfa 281
إِنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوا۟ وَّٱلَّذِينَ هُم مُّحْسِنُونَ ﴿128﴾
إِنَّ
ٱللَّهَ
مَعَ
ٱلَّذِينَ
ٱتَّقَوا۟
وَّٱلَّذِينَ
هُم
مُّحْسِنُونَ
Allah şüphesiz sakınanlarla ve iyilik yapanlarla beraberdir.
Âyet Detayı & Morfolojik Analiz »
« Önceki: Hicr Sûresi Tüm Sûreler Fihristi Sonraki: İsrâ Sûresi »